Datça’da Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz Eylemi
Adalet ve Barış Buluşmalarının 189. cu haftasında, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Cemevi ve Datça Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla bugün (24.02.2026) bir araya gelen Datça’lı yurttaşlar, Berkin Elvan Yontusu önünde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in okullarda başlattığı, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamındaki Ramazan etkinliklerine tepki gösterdi.
Vatandaşlar, ellerinde taşıdıkları “ Laik, bilimsel, demokratik eğitim”, “Ramazan ayı genelgesi geri çekilsin”, “Eşit yurttaşlık istiyoruz” dövizlerle taleplerini dile getirdi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Cemevi Başkanı Bilge Altun Bakanlığın okullara gönderdiği “Ramazan Ayı Genelgesi”’ne sert tepki göstererek, genelgenin derhal geri çekilmesini istedi.
Basın açıklamasını okuyan Cemevi Başkanı Altun; “Bu genelge, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda açıkça ifade edilen Laiklik ilkesinin sadece kağıt üstünde yazılan bir ilke olarak kaldığının ve uygulamada hiçbir karşılığının olmadığının bir kez daha göstergesi olmuştur.
Çünkü genelge açık bir biçimde, laikliğe aykırıdır ve aynı zamanda da mevcut yazılı ve evrensel hukuka göre de, Anayasa suçu olduğunu” belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.
Basın açıklamasının metni şöyle:
BASINA VE KAMUOYUNA
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 12.02.2026 tarihinde valiliklere gönderdiği, Yusuf Tekin imzalı "Ramazan Ayı Genelgesi" derhal geri çekilmelidir.
Bu Genelge Anayasa Suçudur
Bu genelge, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda açıkça ifade edilen Laiklik ilkesinin sadece kağıt üstünde yazılan bir ilke olarak kaldığının ve uygulamada hiçbir karşılığının olmadığının bir kez daha göstergesi olmuştur.
Çünkü genelge açık bir biçimde, laikliğe aykırıdır ve aynı zamanda da mevcut yazılı ve evrensel hukuka göre de, Anayasa suçudur.
Bu genelge, pedagojik bir düzenleme değil; kamusal eğitimi siyasal iktidarın dini-ideolojik anlayışı doğrultusunda biçimlendirmeyi amaçlayan bilinçli ve planlı bir müdahaledir.
Bu uygulama, başta Alevi çocukları olmak üzere; farklı inanç gruplarını, inançsızları ve tüm çoğul toplumsal yapıyı yok sayan, tekçi ve Sünni-İslam merkezli bir anlayışın devlet eliyle dayatılmasıdır.
Bu bir eğitim politikası değil; açık bir asimilasyon ve kimlik silme girişimidir.
"Okullarda Ramazan şenlikleri, iftar programları, ortak iftar sofraları, davul çalma, topluca camilere gitme, okulları Ramazan ayına uygun bir biçimde süsleme" gibi faaliyetleri içeren bu genelge, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adlı müfredata dayandırılmaktadır.
Bu da, bizim bu müfredata niçin karşı çıktığımızı daha anlaşılır kılmaktadır.
Devletin görevi, toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durmak, hiçbir inancı ya da mezhebi diğerine üstün kılmamaktır.

Okullar Tekke Ya Da Medrese Değildir
Oysa; bu genelge ile; okullar, yani kamusal ve tarafsız olması gereken alanlar, dini referanslarla yeniden düzenlenmekte, çocukların zihinleri belirli bir inanç kalıbına göre şekillendirilmeye çalışılmaktadır.
Alevi toplumu yüzyıllardır inkâr, dışlanma ve asimilasyon politikalarına maruz bırakılmıştır. Zorunlu din dersleriyle, tekçi müfredatla, Cemevlerinin yok sayılmasıyla ve şimdi de bu tür genelgelerle, çocuklarımız sistematik biçimde kimliklerinden koparılmak istenmektedir.
Bugün yapılan şey, geçmişte uygulanan politikaların daha kurumsal ve daha pervasızca devamıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın genelgesi, sadece Alevileri değil, bu ülkede laik ve demokratik bir yaşamı savunan herkesi hedef almaktadır.
Bu, bir inanç meselesi değil; hak, hukuk ve özgürlük meselesidir.
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” Müfredatı İptal Edilsin
Kamusal eğitim alanı;
* Dini propaganda alanı değildir.
* Siyasal iktidarın ideolojik arka bahçesi değildir.
* Tek bir inancın topluma dayatılacağı bir alan hiç değildir.
Biz Alevi kurumları olarak; bu dayatmayı tanımıyoruz, kabul etmiyoruz ve meşru görmüyoruz.
Bu genelgenin de, bu genelgeye zemin hazırlayan
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adı ile yayınlanan müfredatın da derhal iptal edilmesini istiyoruz.
Bu alanda hukuki, toplumsal ve demokratik tüm mücadele yollarını sonuna kadar kullanacağımızı, buradan ilan ediyoruz.
Unutulmasın ki; Laiklik, bir lütuf değil, toplumsal mücadelelerle kazanılmış bir haktır.
Kimsenin bu hakkı gasp etmesine, çocuklarımızı siyasal-dini projelere teslim etmesine izin vermeyeceğiz.
* Eğitim politikaları, çoğulcu, eşitlikçi ve bilimsel bir temelde yeniden düzenlenmelidir.
* Hiçbir çocuk, inancı ya da kimliği nedeniyle baskı altına alınmamalı, dışlanmamalı ve asimile edilmemelidir.
* Laik, demokratik, bilimsel, eşit, parasız ve anadilinde eğitim, her çocuğun hakkıdır.
Bu hak, siyasilerin ve hükümetlerin ideolojik emellerine kurban edilemez.
Bu ülkenin çocukları arasında, inanç temelinde ayrım yapılmasına asla izin vermeyeceğiz.
Laik, bilimsel, kamusal ve eşit yurttaşlık temelli eğitim hakkımızdan, asla vazgeçmeyeceğiz.
Susmayacağız !
Kabul etmeyeceğiz !
Boyun eğmeyeceğiz !
Okullar; bilim yuvası, sanat ve kültür yuvası olmaktan hızla uzaklaşmakta, cemaat ve tarikatların kontrolüne terk edilmektedir.
Buna izin vermeyeceğiz !
Karanlığa teslim olmayacağız !
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ DATÇA CEMEVİ
DATÇA DEMOKRASİ PLATFORMU
Basın açıklaması sloganlarla son buldu.
Yorumlar (0)