DEM Parti Datça’dan Kobani Çağrısı “ Saldırılar Durmalı, Demokratik Haklar Güvence Altına Alınmalı”
DEM Parti Datça İlçe Örgütü, Haseke Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak öldürüldüğü belirtilen Sîpan Hiznî ile Kobanî Cezaevi’nde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 kişiye ilişkin Parti binası önünde bugün (15.09.2026) bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Kobanî’de yaşanan müdahalelerin Suriye’de yürütülen demokratik entegrasyon sürecine zarar verdiği savunularak olayların tüm yönleriyle soruşturulması çağrısında bulunuldu.
DEM Parti Datça İlçe Örgütü, Suriye’nin kuzeyinde son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Açıklamada, Haseke Tugayı bünyesinde görev yaptığı sırada kaçırılarak öldürüldüğü belirtilen Sîpan Hiznî ile Kobanî Cezaevi’nde çıkan yangında hayatını kaybeden 9 kişi anıldı.
Olayların Siyasal ve Toplumsal Boyutu Görmezden Gelinmemeli
Sîpan Hiznî’nin öldürülmesinin ardından protesto gösterilerine yönelik müdahale, gözaltı ve tutuklamaların demokratik entegrasyon sürecini olumsuz etkilediği öne sürülen açıklamada, yaşananların yalnızca “aşiretsel ya da bireysel bir mesele” olarak değerlendirilmesine karşı çıkıldı.
İlçe örgütü, olayların siyasal ve toplumsal boyutlarının bulunduğunu belirterek gelişmelerin kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Kobanî Cezaevi’nde çıkan ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği belirtilen yangının da bölgede gerilimi artırdığı kaydedildi.
Askeri Yöntemler Değil, Diyolog Esas Alınmalı
Açıklamada, Suriye geçici yönetimi ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi arasında imzalanan anlaşma kapsamında yürütülen entegrasyon sürecine dikkat çekildi.
Geçici yönetime bağlı güçlerin Kobanî’ye girmesi ve protestolara müdahale etmesi eleştirilerek, bunun yerel iradeye ve demokratik sürece müdahale anlamına geldiği savunuldu.
DEM Parti Datça İlçe Örgütü açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
“Demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi; halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine bağlıdır. Bu süreç askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil, diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesinin esas alınmasıyla ilerletilebilir.”
Anadilde Eğitim İçin Yasal Güvence Talebi
Açıklamanın bir diğer başlığını Kürtlerin anadilinde eğitim hakkı oluşturdu.
DEM Parti Datça İlçe Örgütü, Suriye’de kalıcı barış ve demokratikleşmenin halkların demokratik haklarının güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını belirterek, Kürtlerin anadilinde eğitim hakkının “tartışma ve pazarlık konusu yapılmaması, kalıcı ve yasal güvenceye kavuşturulması” gerektiğini ifade etti.
Olaylar Tüm Boyutlarıyla Soruşturulmalı
Açıklamada Sîpan Hiznî’nin öldürülmesi, Kobanî’de protestoculara yönelik müdahaleler ve cezaevi yangınının bağımsız ve kapsamlı biçimde soruşturulması talep edildi.
Demokratik gösterilere yönelik müdahalelere son verilmesi çağrısı yapan ilçe örgütü, entegrasyon sürecine zarar verebilecek “güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi tırmandıran” politikalardan vazgeçilmesini istedi.
DEM Parti Datça’dan Uluslararası Kamuoyuna Çağrı
DEM Parti Datça İlçe Örgütü açıklamasının sonunda demokratik kitle örgütleri ve uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı demokratik bir yaşamın inşasına alan açılmalıdır.”
DEM Parti Datça İlçe Örgütü, Suriye’de kalıcı çözümün askeri yöntemlerden değil; diyalog, demokratik uzlaşı ve halkların haklarının güvence altına alınmasından geçtiğini vurguladı.
Basın açıklaması sloganlarla son buldu.
Basın açıklamasının tam metni;
Basına ve Kamuoyuna
Haseke Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak katledilen Sîpan Hiznî ve Kobanî Cezaevinde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı saygıyla anıyoruz.
Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırılar, gözaltı ve tutuklamalar Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik provokasyondur. Yaşananları aşiretsel ya da bireysel bir mesele olarak göstermek, olayın siyasal ve toplumsal boyutunu görünmez kılmaktan ve yaşananların üzerini örtmekten başka bir şey değildir.
Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırın hemen akabinde Kobani cezaevinde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Artarda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobani halkına yönelik saldırılarda da göstermiştir. Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobani’ye girmesi, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız.
Geçici hükümet ve Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında başlatılan demokratik entegrasyon süreci devam ederken geçici hükümete bağlı güçlerin Kobani’ye girmesi, halka müdahale etmesi yerel iradeye, demokrasiye müdahaledir. İmzalanan anlaşma kapsamında yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi; halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine b ağlıdır. Bu süreç, askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil, diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesinin esas alınmasıyla ilerletilebilir.
Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolu halkın demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçer. 14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir.
Geçici hükümet demokratik entegrasyon sürecinin sorumluluğuyla hareket etmek zorundadır. Kürt halkının anadilde eğitim başta olmak üzere tüm demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır. Demokratik eylemlere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir. Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek her türlü güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi tırmandıran uygulama ve politikalardan vazgeçilmelidir. Sîpan Hiznî ‘nin katledilmesi, Kobanî halkına yönelik müdahale, cezaevinde çıkan yangının tüm boyutlarıyla soruşturulması bu sorumluluğun gereğidir.
Tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine, uluslararası kamuoyuna çağrımızdır!
Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır.
Dem Parti Datça ilçe örgütü
Yorumlar (0)