Cemevleri “Kültürel Tesis” Değil Alevilerin İbadethanesidir

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”i 22 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlamasının ardından, Alevi kurumlarından sert bir açıklama geldi.

Cemevleri “Kültürel Tesis” Değil Alevilerin İbadethanesidir

Bakanlığın Cemevleri Kararına Alevilerden Sert Tepki

Alevi inancı, Anadolu’nun kadim kültürlerinden süzülerek yüzyıllar boyunca eşitlik, rıza, paylaşım ve insanı merkeze alan bir yol olarak varlığını sürdürmüştür. Bu yolun ibadeti cemdir; cem’in yürütüldüğü mekân ise cemevidir. Cemevleri yalnızca birer yapı değil, Alevi toplumunun inançsal, toplumsal ve ahlaki hafızasının taşıyıcısıdır.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”i 22 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlamasının ardından, Alevi kurumlarından sert bir açıklama geldi. Alevi örgütleri, söz konusu düzenlemenin Alevi toplumunun yıllardır dile getirdiği talepleri karşılamadığını, aksine “inkâr siyasetinin yeni bir ilanı” olduğunu vurguladı. Açıklamada, cemevlerinin imar mevzuatında “Kültürel Tesis Alanı” olarak tanımlanmasının kabul edilemez olduğu belirtilerek, bunun Alevi inancının ibadethane olarak tanınmadığının açık göstergesi olduğu ifade edildi.

Alevi kurumları, cemevlerinin bir kültür merkezi değil, doğrudan ibadethane olduğunun altını çizdi.“Cemevlerini cami, kilise ve havranın karşısına eşit bir ibadet yeri olarak koymaktan bilinçli biçimde kaçınılıyor” denilen açıklamada, bu yaklaşımın eşit yurttaşlık ilkesini açıkça ihlal ettiği kaydedildi. Devletin bir yandan “Alevilerle açılım” söylemini dolaşıma soktuğu, diğer yandan ise Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurmasına rağmen cemevlerinin ibadethane statüsünü yasalarda açıkça tanımaktan kaçındığı vurgulandı. Alevi kurumları, kurulan bu yapının işlevsiz olduğunun ve kuruluş amacının Alevi inancının asimilasyonuna hizmet ettiğinin tescillendiğini belirtti.

 Açıklamada, bu yaklaşımın “ikiyüzlü” olduğu ifade edilerek, saklanamayacağı ve kabul edilemeyeceğini dile getiren Alevi örgütleri “Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu” ortak bir yazılı açıklama yaptı.

Açıklamanın tam metni şöyle:

 

Cemevleri İbadethanemizdir!

"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan, 'Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik' 22 Ocak 2026 tarihli ve 33145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.

Bu yönetmelik, Alevi toplumunun yıllardır dile getirdiği taleplere bir çözüm değil; aksine, inkâr siyasetinin yeni bir ilanıdır!

Cemevlerinin, imar mevzuatında “Kültürel Tesis Alanı” başlığı altında tanımlanması; AKP ve Saray’ın, Alevi inancını yok etmeye çalıştığının ve Cemevlerini ibadethane olarak tanımlamadığının en net göstergesidir!

Aleviler için Cemevi bir 'kültür merkezi' değil, İbadethanedir!

Bu konu ne yönetmeliklerle, ne de kelime değişikliği ile çözülebilir.

Cemevlerini; cami, kilise ve havranın karşısına eşit bir ibadet yeri olarak koymaktan bilinçli biçimde kaçınan bu düzenleme, eşit yurttaşlık ilkesini açıkça ihlal etmektedir.

Devlet, bir yandan 'Alevilerle Açılım' söylemini dolaşıma sokarken; Cemevlerinin sorununu çözeceğiz diyerek Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurarken, diğer yandan Alevilerin ibadethanesini yasalarda açıkça belirtmekten kaçmaktadır.

Bu da, bir kez daha göstermiştir ki, AKP Hükümeti ve Saray’ın derdi, Alevilerin taleplerini yerine getirmek değil; inancımızı yok saymaktır.

Kurulan bu yapının, işlevsiz olduğu ve kuruluş amacının da inancımızın asimilasyonuna hizmet ettiği tescillenmiştir.
Bu ikiyüzlü yaklaşım saklanamaz ve kabul edilemez.

Alevi Kurumları olarak açıkça ifade ediyoruz: Cemevlerinin statüsü, yönetmeliklerle değil; inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık temelinde, Anayasa’ya ibadethane olarak eklenmelidir.

Alevi İnancı, bu ülkenin asli inançlarından biridir ve bu gerçek, er ya da geç, hukuken de kabul edilmek zorundadır.

Bu düzenlemeyi reddediyoruz. Alevi toplumunun iradesini yok sayan, inancımızı tanımayan hiçbir “düzenleme” bizim açımızdan meşru değildir."

Kamuoyuna Saygıyla Duyururuz.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış