Datça Demokrasi Platformu Migros Depo İşçilerinin Sesi Oldu

Migros'un farklı illerdeki depolarında, taşeron firmalar aracılığıyla çalışan depo işçileri DGD-SEN sendikası öncülüğünde 23 Ocak'ta iş bıraktı. Başlangıçta sınırlı sayıda depoda başlayan eylemler kısa sürede yayıldı ve işçilerin mücadelesi bugün itibarıyla 12'nci gününe girdi.

Datça Demokrasi Platformu Migros Depo İşçilerinin Sesi Oldu

Datça Demokrasi Platformu Migros Depo İşçilerinin Yanında

Migros'un farklı illerdeki depolarında, taşeron firmalar aracılığıyla çalışan depo işçileri DGD-SEN sendikası öncülüğünde 23 Ocak'ta iş bıraktı. Başlangıçta sınırlı sayıda depoda başlayan eylemler kısa sürede yayıldı ve işçilerin mücadelesi bugün itibarıyla 12'nci gününe girdi.

DGD-SEN'in paylaştığı bilgilere göre, zam teklifine karşı çıkan ve eylemlere katılan işçilerin bir bölümü daha sonra Kod 49 gerekçesiyle işten çıkarıldı. Sendika, Kod 49 kapsamında işten çıkarılan işçi sayısının yaklaşık 300 olduğunu belirti.

Migros Depo işçileri, Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan'ın Beykoz'daki konutu önünde biraraya gelerek gerçekleştirdikleri eyleme polis müdahale etti; yaklaşık 100 işçi ve sendika yöneticisi ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlar, ifadelerinin alınmasının ardından aynı gün içinde, bir kısmı gece saatlerinde olmak üzere serbest bırakıldı. Migros depo işçilerinin haklı eylemleri sürerken kamuoyunun destek açıklamaları her alana yayıldı. Akademisyenler, kültür-sanat emekçileri, yazarlar ve yerel emek-demokrasi platformları tarafından yapılan açıklamalarda, işçilere destek verildi.

Datça Demokrasi Platformu Migros Depo İşçilerinin Sesi Oldu

Datça Demokrasi Platformu, işçilerin haklı taleplerine sessiz kalmadı. Berkin Elvan Yontusu önünde her hafta gerçekleştirilen Adalet ve Barış Buluşmalarının 186.haftasında (03.02.2026)  bugün bir basın açıklaması yaparak desteklerini kamuoyu ile paylaştı. Migros Depo işçilerinin yanında olduğunu dillendiren Datçalılar, taşıdıkları dövizlerle Datça halkını Migros Mağazalarından alışveriş yapılmamasını isteyerek boykot çağrısında bulundu.

Platform adına açıklama yapan Gönül Mesci: Migros’un depo işçileri, yıllardır düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve temel haklarının gaspı karşısında sessiz kalmadığını belirterek  “Açlık sınırının altında kalan maaşlara, uzun mesai saatlerine ve güvencesiz istihdama karşı başlattıkları direniş, patronların kar hırsını doğrudan hedef alıyor. Bu direniş, yalnızca Migros’la sınırlı değil; Bim gibi diğer zincir marketlerin de benzer sömürü politikalarına karşı bir isyan niteliği taşıyor. İşçiler, insanca bir ücret, sendikal haklar ve iş güvencesi talep ediyor – bunlar, en temel insan hakkıdır.” ifadesini kullandı.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

Sevgili Datça halkı, değerli basın emekçileri 

İstanbul, 1 Şubat 2026 – Emekçi halkımızın onurlu mücadelesi, Migros depo işçilerinin açlık ücretlerine karşı başlattığı direnişle yeni bir safhaya giriyor. Sermaye sahiplerinin sömürü düzenine karşı yükselen bu ses, kolluk güçlerinin sert müdahaleleriyle bastırılmaya çalışılıyor. Ancak, işçilerin haklı talepleri karşısında hiçbir şiddet politikası başarılı olamayacaktır. Bizler, emekten yana tüm kesimler olarak, Migros depo işçilerinin yanında yer alıyor, onların mücadelesini selamlıyor ve kazanana kadar omuz omuza olmayı taahhüt ediyoruz.

Migros Depo İşçileri İnsanca Bir Yaşam İstiyor

Migros’un depo işçileri, yıllardır düşük ücretler, ağır çalışma koşulları ve temel haklarının gaspı karşısında sessiz kalmadı. Açlık sınırının altında kalan maaşlara, uzun mesai saatlerine ve güvencesiz istihdama karşı başlattıkları direniş, patronların kar hırsını doğrudan hedef alıyor. Bu direniş, yalnızca Migros’la sınırlı değil; Bim gibi diğer zincir marketlerin de benzer sömürü politikalarına karşı bir isyan niteliği taşıyor. İşçiler, insanca bir ücret, sendikal haklar ve iş güvencesi talep ediyor – bunlar, en temel insan haklarıdır ve Anayasa ile güvence altına alınmıştır.

İşçilerin Haklı Mücadelesi Engellenemez

Ne yazık ki, bu haklı mücadele, devlet güçlerinin şiddetiyle karşılaşıyor. Polis müdahaleleri, işçilerin barışçıl eylemlerini dağıtmak için gaz bombaları, coplar ve plastik mermilerle gerçekleşiyor. Yetmezmiş gibi, direnişçiler ters kelepçeyle gözaltına alınıyor, işkenceye maruz bırakılıyor. Bu saldırılar, işçilerin sesini kısmak için tasarlanmış bir baskı mekanizmasıdır. Ancak tarih bize gösteriyor ki, emek mücadelesi şiddet karşısında eğilmez; aksine, daha da güçlenir. Migros yönetimi ve arkasındaki sermaye güçleri, bu direnişi kırmak için her yolu denese de, işçilerin kararlılığı tüm engelleri aşacaktır.

Migros’u Boykot Ediyoruz

Bu süreçte, bizler de pasif kalmayacağız. Migros, Bim ve benzeri patron zincirlerinin tüm ürünlerini boykot ediyoruz. Tüketiciler olarak, emek sömürüsüne ortak olmayacağız. Her alışverişimizde, işçilerin haklı taleplerini hatırlayacak ve alternatifleri tercih edeceğiz. Bu boykot, yalnızca bir protesto değil; aynı zamanda bir dayanışma eylemidir. Emekçi kardeşlerimizin yanında olmak, onların zaferini hızlandırmak anlamına geliyor.

Migros depo işçilerinin direnişi, Türkiye’nin emek tarihine yeni bir sayfa açıyor. Bu mücadele, tüm işçilerin ortak davasıdır: Fabrika işçisinden tarım emekçisine, hizmet sektöründen kamu çalışanına kadar. Sermayenin karı uğruna insan hayatını hiçe sayan bu sisteme karşı, birlik olmak zorundayız. Sendikalar, sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve bireyler olarak, bu direnişe destek vermeliyiz. Eylemlere katılmalı, sesimizi sosyal medyada yükseltmeli ve hukuki süreçlerde işçilerin yanında durmalıyız.

Migros Depo İşçilerinin Talepleri Karşılansın

Unutmayalım ki, işçilerin kazanımı, hepimizin kazanımıdır. Açlık ücretlerine mahkum edilen bir toplum, geleceğini kaybeder. Migros işçileri, bu zinciri kırmak için ön saflarda yer alıyor. Onların talepleri şöyle:

Asgari ücretin üzerinde, insanca yaşanabilir bir maaş artışı.

Sendikal örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme hakkı.

Ağır çalışma koşullarının iyileştirilmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmesi.

İş güvenliği önlemlerinin alınması ve güvencesiz istihdamın sona erdirilmesi.

Bu talepler, lüks değil; zorunluluktur. Patronlar, milyarlarca lira kar ederken, işçileri sefalete mahkum edemez. Devlet ise, sermayenin bekçisi değil; halkın koruyucusu olmalıdır. Kolluk güçlerinin şiddeti, bu gerçeği değiştiremez.

Son olarak, tüm emek dostlarını çağırıyoruz: Migros depo işçilerinin direnişine katılın! Boykot edin, dayanışma gösterin, ses çıkarın. Kazanana kadar omuz omuza olacağız. Emek kazanacak, sömürü yenilecek!

                                                                                                     Datça Demokrasi Platformu

 

Basın açıklaması boykot çağrısı ve  sloganlarla son buldu.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış