Bugün (22.03.25) Datça Demokrasi Platformunun olağanüstü toplantı gündeminde Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının 19 Mart'ta gözaltına alınmasıyla başlayan protestoların yaygınlaştırılması vardı. CHP'nin ve diğer siyasi parti ve platformların ve yurttaşların katılımıyla yapılan toplantıda 19 Marttan bu yana CHP ilçe binaları ya da CHP tarafından mitinglerle meydanlarda sürdürülen protestoları (bkz: Datça'da da Siyasi Zorbalık Protesto Edildi | siyasi baskılar), Datça'da daha da kitleselleştirmek üzere yol-yöntemler hep birlikte tartışıldı, değerlendirildi. Tüm Türkiye'de, Muğla'nın diğer ilçelerinde halk meydanları bırakmıyor. CHP ve Datça Demokrasi Platformu bileşenleri, CHP İlçe binası önünde yapılmakta olan kitlesel protestoları, bugün Cumhuriyet Meydanına taşıdı. Kısa zaman içinde Meydan'da hep birlikte organizasyon tamamlandı.
Toplantıda, KESK adına Eğitim-Sen temsilcisi, Sol Parti, EMEP, Emekli-Sen, DEM Parti, TİP, Hacı Bektaş Vakfı, Datça Kadın Platformu, MUÇEP Datça, Datça Belediyesi çalışanları adına temsilciler ile Datça Belediye Başkanı, İmamoğlu nezdinde Türkiye'nin içine yuvarlandığı karanlığa, baskılara, faşizan tırmanışa dikkat çekti ve İmamoğlu'na reva görülen siyasi zorbalığın aslında demokrasiye, kendilerine yapılmış bir zorbalık olduğunu belirttiler ve mücadeleden vazgeçmeyeceklerini, mücadelenin sokaklarda devam edeceğini belirttiler... ve sokakları bırakmayacaklarını söylediler.
Son olarak CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz söz aldı, konuşması sık sık Birleşe Birleşe Kazanacağız; Susmuyoruz, Korkmuyoruz, İtaat Etmiyoruz; Faşizme Karşı Omuz Omuza; Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz sloganları ile kesildi. Öz'ün konuşma metni: .
Değerli yol arkadaşlarım, kıymetli Datçalılar, Cumhuriyet’e, demokrasiye, halkın iradesine sahip çıkan iyi kalpli komşularım; komşu komşunun külüne ihtiyaç duyduğu günlerdeyiz. Dayanışmamızın şart olduğu günlerdeyiz! Bugün burada sadece bir haksızlığı değil, memleketin geleceğine yönelen büyük bir karanlığı reddetmek için toplandık! İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na ve onun yol arkadaşlarına yönelen Cumhuriyet tarihinin en büyük en sinsi darbe girişimine karşı toplandık. Mertçe olmayan bir mücadele anlayışı ile karşı karşıyayız! Herşeyin farkındayız kadınlarımızın mücadelesinden ilham aldığımız o anlamlı sloganla haykırıyoruz! Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!
Ama şunu herkes bilsin: Bu saldırı yalnızca Ekrem İmamoğlu’na değil, hepimizedir! Bu, sandıkta kazanamayanların yargı eliyle halkın iradesini gasp etme girişimidir! Bu, belediyelerimizi, emeğimizi, umudumuzu elimizden alma çabasıdır! Ama buradan, Datça’dan haykırıyoruz: Başaramayacaklar!
Biz, bu ülkenin onurlu geçmişinden, bağımsızlık mücadelesinden geliyoruz. Bu topraklarda Kurtuluş Savaşı'nı verenler, yılgınlığa düşmeyenler kazandı! Bu ülkeyi emperyalizmin eline bırakmayan Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları kazandı!
Biz, darağacına giderken bile "Yaşasın tam bağımsız Türkiye!" diyen *Deniz Gezmiş’lerin, Mahir Çayan’ların, **kalemiyle mücadele eden Musa Anter’lerin, Berkin Elvan’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın, mirasçılarıyız! Ve buradan, *halkın iradesine, hakka, hukuka, adalete inanan herkes için birleşme çağrısı yapıyoruz! Atatürk’ten Deniz’e tam bağımsız Türkiye!
Bugün ayrışma değil, birleşme günüdür! Bu mücadele sadece CHP’nin, sadece Ekrem İmamoğlu’nun mücadelesi değildir!
Bu, açlık sınırında yaşam mücadelesi veren emeklinin mücadelesidir!
Bu, hakkı yenen işçinin, siftahsız dükkan kapatan esnafın, alın terinin karşılığını alamayan turizmcinin, tarlasında ürettiğini değerine satamayan çiftçinin, bademcinin, zeytincinin, sanayi esnafının mücadelesidir!
Bu, atanamayan öğretmenin, tarikatlara mahkum edilmek istenen öğrencinin mücadelesidir!
Bu, kimliğinden, dilinden, inancından dolayı ezilen herkesin mücadelesidir!
Bizleri sağcı-solcu, Türk-Kürt, Alevi-Sünni diye bölenlere buradan Datça’dan cevap veriyoruz: Başaramayacaksınız! Çünkü biz biriz, biz halkız, biz Türkiye’yiz!
Ve buradan, tüm vicdanlı insanlara sesleniyoruz: Ekrem İmamoğlu’yla, Selahattin Demirtaş’la, Ümit Özdağ’la… bu memleket için elini taşın altına koyan herkesle birlikteyiz. Genel Başkanımız Özgür Özel’in sık sık belirttiği gibi:
Bugün iktidarın bize çizdiği sınırları kabul etmiyoruz!
Bugün, "benim derdim yok" diyerek kenarda durma günü değildir!
Bugün, hepimizin geleceğine sahip çıkma günüdür!
Datça’dan Türkiye’ye sesleniyoruz:
Artık bu memlekette kimse "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyemez!
Kimse "benim yapabileceğim bir şey yok" diyemez!
Kimse "ben siyasetten anlamam" diyemez!
Sokakta yürüyen herkes, evinde oturan herkes, bu mücadeleye sahip çıkmalıdır!
Çünkü artık iyiliğimize yenilecekler!
Güler yüzümüze yenilecekler!
Örgütlü gücümüze yenilecekler!
Ve buradan, Atatürk’ün denize baktığı o büyük ufka sesleniyoruz:
Tam bağımsız Türkiye için, halkın iktidarı için, adalet için mücadelemiz sürecek!
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Her şey çok güzel olacak!
Ve unutmayın: Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!
Yaşasın halkın birliği, yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Datçalıların açık hava toplantısına katılımı oldukça coşkulu idi. Katılanların ellerinde ağızlarında düdükler, ellerinde tencere tavalar, bayraklar, dövizler, pankartlarla alan bezenmişti. Gençlerin katılımı ile alandakiler daha da coştu. Diplomasız Tayyip; Zıpla Zıpla Zıplamayan Tayyiptir; Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Verecek sloganları da sıklıkla atıldı. Gündoğdu Marşı ve Leylim Ley gibi şarkılar hep bir ağızdan söylendi.
Beşyüze yakın Datçalının katıldığı açık hava toplantısında yarın 23.03.25'deki önseçime ve akşam 20.00'de Meydan'da toplanma sözü verildi. 23 Mart'ta Eski Datça'da yapılan Newroz kutlamasının duyurusu yapıldı. Meydanda gruplar, kesimler arasında dayanışma duygusu yüksekti.
Yorumlar (0)