Ece Ayhan: İkinci Yeni Şiir Akımı'nın Öncülerinden
"Ey gemileriyle birlikte yiten denizler
Ve bağlı limanlarıdır! ki unutulmasın
Gerçeklikte, gemiler terketmektedir fareleri."
Ece Ayhan Çağlar Eylül 1931 yılında Babasının mal müdürlüğü göreviyle bulunduğu Datça’da, ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Şair Etikçi İkinci Yeni Şiir Akımı’nın öncülerindendir. Geçmiş dönemlerde ‘’ ağabey’’ anlamına geldiğini söylediği Ece ismini kullandı.
Ece Ayhan, ilkokula 1938'de Eceabat'ta başlar, ikinci sınıfı Çanakkale'nin İstiklâl İlkokulu'nda okur. Ailesinin 1940 Kasım'ında Çanakkale'den ayrılarak İstanbul'a yerleşmesi üzerine, üçüncü sınıfa Karagümrük / Atikkale'de bulunan 19. İlkokul'da (daha sonraki adı Hırka-i Şerif İlkokulu) devam eder ve ilk öğrenimini bu okulda tamamlar. Ortaokulu, Vefa Lisesi'nin karşısında bulunan Zeyrek Ortaokulu'nda; lise öğrenimini de Taksim Lisesi'nde (daha sonraki adlarıyla Beyoğlu Lisesi, İstanbul Atatürk Erkek Lisesi) tamamlar. Yüksek öğrenimine 1953'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde başlar ve 1959'da mezun olur. Aynı yıl, İstanbul maiyet memurluğunda başladığı stajını ve kaymakamlık kursunu tamamlar. 1962'de Deniz Hafize Hanım ile evlenir ve kaymakam olarak atandığı Gürün'de göreve başlar. 1963'te Alaca'da (Çorum) kaymakamlık ve belediye başkanlığı görevlerine atanır; aynı yıl tek çocuğu olan Ege dünyaya gelir. 1964'te Tuzla Piyade Okulu'nda yedek subay öğrenci olarak başladığı askerlik hizmetini tamamlar ve 1965'te Çardak (Denizli) kaymakamlığına atanır.
Disiplinli bir yaşam tarzı ve memurluk hayatı, edebiyat çevrelerinde bugün de “hırçın şair”, “huysuz şair” olarak anılan Ece Ayhan'ın yaradılış özelliğiyle bağdaşmayacak olgulardır. Ece Ayhan, 1966'da devlet memurluğu görevinden ayrılarak “soluk alıp verdiğini gerçekten duyduğum tek kent” dediği İstanbul'a yerleşir.
1974 yılında beyninde ortaya çıkan bir tümör, sağ kulağında ileri derecede işitme kaybına, sağ gözünde de hasara neden oldu. Edebiyat ve kültür çevrelerinin girişimleri ve dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in örtülü ödenekten yaptığı parasal yardımla İsviçre’ye gönderilen Ece Ayhan orada ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil tarafından ameliyat edildi ve beynindeki tümör ölümcül olmaktan çıkarılmakla birlikte, tümörün diğer organlarına verdiği hasar giderilemedi.
1977 yılında yurda dönen Şair hayatının geri kalan kısmını Bodrum, İstanbul, Çanakkale, İzmir ve Bodrum'da sürdürdü. Çeşitli hastanelerde tedavi gördü, huzurevlerinde kaldı. 12 Temmuz 2002 tarihinde kaldığı İzmir Büyükşehir Belediyesi Gürçeşme Huzurevi'nde rahatsızlanarak Eşrefpaşa Hastanesine kaldırıldı ancak yapılan tüm tıbbi müdahalelere karşın kurtarılamayarak yaşama veda etti ve Çanakkale, Eceabat ilçesine bağlı Yalova köyünde toprağa verildi.
AÇIK ATLAS
Hayattan ders veriyor diye öğretmenleri kızdıran
Tuzu bir bulmuş çocukları saklamadan güldüren dünyaya
Su kaçırmaz bir eşeğin sesine açıktır penceresi
Bir sınıfın, batı son dersinde, kuşluk vakti
Meşeler yapraklanınca bir tuhaf olurlar işte
Koparılmış kürt çiçekleri, hatırlayarak amcalarını
Azınlıkta oldukları bir okulda bile, sorarlar soru
Neden feriklerin ve eşeklerin memeleri vardır?
En arka sırada çift dikişliler, sınavda en öne
İntihara ve denizde nasıl boğulmaya çalışırlar
Yalnız Orta Doğu'da el altında satılan bir atlas
Kim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamaz
Bakıldı ki kum saati, ters çevrilmiş, çıt, usul isa asi olmuş
İkinci karnede babası yarısını silahıyla dışarda bırakıp
Öyle öğretildiği için saygılı, sınıfa giren parmak çocuğun
Boş yerine, girilmeyen bir dersin denizi, gelip oturmuş
Açık kalmış atlası, deniz taşmıştır, darılmasın Fırat ama
Hayatın orta öğretmeni sustu, dondu gülmeleri çocukların
Bir cenaze töreninde daha ölümü karşılamaya götürüleceğiz
Efendiler! Eşekler susabilirler
Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi?
Ece AYHAN
Dayanışma-Datça'nın Datça Belediyesine Notu: Şairlerin isimlerini sokaklarına veren Datça'da Ece Ayhan Sokağını arıyor gözlerimiz!
Yorumlar (0)