Portekiz’de Özgürlük Şafağını Temsil Eden Festival
1976 yılının eylül ayında, Portekiz henüz Carnation Devrimi’nin (25 Nisan 1974) coşkusunu ve sancılarını yaşıyordu. Onlarca yıllık faşist diktatörlüğün karanlığından çıkan Portekiz Komünist Partisi (PCP), yasallaşmanın ve özgürlüğün ilk yıllarında halkın karşısına cesur bir adımla çıktı: “Avante!” Festivali. İsmini partinin efsanevi gazetesinden alan bu etkinlik, sadece bir festival değildi; gizli mücadele yıllarının ardından açık alanda, meydanlarda, kültürle, müzikle ve dayanışmayla örülmüş bir özgürlük kutlamasıydı.

Başka Bir Portekiz Mümkün
İlk festival, 24-26 Eylül 1976’da Lizbon’daki eski Uluslararası Fuar alanı (FIL) üzerinde gerçekleşti. Açılıştan iki gün önce bir patlama elektrik hatlarını kesmiş, sabote edilmeye çalışılmıştı. Ama “bomba bile pes ettiremez” ruhu egemendi. Binlerce, on binlerce insan aktı. “Deniz gibi bir kalabalık” vardı. Müzik, tiyatro, tartışmalar, kitap standları, uluslararası dayanışma pavyonları… O üç gün, yeni bir Portekiz’in mümkün olduğuna dair canlı bir kanıttı. Zeca Afonso’nun, Carlos Paredes’in, Carlos do Carmo’nun ve daha birçok sanatçının sesi, faşizmin gölgesinden çıkan bir halkın umudunu taşıyordu.
Sonraki yıllarda festival “gezgin” bir yapıya büründü. FIL’den Ajuda’ya, Loures’e, farklı alanlara taşındı. 1987’de bir kez yapılamadı; o dönemki hükümetin engellemeleri yüzünden. Bu engel, PCP’yi daha kararlı kıldı. 1980’lerin sonunda ve 1990’ların başında büyük bir dayanışma kampanyasıyla Seixal yakınlarındaki Amora’da Quinta da Atalaia satın alındı. O günden beri festivalin kalıcı evi orasıdır. Toprak, çadırlar, sahneler, yemek alanları, kitap çadırları, çocuk alanları… Her şey milislerin, gönüllülerin, arkadaşların emeğiyle her yıl yeniden yükselir.

Yarım Asırlık Festival
Bugün, 50. yılına ulaşmış bir festivalden söz ediyoruz. 2026 eylülünde (4-5-6 Eylül) Quinta da Atalaia bir kez daha on binlerce insanı ağırladı. PCP’nin seçimlerdeki oy oranı 1976’daki yüksek rakamlardan uzaklaşmış olsa da, festivalin çekim gücü dimdik ayakta. Çünkü Avante! artık sadece bir parti etkinliği değil; bir yaşam biçimi, bir hafıza, bir buluşma noktası. Gençler, yaşlılar, aileler, işçiler, sanatçılar, yabancılar… Aynı çadırın altında, aynı sofrada, aynı sahnelerin önünde.
Üç gün boyunca müzik her yerde. Klasik müzikten fado’ya, hip-hop’tan rock’a, uluslararası sanatçılardan yerel gruplara kadar onlarca sahne. Ney Matogrosso gibi efsaneler, Carolina Deslandes, António Zambujo, Bombino ve daha niceleri. Ama sadece müzik değil. Gastronomi: Minho’dan Alentejo’ya, Algarve’den adalara kadar Portekiz’in her bölgesinin lezzetleri. Tiyatro, sinema, kitap fuarı, bilimsel tartışmalar, spor turnuvaları, etnografik gösteriler, uluslararası dayanışma alanları… Filistin’den Küba’ya, dünyanın dört bir yanından parti ve halk hareketlerinin standları. Çocuklar için ayrı bir dünya, gençlik için kendi şehri, yaşlılar için nostalji ve yenilenme.

Siyasi Rüzgârlar Ters Esse Bile Festival Ayğa Kalkıyor
Avante!, “Avante!” gazetesinin adını taşıyor ama ondan daha büyüğe dönüştü. “PCP bir gün yok olsa bile Avante! devam eder” diyenlerin sözü boşuna değil. Çünkü festival, örgütlenme, gönüllülük, paylaşma ve direniş kültürünün somutlaşmış hali. Her yıl yeniden inşa edilen o topraklar, “daha iyi bir dünya mümkün” diyenlerin somut kanıtı. Yağmur yağsa, rüzgâr ese, siyasi rüzgârlar ters esse bile festival ayağa kalkıyor. Çünkü onu ayakta tutan, partinin ötesinde, halkın ve kültürün enerjisi.
Yarım asır önce FIL’de başlayan o “deniz gibi kalabalık”, bugün Atalaia’da hâlâ aynı coşkuyla dalgalanıyor. Müzik aynı, kardeşlik aynı, umut aynı. Festa do Avante!, dünün mücadelesini bugünün coşkusuna, yarının inancına taşıyan nadir bir yer. Orada, çadırların arasında, sahnelerin önünde, ortak sofralarda, Portekiz’in en kalıcı halk festivallerinden biri hâlâ “İleri!” diye haykırıyor.
Yorumlar (0)