Köprü ve Otoyolların Özelleştirilmesini TMMOB Yargıya Taşıdı

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesine yönelik Cumhurbaşkanı Kararı’nı Danıştay’a taşıdı. Kararın yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini isteyen TMMOB, ulaşım altyapısının “kâr-zarar hesabıyla değerlendirilemeyecek bir kamu hizmeti” olduğunu savundu. Türkiye’nin önemli ulaşım altyapılarının özelleştirilmesine yönelik karar yargıya taşındı.

Köprü ve Otoyolların Özelleştirilmesini TMMOB Yargıya Taşıdı

Köprü ve Otoyolların Özelleştirilmesini TMMOB Yargıya Taşıdı

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesine yönelik Cumhurbaşkanı Kararı’nı Danıştay’a taşıdı. Kararın yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini isteyen TMMOB, ulaşım altyapısının “kâr-zarar hesabıyla değerlendirilemeyecek bir kamu hizmeti” olduğunu savundu.

Türkiye’nin önemli ulaşım altyapılarının özelleştirilmesine yönelik karar yargıya taşındı.

5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 4 Eylül 2026 tarihli ve 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri başta olmak üzere karar kapsamındaki otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine yönelik düzenlemeye karşı TMMOB, Danıştay’da dava açtı.

TMMOB, Cumhurbaşkanı Kararı’nın önce yürütmesinin durdurulmasını, ardından iptal edilmesini talep etti.

TMMOB: “Kamu Hizmeti Kâr Zarar Hesabıyla Ölçülemez”

TMMOB’un dava dilekçesinde temel itirazlardan biri ulaşımın kamusal niteliği üzerinden yapıldı.

Bir köprünün, otoyolun ya da karayolunun topluma sağladığı faydanın yalnızca elde ettiği gelir veya işletme kârlılığı üzerinden değerlendirilemeyeceğini savunan Birlik, güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir ulaşımın bir kamu hizmeti olduğunu belirtti.

TMMOB, kamu hizmetlerinde temel ölçütün işletmenin kârlılığı değil, toplumun ihtiyaçları ve kamu yararı olması gerektiğini ileri sürdü.

Maliyetler Kamu Kaynaklarıyla Karşılandı

Dava dilekçesinde, özelleştirme kapsamına alınan köprü ve otoyolların Hazine üzerinde yük oluşturmadığı ve bunların bir bölümünün yapım maliyetlerinin yıllar önce kamu kaynaklarıyla karşılandığı savunuldu.

Bu gerekçelerle kararın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un amacıyla da bağdaşmadığı ileri sürüldü.

Ulaşımın Kamusal Niteliği Zedelenebilir

TMMOB, kamusal altyapının işletme hakkının piyasa aktörlerine devredilmesinin ulaşım hizmetinin niteliğini değiştirebileceğini savundu.

Dilekçede, özel bir otoyol işletmecisinin ekonomik hedefinin işlettiği altyapıdan gelir elde etmek olacağı belirtilerek, toplumun ortak varlıkları üzerindeki kamu sorumluluğunun ticari önceliklere tabi hale gelebileceği görüşüne yer verildi.

Ücret Artışları İçin de Uyarı

Davanın dikkat çeken başlıklarından biri de özelleştirme sonrasında ortaya çıkabilecek geçiş ücretleri oldu.

TMMOB, kararın yurttaşların ulaşım maliyetlerinde büyük artışlara yol açabileceğini ileri sürdü.

Birlik, yüksek geçiş ücretlerinin etkisinin yalnızca köprü ve otoyolları kullananlarla sınırlı kalmayacağını; sürücülerin alternatif devlet yollarına ve kent içi güzergâhlara yönelmesi durumunda trafik yoğunluğu, yerel yönetimlerin yol bakım yükü, kaza riski ve çevresel etkilerin de artabileceğini savundu.

Yetki Tartışması da Dava Dosyasında

TMMOB, Cumhurbaşkanının söz konusu özelleştirme kararını alma yetkisinin hukuki dayanağı konusunda da itirazda bulundu.

Dilekçede Anayasa’nın 47. maddesine göre özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenlenmesinin zorunlu olduğu belirtilirken, 4046 sayılı Kanun kapsamında Cumhurbaşkanına bu yönde yetki veren açık bir hüküm bulunmadığı ileri sürüldü.

Bu değerlendirme TMMOB’un dava iddiası niteliğinde olup, hukuki uyuşmazlık konusunda kararı Danıştay verecek.

TMMOB Yürütmenin Durdurulmasını İstedi

TMMOB, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı’nın Anayasa’nın 2, 5, 17, 23 ve 47. maddeleri ile 4046 sayılı Kanun’a ve kamu yararı ilkesine aykırı olduğunu savunarak yürütmenin durdurulması ve kararın iptal edilmesini talep etti.

TMMOB Yönetim Kurulu’nun 5 Eylül’de yaptığı toplantıda da 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali amacıyla dava açılması ve konuyla ilgili kamuoyu çalışması yürütülmesi yönünde karar alınmıştı.

Kaynak: TMMOB – 1 Ekim 2026

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış