Apaçık Radyo'da her Salı Ekonomi Politik programını yapan Ali Bilge'nin izniyle Ömer Madra ile sundukları programdan notlar sunuyoruz. Programın tamamına "Tam hukuksuzluktan nasıl kurtulacağız?" | Apaçık Radyo linkinden ulaşmak mümkün...
Tam hukuksuzluk ortamı sürerken yeni bir parti kurmak meselesi malum nedenlerle gündeme geldi. Yeni parti mümkün mü? Nasıl mümkün? Tam hukuksuzluk ortamında sadece hukuki yollardan mücadele etmek yetmiyor, hukuku sonuna kadar zorlamakla yetmediği görülüyor. Bu nedenle kitlelere ve tabana dayanan bir mücadele gerekiyor.
Şu an siyasal ve toplumsal muhalefet negatif siyasetle başlamak durumunda. İyinin peşinden nasıl koşulacağından önce, kötü ile nasıl mücadele edileceği ile ilgilenen siyasetle yol almalı. Böylesi bir siyaset rotası kurgulanmak durumunda.
Türkiye’nin içinden geçtiği süreci sadece ekonominin kötü gidişatından beslenen bir çeşit siyasi çöküş olarak değil, siyaset kurumunun işleyişini yitirmesi ile ilişkili olarak ortaya çıkan bir ekonomik çöküş olarak da yorumlanması daha doğru olacaktır.
Duruma böyle bakınca tam hukuksuzluğun nedenleri daha anlaşılır olacaktır.
Tam hukuksuzluktan nasıl kurtulacağız? Hukuk ve demokrasi istasyonuna nasıl doğru yol alacağız? Yanlışa ve hareketsizliğe tahammül kalmamış vaziyette. Yanlış yapılması ve ağır kalınması sonucunda önlenemez otokrasiye geçmek durumu ile karşı karşıyayız. Otokrasiyi önlemek için nasıl bir hikaye yazılmalı?
Elbette yeni hikayede başat aktör, CHP yönetiminden AKP yargısı ile uzaklaştırılmış Özgür Özel ekibi olduğu aşikar yani tam hukuksuzluğun timsali olan bir kararla partiden uzaklaştırılmış olanlar. Yapılan çalışmalara baktığımızda aynı zamanda gözle görünür olan, Özgür Özel ve ekibinin toplumsal muhalefetle en fazla kucaklaşan kesim olduğunu açık ara görüyoruz. Otokrasiyi geriletebilecek ve demokrasiye yol açabilecek hareketin burası olduğu gözüküyor.
Yeni oluşumlara dış dinamiğin katkısı olamayacağını, medet umulmayacağını görülüyor, bunu bir tespit edelim. Peki, sonuna kadar ne zorlanabilir? Sonuna kadar zorlanacak olan elde ne kaldıysa yine hukuk, ne kadar daralsa da TBMM, meydanlar sokaklar yani kitlelere dayalı siyaset olmalı.
Aslında seçilmiş CHP’liler yani yeni parti kuracak olanlar da Kemal Kılıçdaroğlu ekibinin yani butlancıların mutlak butlan kararına apansız yakalandılar. Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına geçmesinden bu yana toplumun karşısına çıkamıyorlar, feci durumdalar, ikna edici bir şey bulamıyorlar. Ne programları, ne sözleri var. Partinin önüne bile çıkamıyorlar, partinin önünden simit almaya bile çıkamıyorlar.
Peki bu durum iktidarın istediği bir sonuç muydu? İktidar, CHP’yi bölmekle istediği sonucu elde etti mi? Kılıçdaroğlu ve ekibinin CHP’nin başına geçmiş olması çok büyük yüzdelerle CHP’yi bölmüş durumda değil. İktidar, CHP’yi daha yüksek oranda böleceğini düşünmüştü.
Seçilmiş CHP’liler, Özgür Özel ekibi de aslında bu duruma hazırlık mahiyetinde apansız yakalandılar. Süreci aşmak için yeni bir parti kuracaksınız; evet, şu an bile en yüksek oy oranına sahipsiniz, ana muhalefetsiz sizsiniz ancak yeni partiyi nasıl bir ortamda kuracaksınız? Tam hukuksuzluk ortamında yeni partiyi kuracaksınız.
Eskiden meclis grubu olanlar teşkilatlanma şartı aranmaksızın seçimlere girebiliyorlardı ama 2022 yılında yapılan düzenlemeyle TBMM’de grup kurmuş olmak seçime girme şartını karşılamıyor. Seçime girmek için ne gerekiyor?
Seçimlerden altı ay önce teşkilatlanmış olmak gerekiyor, ikincisi de bir evvelki seçimde %1 ve üstü oy almış partiler yapılacak seçimlere girebilme hakkına sahip oluyorlar ya da seçimlere katılma hakkına sahip mevcut bir partiye dahil olup seçime katılmak mümkün oluyor. Bir diğer yol ise 2023 seçimlerinde olduğu gibi altılı masada olan partilerin CHP listelerinden seçime girmesi gibi bir yöntemle olabiliyor.
Yeni bir parti için bir an önce de adım atılması gerekiyor ancak yeni bir parti kurmak için nereye gidiyorsunuz? Türkiye tam hukuksuzluk ortamında bulunuyor; Bölge Asliye Mahkemesi üst mahkemeleri alt üst edecek bir karar alıyor ve o karar geçerli oluyor. Yüksek Seçim Kurulu’nun bile devre dışı bırakıldığı ki Yüksek Seçim Kurulu da iktidar yanlısı bir dizayn ve böyle bir durumda Bölge Asliye Mahkemesi üst yargı kurumlarını dinlemiyor ve kararı geçerli olabiliyor. Yeni bir parti kurulacak, bunun için ne yapılması gerekiyor. İçişleri Bakanlığı’na başvuruda bulunulması gerekiyor. Peki, yeni bir parti kurulmasına izin verilecek mi? Sorulardan ilki bu.
12 Eylül hukukunu, uygulamalarını hatırlayalım. Büyük Türkiye Partisi’nin eski Adalet Partisi çizgisinde kurulmuştu ve hatta başına da bir emekli orgeneral geçirilmişti. Konsey bu partiyi kapattı, sonra da kurulan partileri. Doğru Yol ve Sosyal Demokrasi Partisi’nin üyeleri veto edildi, Erdal İnönü bile veto edildi. Cuntanın istediği partiler seçime girebilmişti. Veto yedikçe yeni partiler gündeme geldi, çekmecede yedekler hep vardı, siyasi hareket durmadı.
Cunta koşullarına benzer bir durum yaşadığımızı görüyoruz. Bugün için de yeni bir parti kurmak kolay olmasa gerek. Umarım engel olmaz. Apansız yakalanıldı derken alternatifleri hazır etmeyi kastediyorum.
Partileşmek kitlelere dayalı bir hareketi, sürdürülebilirliği sağlamak en önemli konulardan biri ama bunun kadar önemli olan “finansman” yani partinin mali kaynakları. CHP’de Özgür Özel uzaklaştırılırken kasada 1,5 milyar TL para vardı ve bu Kılıçdaroğlu ekibine geçti. Her yıl da 2-4 milyar liralık bir Hazine yardımı yapılıyordu ki seçim zamanları bu meblağ 2-3 katına çıkıyordu. Yeni kurulacak parti bundan yararlanamayacak yani dolayısıyla yeni parti finansmanda da tabana dayalı olmak durumunda.
Şu anda bile faaliyetlerini sürdürmesi, mitinglerin yapılması çok zor. Çok pahalı bu işler, para gerektiriyor. Belediye destekleri de açıktan olamaz, her an tepelerindeler. Her gün operasyonlarla muhataplar. Bugün sabah da Kocaeli Belediyesi’ne operasyon yapılmış....
Sohbetin tamamı için "Tam hukuksuzluktan nasıl kurtulacağız?" | Apaçık Radyo linkine gidiniz... Ekonomist Ali Bilge'ye teşekkürler...
Yorumlar (0)