Bugün (25.03.25) iktidarın her türlü baskısına rağmen yurt çapında devam eden direniş, Datça’da devam ediyor. Gün içinde yine birçok yerde protestolar sürdü.
PSAKD Datça Şubesi Sivas Yangını için Adalet Nöbetini bugün Nesibe Aydın nezdinde tüm mağdurlar için sürdürdü.
Betçe’de demokrasi güçleri, barış içinde bir ülkede eşitlik, adalet, özgürlük talepleriyle toplandı ve Betçe Demokrasi Platformunun kuruluşunu açıkladı.
MUÇEP Datça öncülüğünde Datçalılar, 141. Adalet ve Barış Buluşmasını gerçekleştirdi. Buluşmada bugün Eğitim-Sen’e açılan soruşturma, gösterilere katılan gençlere polisin işkenceye varan kötü muamelesi ve haksız binlerce gözaltı, siyasi baskılar, kayyım politikaları kınandı ve tutuklanan gazetecilere adalet istendi… Adalet ve Barış Buluşması, saat 20.00’de Cumhuriyet Meydanına çağrı ile sonlandırıldı…
Yüzlerce Datçalı, Datça Demokrasi Platformunun ve bileşenlerinden Cumhuriyet Halk Partisinin çağrısıyla Cumhuriyet Meydanında yine ellerinde bayraklar, dövizler, pankartlarla toplandı. Datça Kadın Platformuyla gelen kadınların mor bayrakları ve sloganları dikkat çekiciydi. Alanda yine heyecan dinmedi. Sürekli direniş sloganları atıldı. Düdükler, tencere tavalar, çanlar ve davullarla ses çıkarıldı. Direniş şarkıları dinlendi. Baskılar sürekli olarak sloganlarla protesto edildi.
CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz coşkulu kalabalığa bir konuşma yaptı. Öz’ün konuşması:
===
Değerli yol arkadaşlarım, kıymetli mücadele dostlarım, sevgili Datçalılar!
Tarih bazen ağır aksak ilerler, bazen de birkaç ay içinde her şey altüst olur. Bugün Türkiye işte tam da böyle bir dönemin eşiğinde! On yıllarca değişmeyen şeyler on günde değişir. Lenin, Ekim Devrimi’nden birkaç ay önce “Biz yaşlılar, değişimin tayin edici durumlarını belki göremeyeceğiz” demişti. Ama bugün, bu meydanları dolduranlar bunu başardı!
Ekrem İmamoğlu’nun yerine atanacak kayyum bile planlanmış, toplantılar yapılmıştı ama halk bunu engelledi! Halk iradesine sahip çıktı! Bugün kayyumlarla halkın iradesini gasp edenler, yarın sandığı gasp etmeye kalkacaklar! Biz bu oyunu bozduk ve bozmaya devam edeceğiz! Halkın iktidarını kurana kadar! Çünkü biz biliyoruz ve inanıyoruz: Millet kazanacak!
Saraylarında oturup yargıyı bir sopa gibi kullananlar, Ekrem İmamoğlu’nu kumpasla esir alabileceklerini sanıyorlar! Adaletsiz mahkemelerle halkın seçilmiş başkanlarını tutsak ederek milleti susturabileceklerini sanıyorlar! Ama bilsinler ki, biz susmayacağız! Halkın iradesi gasp edilemez! Türkiye’nin geleceği çalınamaz!
Halkın oyunu hiçe sayıp belediyelere el koyanlar, yoksulların aşına, ekmeğine göz dikti! Bakın, bugün Şişli’ye kayyum atandı; AKP kayyumunun ilk işi ne oldu? Şişli’deki halk lokantalarını kapatmak! Aç insana çorba uzatan eli kesmek! İşte bunların vicdanı, işte bunların ahlakı bu! Halk açken, yoksul bir çocuğun karnı doymasın diye karar alan bu zihniyet, *bizim karşımızda duramaz!* Türkiye’nin her meydanında olduğu gibi Datça Cumhuriyet Meydanı’ndan bir daha haykırıyoruz: Bu oligarşi yıkılacak!
Seçim çalışmalarımız sırasında bir anne, elinde bir resimle geldi, nefes nefese, gözleri dolu dolu… Oğlu Taylan bir resim çizmiş ve üzerine sormuş: “Her şey çok güzel olacak mı, Ekrem Abi?” Bu sloganın sahibi Berkay’ın o yıllarda aynı yaşta olduğu bir çocuk, adı Taylan… O an diyemedim: Berkay tutuklandı!
Ama şimdi buradan sesleniyorum: Evet Taylan! Buradayız! Sana söz, her şey çok güzel olana kadar mücadele edeceğiz! Ne pahasına olursa olsun!* Bir kişi de kalsak, bir kişi için bile kalsak, asla vazgeçmeyeceğiz!
Her şey çok güzel olacak!
Biz buradayız çünkü halkın ekmeğine, iradesine, özgürlüğüne sahip çıkıyoruz! Biz buradayız çünkü Ekrem İmamoğlu’ndan korkuyorlar! Halkın örgütlü gücünden korkuyorlar! Biz buradayız! CHP burada! Emekçinin, çiftçinin, emeklinin, gençlerin yanındayız! Kreşleri kapatanlara, halkın ekmeğini çalanlara, umudu ezmeye çalışanlara karşı dimdik ayaktayız!
Birleşmemizden korkuyorlar! Dayanışmamızdan korkuyorlar! Korkacaklar! Korksunlar! Geliyoruz, geleceğiz, yakındır!
Erken seçim hemen şimdi!
Bugün Saraçhane’yi savunuyoruz. Çünkü Saraçhane düşerse, Ankara düşer, İzmir düşer! Ama eğer Saraçhane direnirse, Türkiye kazanır! Başkan’ın emanetini yeni bir seçilmişe devretmek için Genel Başkanımız orayı terk etmiyor! Bir çekyatta dinlenmeye çalışıyor!
Bugün, iktidarın borazanlığını yapan, halkın haber alma hakkını gasp eden, emeği sömüren ve sermayesiyle adaleti şekillendirmeye çalışanlara karşı *birlikte tavır alma günü!*
- Kitap alacaksanız D&R’a gitmiyorsunuz!
- İstiklal’de Demirören AVM’nin önünden değil, karşı kaldırımdan geçiyorsunuz!
- TRT, TGRT, İhlas Ev Aletleri, Milli Piyango, misli.com, hepsi boykot listesinde!
- Ve turpun büyüğü ETS Tur! Uçak bileti mi alacaksınız? Sakın ha ETS Tur’dan almayın! Otobüs bileti mi? Sakın ha!
Birlik olursak kazanırız! Halkın gücü, örgütlü bir boykotla kendini gösterir! D&R’dan, Demirören grubundan, vergilerimizle yayın yapan TRT’den, ETS Tur’dan ve yandaş sermayeden uzak durarak hep birlikte bu düzene dur diyelim!
Bu düzenin sahipleri, halkın örgütlü gücünü küçümsemenin bedelini ödeyecek! Biz varız! Biz gücümüzün farkındayız! Ve bizi yok sayanları, halkın emeğini sömürenleri tarihin çöplüğüne göndereceğiz!
Örgütlü toplum, bilinçli tüketici, güçlü halk! Biz buradayız!
BURADAN BİR ÇAĞRI YAPIYORUM!
Bu bir CHP çağrısı değil, bu bir halk çağrısıdır!
Çiftçi, işçi, emekli, gençler, çevreciler, milliyetçiler, muhafazakâr demokratlar! Vicdanı olan, namusu olan herkes birleşsin!
Bu mücadele artık kişisel hırsların, küçük hesapların ötesindedir! Bu mücadele halkın mücadelesidir! Ve halk, bu kez kazanmaya geliyor!
Ve unutmayın dostlar, tarih bazen bir kıvılcımla değişir!
Atatürk’ün Samsun’a çıktığı gün, o vapurun içindekiler bile başlarına gelecekleri tam bilmiyordu. Ama o, halkına ve milletine güveniyordu! Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde, İstanbul’daki paşalar ona “Bu iş imkânsız” dediğinde Atatürk ne yaptı? Halkıyla yürüdü! O günlerde ona destek olanlar sadece birkaç cesur yürek, birkaç halk temsilcisiydi. Ama o, milletine güvendi. Sonunda ne oldu? Bir avuç inanmış insan, emperyalizmi dize getirdi!
Biz de inanıyoruz! Bu mücadele kazanılacak!
Bugün bizler meydanlardaysak, bu bizim tercihimiz değil! Bizi meydanlara çağıran Erdoğan’ın ta kendisidir!
Biz kendisini demokratik yollarda sandığa çağırıyoruz, o bizi meydanlara!
Geldik, buradayız Erdoğan!
Ne sandıktan korkuyoruz, ne meydanlardan!
İşte biz buradayız!
BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ!
BİRLİKTE KAZANACAĞIZ!
MUTLAKA KAZANACAĞIZ!
MUTLAKA KAZANACAĞIZ!
MUTLAKA KAZANACAĞIZ!
Alanda sık sık “Birleşe Birleşe Kazanacağız”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganları atıldı. Kürsüden sık sık toplumun farklı kesimlerinin, inançların, cinslerin, eğilimlerin, sınıfların, etnisitelerin farklılıklarına rağmen mücadelenin ortaklaşa olduğu, bir arada olmak gerekliliğine işaret edildi. Gezi ruhu hatırlatılarak, hakarete varan ya da cinsiyetçi küfürlerle sloganlar atılmaması gerekliliğine de vurgu yapıldı. Korkmuyoruz, Susmuyoruz, İtaat Etmiyoruz sloganları ile mücadelenin süreceği, yarın 26.03.25’de Datça Demokrasi Platformu olarak yapılanların ve bundan sonra yapılması gerekenlerin değerlendirileceği FORUM’a da çağrı yapıldı.
Datça Demokrasi Platformu FORUM'a Çağırıyor... 26 Mart 2025
Yorumlar (0)