Deştin’de Adalet Nöbeti Sürüyor

Deştin ve Bayır sınırlarında yapılması planlanan Entegre Çimento Fabrikası projesine karşı yıllardır mücadele veren Deştin Çevre Platformu ve yaşam savunucuları Muğla İdare Mahkemesi önündeki bugünkü (03.09.2026) adalet nöbetinde bu kez bilirkişi raporunu gündeme taşıdı.

Deştin’de  Adalet Nöbeti Sürüyor

Çimento Fabrikası Davasında Bilirkişi Raporu Krizi Büyüyor

Muğla’da Deştin ve Bayır’ı yakından ilgilendiren çimento fabrikası davasında tansiyon yükseliyor. Deştin Çevre Platformu, Muçep Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi mahkemeye sunulan son bilirkişi raporunun tarafsızlığı konusunda ağır iddialar ortaya attı. Platform, şirket danışmanlarından birinin bilirkişi raporunun hazırlanmasıyla bağlantılı olduğunun ileri sürüldüğünü belirterek, “Bu raporun bağımsızlığı nasıl savunulabilir?” diye sordu.

Deştin’de Adalet Nöbeti, Rapor Tartışmasıyla Sertleşti

Deştin ve Bayır sınırlarında yapılması planlanan Entegre Çimento Fabrikası projesine karşı yıllardır mücadele veren Deştin Çevre Platformu ve yaşam savunucuları Muğla İdare Mahkemesi önündeki bugünkü (03.09.2026) adalet nöbetinde bu kez bilirkişi raporunu gündeme taşıdı. 

Datça'dan Deştin'e Dayanışma

Deştin Çevre Platformu üyelerinin yanı sıra Datça'dan bir grup yaşam savunucusu da destek verdi.

Doğanın ve yaşam alanlarının korunması için farklı bölgelerde mücadele yürüten yaşam savunucuları, Deştin'deki mücadeleye destek olmak amacıyla Muğla'da bir araya geldi.

Datça'dan gelen yaşam savunucularının da katılımıyla adalet nöbetinde dayanışma mesajları öne çıktı.

Her Perşembe mahkeme önünde bir araya gelen çevre savunucuları, son bilirkişi raporunun önceki raporlardan farklı bir tablo ortaya koyduğunu savundu.

Platforma göre daha önceki iki bilirkişi raporunda projenin çevresel etkileri açısından ortaya konulan değerlendirmelerin aksine, son raporun şirket lehine sonuçlanması dikkat çekici.

Ancak tartışmayı büyüten asıl iddia bununla sınırlı değil.

Bilirkişi Raporunun Arkasında Şirket Bağlantısı mı Var?

Deştin Çevre Platformu, Gündem Fethiye’de yayımlanan haber ve belgelere atıfta bulunarak, şirket danışmanlarından birinin bilirkişi raporunun yazımıyla bağlantılı olduğunu ileri sürdü.

Platform, doğru olduğu ortaya konulması halinde bu durumun bilirkişi raporunun bağımsızlığı ve tarafsızlığı açısından ciddi soru işaretleri doğuracağını savundu.

Açıklamada, bilirkişi kurumunun mahkeme açısından taşıdığı önem hatırlatılarak, “Bilim adına hazırlanması gereken bir raporun taraflarla bağlantılı kişiler tarafından hazırlanması kabul edilemez” görüşü dile getirildi.

Deştin’de  Adalet Nöbeti Sürüyor

Bu Rapor Mahkeme Dosyasında Tutulmalı

Çevre savunucuları, söz konusu iddiaların yalnızca kamuoyunda tartışılmasının yeterli olmadığını, konunun bağımsız ve yetkili merciler tarafından araştırılması gerektiğini belirtti.

Platformun talepleri arasında tartışmalı olduğu savunulan bilirkişi raporunun dosyadan çıkarılması, raporun hazırlanma sürecinin incelenmesi ve varsa sorumlular hakkında gerekli hukuki işlemlerin yapılması bulunuyor.

Platform ayrıca, devam eden dava kapsamında yürütmenin durdurulması kararı verilmesini istedi.

Bir Tarafta Çimento, Diğer Tarafta Deşti’nin Geleceği

Deştin Çevre Platformu’na göre mesele yalnızca bir fabrika projesinden ibaret değil.

Çimento fabrikasının hayata geçirilmesi halinde bölgenin hava kalitesinin, su kaynaklarının, tarım alanlarının, ormanların ve zeytinliklerin olumsuz etkilenebileceğini savunan çevre savunucuları, “Deştin’in geleceği birkaç bilirkişi raporuna ya da şirketlerin ekonomik hesaplarına bırakılamaz” mesajı verdi.

Platform, Muğla’nın doğal ve tarımsal değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak, projenin tamamen iptal edilmesi çağrısını yineledi.

Muğla Teslim Olmayacak

Muğla İdare Mahkemesi önünde yapılan açıklamada, yargı sürecinin sonuna kadar takip edileceği belirtilirken, çevre mücadelesinin sürdürüleceği mesajı verildi.

Deştin Çevre Platformu, açıklamasını sert ifadelerle tamamladı:

“Adaletin terazisini şirketin kasasından yana değil; halkın, ormanın ve yaşam hakkından yana kurun.”

Yaşam savunucuları ve yöre halkı, hukuki mücadeleden geri adım atmayacaklarını belirterek:

“Çimento fabrikası yapılmayacak! Deştin bizim kalacak! Muğla karanlık sermayeye teslim olmayacak!”

mesajını verdi.

Basın açıklamasının tam metni:

DEŞTİN İÇİN ADALET, DOĞAMIZ İÇİN DİRENİŞ!

Değerli Basın Mensupları, Yaşam Savunucuları ve Sevgili Muğla Halkı,

Bugün yine bir Perşembe günü, Muğla İdare Mahkemesi önünde, havamız, suyumuz toprağımız ve geleceğimiz için başlattığımız adalet nöbetindeyiz. Deştin ve Bayır sınırında, Menteşe’nin ve Yatağan’ın kalbine saplanmak istenen Entegre Çimento Fabrikası’na karşı yürüttüğümüz onurlu mücadele, hiçbir hileye ve baskıya boyun eğmeden devam ediyor.

Bizler hukukun üstünlüğüne ve adaletin tecellisine inanarak bu kapılarda nöbet tutarken; ne yazık ki karşımıza çıkan son tablo, “tuzun koktuğu” yerdir.

Hukukun Üzerine Düşen Şirket Gölgesi

Bildiğiniz üzere, bu yıkım projesine karşı açtığımız davada mahkemeye sunulan son bilirkişi raporu, önceki ikisinin aksine, bilimin ve doğanın değil, sermayenin lehine sonuçlanmıştı. Bizler bu raporun bilimsellikten uzak olduğunu haykırırken, haklılığımız bugün tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır. O “bağımsız” olması gereken raporun arkasından, vicdanları kanatan ve hukukun bağımsızlığına ağır bir darbe vuran bir gerçek çıkmıştır:

Şirket danışmanlarından birinin, bizzat bilirkişi raporunun yazarı olduğu Gündem Fethiyenin haberi ile belgelenmiştir!

Bu durum sıradan bir tesadüf veya hata değildir. Bu tablo bizlere şunları göstermektedir:

Ortadaki metin bir bilirkişi raporu değil, doğrudan şirket tarafından sipariş edilmiş bir “şirket savunmasıdır”.

Davalı şirket ile profesyonel ve maddi bağı olan birinin adaleti yönlendirmesi, hukukun açıkça katledilmesidir.

Bilimin onuru ve hukukun cübbesi, sermayenin kirli oyunlarına peşkeş çekilmek istenmektedir.

Adalete ve Kamuoyuna Çağrımızdır

Siyasal ve karanlık sermaye güçlerinin yargı süreçleri üzerinde kurmaya çalıştığı bu tahakkümü asla kabul etmiyoruz. Halkla söyledikleri yalanlarla ve sahte raporlarla, Deştin ve Muğla halkının toprağına, zeytinine ve ormanına duyduğu sevgiyi yenemeyecekler.

Bizim taleplerimiz net ve tavizsizdir:

Şirket danışmanı tarafından hazırlanan, şaibeli ve taraflı bu bilirkişi raporu derhal dosyadan çıkarılmalı ve yok hükmünde sayılmalıdır.

  • Sürecin başından beri yaşanan tüm hukuksuzluklar, çıkar ilişkileri ve görevi kötüye kullanma şüpheleri bağımsız yargı mercileri tarafından soruşturulmalıdır.
  • Bu şaibeli işlemler ışığında ara kararla bekletilen davamızda acilen yürütmeyi durdurma kararı verilmelidir.
  • Muğla’nın havasını, suyunu ve tarımını, kısacası yaşamını bitirecek olan bu çimento fabrikası projesi tamamen iptal edilmelidir.

Deştin Yaşayacak!

Buradan, Muğla İdare Mahkemesi önünden karar vericilere bir kez daha sesleniyoruz:

Adaletin terazisini şirketin kasasından yana değil; halkın, ormanın ve yaşam hakkından yana kurun. Bizler hileli raporlarınıza, sermaye oyunlarınıza teslim olmayacağız. Haklıyız, kazanacağız!

Çimento fabrikası yapılmayacak, Deştin bizim kalacak! 

Muğla karanlık sermayeye teslim olmayacak!

 

Deştin Çevre Platformu

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış