Ahmet Aras ve sendikalar

Çevre mücadelesinin önemli ve değerli ismi Av. Arif Ali Cangı, geçtiğimiz günlerde Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras'a, Tes-İş ve kömür emekçileriyle yaptığı toplantı sırasında baret fırlatılması hakkında yazdı: "Önceden tezgahlandığı belli olan bu provokasyona gelmeyen, soğukkanlı davranan sayın Ahmet Aras’ı kutlamak gerek."

Ahmet Aras ve sendikalar

Muğla’daki Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy (Gökova) Termik santralleri yeteri miktarda kömür sağlayamadıkları için durma noktasına geldi. Yani karbon emisyonu düştü. Yatağan bölgesindeki ekoloji mücadelesi ile Akbelen direnişi sayesinde gelinen bu aşama, bölgenin ve dünyanın sağlıklı yaşamı için bir kazanımdır. İnsanlarla birlikte tüm canlıların, tüm ekosistemin yararına olan bu durum, termik santral işletmecilerinin işine gelmiyor, hoşlarına gitmiyor. Ancak onlardan çok termik santrallerde ve onlara kömür sağlayan işletmelerde çalışan işçilerin sendikaları tepki gösteriyor.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, geçtiğimiz günlerde bu termik santraller için “Kültürel yaşamı, tarımı ekolojiyi tehdit ediyor. En azından 2030’a kadar artık bu termik santralleri gündemimizden çıkaralım istiyorum,” dedi. Bunun üzerine santral işletmecileri değil, sendikalar kazan kaldırdı. Geçtiğimiz cuma günü, Tes-İş Yatağan Şubesi, Maden-İş Konya Şubesi, Maden-İş Yatağan Temsilciliği yöneticileri ile yaklaşık 800 işçi, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile bir araya geldi. Toplantıda yaşananlar amacın sorunlara çözüm bulmak değil, Belediye Başkanı Ahmet Aras’a saldırmak olduğu ortaya çıktı. Haberlere (1) göre; Sayın Aras’ın konuşması sürerken bazı işçiler, toplantıyı takip eden bir kadın basın çalışanına karşı sözlü ve fiziki saldırıda bulundu. Kafalarındaki baretlerisahneye, Belediye Başkanı Ahmet Aras’a doğru fırlattı. Başkan Ahmet Aras’ın sağduyulu tavrı sayesinde olaylar daha fazla büyümedi. Önceden tezgahlandığı belli olan bu provokasyona gelmeyen, soğukkanlı davranan sayın Ahmet Aras’ı kutlamak gerek.

Ahmet Aras ve sendikalar

Bu olayın emek hareketleri tarafından çok yönlü tartışılması gerekiyor. Sendikanın görevi; başta üyeleri olmak üzere çevre ve toplum sağlığını olumsuz etkileyen durumları, iklim krizine yol açan sağlıksızlıkları göz ardı ederek sadece işyerinin açık kalmasını savunmak mıdır? Şunu herkesin kabul etmesi gerekiyor: bu termik santraller ve onlara yakıt olan kömür işletmeleri, bölgenin ekolojisini geri dönüşü olmayacak şekilde mahvetmekte. Olanlar bunun en çıplak göstergesidir. Muğla'da linyit madeni ruhsat alanları içinde 48 köy bulunuyor. Şimdiye kadar 8 köy, mahalleleriyle 12 yerleşim alanı ya taşınmış ya da tamamen ortadan kaldırılmış durumda. Milas'ta bulunan maden ruhsat alanları sınırlarında da 21 köy bulunuyor. Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerine yakıt sağlamak amacıyla işletilen linyit maden sahaları nedeniyle 1979 yılından beri Sekköy, Hüsamlar ve İkizköy/Işıkdere mahalleleri tamamen boşaltıldı. Bu köylere ek olarak Yeniköy, Karacaağaç, Çakıralan gibi diğer köylerde de maden sahası açmak için kamulaştırmalar yapıldı.

Bunlar olurken, bu yıkıma karşı davalar açıldı, mahkeme kararları verildi. Hafızımızı tazeleyelim. Bu üç termik santrale karşı hukuksal mücadele İzmir Çevre Hareketi Avukatlarının (2) başvuruları ile başladı. Avukatlar, 16 Nisan 1993, 28 Nisan 1993 ve 11 Şubat 1994 tarihli dilekçeleriyle, Sağlık Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, TEAŞ ve Muğla Valiliği’nin, “zorunlu izinleri almadıklarından ve işletilmelerinin çevre ve kamu sağlığı açısından tehlike oluşturduğundan” termik santrallerin kapatılması yönünde işlem yapmalarını talep etti. Başvurulara hiç yanıt verilmeyerek, taleplerin zımnen reddedilmesi üzerine 16 Temmuz 1993, 18 Temmuz 1993 ve 18 Mayıs 1994 tarihlerinde Kemerköy (Gökova), Yatağan ve Yeniköy Termik Santralleriyle ilgili olarak sırasıyla; Sağlık Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, TEAŞ ve Muğla Valiliği hakkında Aydın İdare Mahkemesi’nde üç ayrı dava açıldı. Muğla İdare Mahkemesi henüz kurulmadığından davalar Aydın İdare Mahkemesi’nde görüldü. Yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda, bilirkişiler  Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı, Prof. Dr. Ayşe Müezzinoğlu ve Prof. Dr. İlker Kayadeniz tarafından düzenlenen 16 Şubat 1996 tarihli raporda özetle, “...santrallerin önemli miktarda nitrojendioksit, sülfürdioksit yaydıkları, termik santrallerin, 25-30 kilometre çapındaki bir alanda yer alan bölgede tehlike oluşturduğu, yalnızca elektrik üretmek için çevreye telafisi olanaksız zarar vermekle, kamu yararına gerekli saygının gösterildiği söylenemeyeceği...” belirtildi. Bunun üzerine Mahkeme 20 Haziran 1996 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı, 30 Aralık 1996 tarihinde de iptal kararı verdi. Mahkeme karar verdi ancak karar uygulanmadı. Necmettin Erbakan’ın Başbakan, Tansu Çiller’in Başbakan Yardımcısı olduğu Refahyol Hükümeti, 3 Eylül 1996 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla idare mahkemesinin kararlarının aksine, termik santrallerin çalışmasının devamına karar verdi. Ardından yapılan başvuru üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 12 Temmuz 2005 tarihinde OKYAY ve DİĞERLERİ / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru No: 36220/97) kararını verdi (3). Kararda; “...Mahkeme, idari makamların üç termik santralin çalışmalarının durdurulması için, 20 Temmuz 1996 tarihinde Aydın İdare Mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma kararını uygulamadıklarına dikkat çekmektedir. İdari makamlar, ayrıca Aydın İdare Mahkemesinin 30 Aralık 1996 tarihli kararlarını onayan Danıştay’ın kararlarını da yasa tarafından emredilen süre içinde yerine getirmemiştir. Bilakis, Bakanlar Kurulu 3 Eylül 1996 tarihinde idare mahkemelerinin kararlarının aksine, üç termik santralin faaliyetinin sürdürülmesine karar vermiştir. Bu son karar yasal temelden yoksun ve iç hukuka göre açıkça hukuka aykırıdır Bu, yargı kararlarına karşı hile yapmakla aynı şeydir. Mahkeme, böyle bir durumun yasal kesinlik ilkesi ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulmuş Hukuk Devleti ilkesini ters yönde etkilediği görüşündedir...” denildi. AİHM’in bu kararı uygulanmadı. Uygulansaydı bölge bugün termik santralleri ile değil, doğal güzellikleri, sağlıklı yaşamı ve turizmi ile gündeme gelecekti.

Sendikalar, üyelerinin haklarına,  emek hareketine çok büyük zarar vermiştir.

Söz konusu termik santrallerin kapatılması öncelikle hukuk devleti olmanın gereğidir. Hukukun üstünlüğü, hukuk güvenliğinin sağlandığı rejimde, en çok emekçilerin hakları güvencede olacaktır.  AİHM kararının uygulanmadığı bir yerde, emekçilerin haklarının en önemli güvencesi olan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmeleri ile tavsiye kararları hiç uygulanmaz. O nedenle termik santrallere ilişkin mahkeme kararlarına uymama haline onlar da itiraz etmelidir

Diğer yandan iklim krizinin geldiği aşama insanlık için varlık-yokluk sorunudur. Paris Anlaşması gereği hükümetin (çok yetersiz de olsa) açıklamış olduğu 2053’de net sıfır emisyonu hedefine ulaşabilmek için önümüzdeki 5-6 yıllık süreçte, kömür işletmeleri ve kömürlü termik santrallerin tamamen kapatılması gerekiyor. Bunu hiç kimse göz ardı edemez. O durumda buralarda çalışan emekçilere ne olacak? İşin bam teli burası. Net sıfır emisyon hedefine ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığa giden yolun düzenli, kapsayıcı ve adil olması için neler yapılması gerektiği üzerinde düşünmek ve mücadele etmek en önemli sorumluluğumuz. İşte geçtiğimiz cuma günü Muğla’da yapılan sendikacılar ile Büyükşehir Belediye Başkanı arasındaki görüşmede, emekçilerin yeni iş alanlarına geçişi konuşulsaydı çok kıymetli bir adım atılmış olurdu. Sendikacılar ve emekçiler artık şunu görmeliler; düşman belledikleri yaşam savunucuları ile adil geçiş konusunda ortak mücadele yürütmezlerse asıl o zaman işsiz kalacaklar. Sendikacılara bir de dünyadaki güzel örneklerin yaşandığı yeşil sendikacılık hareketleriyle tanışmalarını öneriyorum.

 1 - https://medyascope.tv/2025/03/14/muglada-santral-krizi-isciler-ahmet-arasa-baret-firlatti/

2 - https://www.hukukpolitik.com.tr/2016/04/18/noyan-ozkanin-mucadelesine-saygi/

3 - https://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2006-62-204

KAYNAK: Gazete YENİGÜN

Teşekkürler: Av. Arif Ali Cangı

Daha fazlası için; https://medyascope.tv/2025/03/14/muglada-santral-krizi-isciler-ahmet-arasa-baret-firlatti/

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış