Ablam Eylemde

Ablamız da o kadar endişe biriktirmiş ki, gurup yürüyüşe geçtiğinde var gücü ile haykırmaya başladı. “Susma sustukça sıra sana gelecek.” Eller havadan inmiyor. “Ya hep beraber ya da hiç birimiz”. Bu güzel sözleri hep beraber yürüyerek ve coşarak haykırdık. Sahili boydan boya geçip, liman tarafında sonlandırdık. Orada birileri konuşma yaptı ve arkasından oyuna durduk. Hepimiz mutlu hepimiz bir iş yapmış olmanın verdiği keyif ile coştukça coştuk.

Ablam Eylemde

Bu akşam (28.03.25) biz de yüzlerce insanla birlikte deniz kenarında toplandık. Ablam 1950 doğumlu yani 35 (otuz beş) yaşında, kırkını ben sildim.. Orucunu tutmuş, tam iftara oturacağı zaman kapısını çaldık. Haydi gidiyoruz dedik. Ablam yemek mi yedi, yoksa yemek onu mu yedi bilmiyorum. Bu arada nasıl çabucak giyindi, onu da anlayamadım. Derken yüz metrelik yolun yarısında bizleri yakaladı. Nasıl bir şeydir bu? 1950 doğumlu ablamızın canına tak etmiş. Enişteyi bile beklemeden çıktı yola. Arkamızdan geliversin dedi kendi kendine. Koşarak bize yetişti. Abla bu kadar öfkeyi nasıl oldu da biriktirdi içinde inanın ki açıklayamıyorum. Bunun bir izahı olmalıdır mutlaka. Ben onun yüreğinde hangi yangınların parladığını bilemem tabi. Bir an için tüm Türkiye’de ablaların öfkesininin toplamını düşündüm. Onun da çocukları var hatta torunları bile, onlar büyük kentlerde yaşam savaşları veriyorlar. Onlarla neler konuştu bilemem tabi. Demek ki onların bütün gelecek kaygılarını yüreğinin derinliklerinde biriktirmiş.

Ablam Eylemde
Bizler çok küçük bir yerleşim biriminde sakin ve sade bir şekilde yaşıyoruz. Deniz var ve etrafımız oldukça da sakin. Böyle bir ortamda yaşayan bizler bile yurdumuzda olan bitenden endişeliyiz. Ablamız da o kadar endişe biriktirmiş ki, gurup yürüyüşe geçtiğinde var gücü ile haykırmaya başladı. “Susma sustukça sıra sana gelecek.” Eller havadan inmiyor. “Ya hep beraber ya da hiç birimiz”. Bu güzel söylemleri hep beraber yürüyerek ve coşarak haykırdık. Sahili boydan boya geçip, liman tarafında sonlandırdık. Orada birileri konuşma yaptı ve arkasından oyun. Hepimiz mutlu hepimiz bir iş yapmış olmanın zevki ile coştukça coştuk. Oynadık ve oynadıkça da açıldık. Ablam bunca yaşına rağmen sahnede haykırdı.

Ablam Eylemde

Son günlerde Türkiye ayağa kalktı. Meydanlar dolup dolup boşalırken hepimiz kuşku içinde geleceğe bakıyorduk. Bu yürüyüş ne kadar da iyi geldi, onu ablanın suratından okuyorum. Suratı gerçekten o kadar çok şey anlatıyor ki anlayabilene. Öfkeden çok gelecek ile ilgili umudu okudum onun yüzündeki yumuşacık çizgilerde.

Ablam Eylemde
Abla ben senden aldım gücümü ve moralimi. Giderken çok çeşitli kaygılar içinde idim. O kaygılarımı bir bir attım sayende. O bir öğretmen hem de matematik öğretmeni. Birlerce öğrenci elinden geçti. Yolun dahi olmadığı yıllarda bu küçük sahil köyünden çıktı o. Denizleri aşarak geçti Bodrum ilçesine. Küçücük bir sandalın içinde, çıvgın yiyerek. Oradan da okuluna. Ortaklar öğretmen okuluna. Derken Eğitim enstitüsü. Sonrası da ülkenin en uzak ilinde yıllarca öğretmenlik.
Abla ülkenin umudunu sende gördüm. Sen bana yeniden güç kazandırdın. Sağol varol. Sevgiler sana.

Yazar hasan doğan

Yorumlar (2)

Tanju Çukadar

1 gün önce / 02.04.2025

Emeğine sağlık

  |   Beğenmedim 0   |   Cevapla

Aliş

1 gün önce / 01.04.2025

Emeğine kalemine sağlık

  |   Beğenmedim 0   |   Cevapla