Kadın Cinayetlerinde Kara Tablo: 22 Kadın Öldürüldü, 14 Kadın Şüpheli Şekilde Hayatını Kaybetti
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ağustos ayında işlenen kadın cinayetleri verilerini açıkladı. Rapora göre 22 kadın cinayeti işlendi, 14 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Öldürülen kadınların yüzde 41’i evli olduğu erkekler tarafından öldürülürken, cinayetlerin yüzde 64’ünde ateşli silah kullanıldı. Kadınların 16’sının hangi bahaneyle öldürüldüğü ise tespit edilemedi.
Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri, kadınların yaşam hakkına yönelik tehdidin boyutunu bir kez daha ortaya koydu. Ağustos ayında 22 kadın cinayeti işlenirken, 14 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.
Kadın cinayetlerine ilişkin verilerde, öldürülen 22 kadından birinin ekonomik nedenlerle, 5’inin ise hayatına dair aldığı kararlar nedeniyle öldürüldüğü belirtildi. 16 kadının ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
Kadınların neden öldürüldüğünün tespit edilememesinin, kadına yönelik şiddetin görünmezleştirilmesi ve cinayetlerin arkasındaki gerçek nedenlerin açığa çıkarılamaması açısından önemli bir sorun olduğu vurgulandı. Etkin soruşturma yürütülmemesi, delillerin zamanında toplanmaması ve faillerin caydırıcı cezalar almaması halinde kadın cinayetlerinin farklı biçimlerde sürmeye devam edeceğine dikkat çekildi.
Kadınlar En Çok Eşleri Tarafından Öldürüldü
Ağustos ayında öldürülen 22 kadının 9’u evli olduğu erkek tarafından öldürüldü. Cinayetlerin 3’ü tanıdığı biri, 2’si oğlu, 1’i babası, 1’i eskiden evli olduğu erkek, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek ve 2’si akrabası tarafından işlendi.
Bir kadının ise kendisini öldüren kişiyle arasındaki yakınlık tespit edilemedi.
Verilere göre kadınların yüzde 41’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.
Cinayetlerin Yarısından Fazlası Evlerde İşlendi
Kadınların öldürüldüğü yerlere bakıldığında ise evler ilk sırada yer aldı.
22 kadından 12’si evinde, 3’ü sokakta, 2’si ıssız bir yerde, 2’si arabada, 1’i otelde, 1’i iş yerinde ve 1’i diğer kamusal alanlarda öldürüldü.
Böylece Ağustos ayında öldürülen kadınların yüzde 55’i kendi evlerinde hayatını kaybetti.
Ateşli Silah Kullanımı Dikkat Çekti
Kadın cinayetlerinde kullanılan yöntemlerde ise ateşli silahlar öne çıktı.
22 kadından 14’ü ateşli silahla, 3’ü kesici aletle öldürüldü. İki kadın yüksekten düşme sonucu, bir kadın yakılarak, bir kadın boğularak hayatını kaybetti. Bir kadının ise ölüm şekli tespit edilemedi.
Ateşli silah kullanılan cinayetlerin oranı yüzde 64 oldu.
“Kadınların ölümü değil, gerçekler şüpheli bırakılıyor”
Şüpheli kadın ölümlerindeki artışın da kadınların yaşam hakkı açısından giderek büyüyen bir sorun haline geldiği belirtildi.
Rojin Kabaiş, Gülistan Doku ve Aysun Yıldırım dosyalarına dikkat çekilerek, kadınların ölümü veya kaybolması söz konusu olduğunda bütün şüpheler giderilene kadar etkin soruşturma yürütülmesinin önemine vurgu yapıldı.
Rojin Kabaiş’in ölümündeki giderilemeyen şüpheler, Gülistan Doku’nun yıllardır bulunamaması ve Aysun Yıldırım’ın ölümünün aradan geçen yıllara rağmen aydınlatılamaması, kadın ölümlerinin soruşturulmasında yaşanan yapısal sorunların göstergeleri olarak değerlendirildi.
Delillerin zamanında toplanmaması, çelişkilerin yeterince araştırılmaması ve kadın ölümlerinin hızlı biçimde intihar ya da kaza olarak değerlendirilmesinin gerçeğe ulaşmayı zorlaştırdığı ve cezasızlığı derinleştirdiği ifade edildi.
“Kazanılmış haklarımızdan vazgeçmiyoruz”
Kadınların eşit yurttaşlık hakkına ilişkin tartışmalara da değinilen açıklamada, kadınların soyadı, nafaka hakkı, medeni statüsü ve aile içindeki hukuki konumunun “teknik düzenleme” olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi.
Kadını önce babasının, ardından eşinin hanesi üzerinden tanımlayan anlayışın farklı biçimlerde yeniden üretilmesine karşı çıkıldığı ifade edilirken, “aileyi koruma” söyleminin kadınların haklarını daraltmanın gerekçesi haline getirilemeyeceği vurgulandı.
Açıklamada, kadınların yıllar süren mücadelelerle elde ettiği haklardan ve eşit yurttaşlık talebinden vazgeçilmeyeceği belirtildi.
HPV Aşısı ve Kürtaj Uygulamalarına Tepki
Kadınların sağlık hakkına erişimi konusunda da Sağlık Bakanı’nın HPV aşısının ücretsiz olmasıyla ilgili açıklamalarına tepki gösterildi.
HPV aşısının ücretsiz erişiminin bir “niyet” ya da tercih meselesi olmadığı, bunun bir sağlık hakkı olduğu savunuldu. Kadınların sağlık hakkına erişimini sınırlandıran yaklaşımların kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Aynı dönemde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yaklaşık 20 kadın hastalıkları ve doğum uzmanının muayenehanesinde denetim gerçekleştirildiği, kürtajın muayenehane koşullarında yapılamayacağı gerekçesiyle tutanaklar tutulduğu ve kürtaj yapan hekimlerin cezalandırılabileceği yönünde açıklamalar yapıldığı belirtildi.
Kadınların kazanılmış haklarına erişimini fiilen zorlaştıran uygulamalara karşı çıkıldığı ifade edilen açıklamada, kadınların yaşam hakkı, sağlık hakkı ve eşit yurttaşlık hakkının güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
Yorumlar (0)