17 Milyon 630 Bin İşçiden Yalnızca Yüzde 13,8’i Sendikalı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın "6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Gereğince; İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2026 Temmuz Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ, 28 Temmuz 2026 Tarihli ve 33323 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

17 Milyon 630 Bin İşçiden Yalnızca Yüzde 13,8’i Sendikalı

Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin İstatistikler Açıklandı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın "6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Gereğince; İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2026 Temmuz Ayı İstatistikleri Hakkında Tebliğ, 28 Temmuz 2026 Tarihli ve 33323 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Sendika Bilgi Sisteminden 27 Temmuz 2026 tarihinde çekilen verilere göre; Türkiye genelinde toplam işçi sayısı 17.630.475'e, sendikalı işçi sayısı ise 2.432.789'a ulaştı. Bu veriler doğrultusunda ülke genelindeki sendikalaşma oranı yüzde 13,799 olarak gerçekleşti.

2026 yılının Ocak ayı verileriyle karşılaştırıldığında, toplam işçi sayısında yüzde 5,58 oranında (931.391 kişi), sendikalı işçi sayısında ise yüzde 0,79 oranında (18.999 kişi) bir artış yaşandı.

Faaliyet gösteren 246 işçi sendikasının 107’si 8 ayrı işçi sendikası konfederasyonuna bağlı bulunurken, 139'u bağımsız sendika olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Toplam 246 sendikanın 60'ı yüzde1'lik işkolu barajını aşmayı başarırken, 186 sendika barajın altında kaldı.

Konfederasyonların üye sayıları ve toplam sendikalı işçiler içindeki payları şu şekilde sıralandı:

17 Milyon 630 Bin İşçiden Yalnızca Yüzde 13,8’i Sendikalı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre;

Türkiye’de genel sendikalaşma oranı %13,8 ile son altı yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu oran, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçiler söz konusu olduğunda çok daha çarpıcı bir düşüşü gözler önüne seriyor.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından açıklanan 2026 yılı Küresel Haklar Endeksi de Türkiye’nin işçi hakları, sendikal özgürlükler ve örgütlenme hakkı bakımından dünyadaki en kötü on ülke arasındaki yerini değiştiremediğini teyit ediyor. Raporda vurgulandığı üzere; örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşme ve grev hakkı anayasal güvence altında görünse de yasal mevzuatın dar kalıpları, bürokratik engeller ve fiili baskılar eliyle kullanılamaz hale getiriliyor. İşte bu antidemokratik iklim, ülkemizdeki sendikalaşma oranlarının neden bu denli geride kaldığını açıklıyor.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış