Datça’da Nisan 2021’de, Kargı Tepesinde bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla 128 dönümlük hazine arazisinin özelleştirilmesi girişimi, halkın ekseriyeti, yerel yönetimi ve birçok yerel örgütlerinin kalabalık mitingler, basın duyuruları, onbinlerce vatandaşın imzasının toplandığı imza kampanyaları ile büyük itirazlara neden olmuştu. Datça’da Demokrasi Platformu altında bir Kent Savunması fikri doğmuştu…
İlerleyen süreçte, yerel idari mahkemede dava açan Datçalılar lehine uzman bilirkişi raporları düzenledi ve bu özelleştirme kararını olumsuz ilan eden, dava açan Datçalıları haklı bulan ilk yerel mahkeme kararları çıkmıştı. Ancak önceki yıl içinde ne olduysa oldu, temyizde yüksek mahkeme, Datçalıların itirazlarını dikkate alan bu bilirkişi raporlarını, bu bilirkişi raporuna dayanarak Datçalıları haklı bulan yerel mahkeme kararına, itiraz yolları kapalı olmak üzere olağan olmayan bir kararla merkezi idarenin özleştirme uygulaması yönünde karar vermişti. Datçalıların bir kısmı iki yıl kadar önce bu skandal karara karşı Anayasa Mahkemesine de başvurmuştu. Anayasa Mahkemesinden henüz karar beklenmekteyken, geçtiğimiz 20 Haziran’da, 10000 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Kargı Tepesindeki aynı arazi dahil olmak üzere yanındaki 8 parsel dahil edilerek 43bin metrekareden daha büyük bir alanda konaklama tesisi ve otopark yapılması için sözde koruma amaçlı yine adrese teslim bir imar planı değişikliğine gidilmişti. İmar Planı işletildiğinde kıyılarda yapılacak Günübirlik Dinlenme Alanları ile birlikte korunması gereken Kargı Tepesinde çok daha geniş bir alanda geri döndürülmez bir tahribat gerçekleşecekti! (bkz:https://www.dayanisma-datca.org/demokrasiyi-de-datcayi-da-savunacagiz/ )
Önceki yıllarda Temyizde Cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirme davasını kaybeden Muğla Çevre Derneği ve Datçalılar, geçtiğimiz yıl imar planı tadilatına karşı da dava açtı. Muğla 4. İdare Mahkemesinde Temmuz ayında açılan 2024/710 esas ve 2026/317 karar numarası ile açılan davada bu ay 5 Martta, davacılar lehine PLANIN İPTALİ yönünde karar çıktı.
Davacıları arasında MUÇEP Dernek ve Datçalı yurttaşların da bulunduğu davanın gönüllü avukatları Arzu Alper, Ali Kurt ve Hüseyin Turan'dı. Avukat Hüseyin Turan ilan edilen karar sonrası:
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Datça ilçesi, Kargı Mevkii, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonu ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı hakkında MUÇEP DERNEĞİ ve Datça Gönüllülerinden oluşan bir grup DAVACI arkadaşlarımızın Mugla 4 İdare Mahkemesi’nin 2024/710 sayılı dosyası ile açtıkları Davada , Yerel Mahkeme Planların İptaline karar vermiştir.
Muğla 4. İdare Mahkemesi'nin Kargı Koyu’na ilişkin verdiği iptal kararı, "Planların Kademeli Birlikteliği" ilkesini merkeze alan ve kıyı mevzuatının dolanılmasını engelleyen çok güçlü gerekçelere dayanmaktadır.
Mahkeme, üst ölçekli 1/100.000 planlarda "Tarım ve Orman Alanı" olan bir bölgenin, alt ölçekli planlarda hukuka aykırı şekilde "Kentsel Yerleşik Alan" ilan edilmesini şehircilik ilkelerine açıkça aykırı bulmuştur.
Özellikle kıyı şeridinin ilk 50 metresinin "kamu eline terk edilmeksizin" rekreasyon alanı ilan edilerek adeta arkadaki mülkiyet sahiplerinin kullanımına terk edilmesi ve kıyıya erişimin engellenmesi, mahkemece kamu yararına aykırı görülmüştür.
açıklamasında bulundu...
.....
Mahkeme Kararında DAVANIN ÖZETİ:
Davacılar tarafından; Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 28/09/2023 tarih ve 7520718 sayılı Oluru ile 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. maddesi uyarınca onaylanan Muğla ili, Datça ilçesi, Kargı Mevkii, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonu ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonunun ve 10.03.2014 tarih ve 7816 sayılı Olurla yürürlüğe konulan 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ilgili kısımlarının; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına aykırı olduğu, planların bütünlüğü ilkesi dikkate alınmadan planlama yapıldığı, planların bölgenin özelliklerine uygun olmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir... diye açıklanmakta...
Davalıların Savunma Özeti ise:
Dava konusu imar planlarının yürürlükteki üst kademe planlarına, şehircilik ilkelerine, planlama ilke ve esaslarına uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktaydı...
Mahkeme heyeti, imar planı tadilatını, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun "Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar plânı" başlıklı 17'nci maddesine göre; 3194 sayılı İmar Kanununun "Mekânsal planlama kademeleri" başlıklı 6. maddesine,ve bizzat 1/25.000 - 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar kapsamında değerlendiren bilirkişi raporlarına dayanarak doğal bütünlüğün bozulacağına, kamu yararı olmadığı gibi davacıların da sunduğu birçok gerekçeyle davanın davacılar lehine, plan iptaliyle sonuçlanmasına karar verdi...
....
Kararın sonunda, Mahkeme Heyeti:
"07.07.2004 tarihinde onaylı imar planlarında kıyı ve sahil şeridinin ilk 50.m.sinin kamuya terk edilecek yeşil alan olarak planlanmış iken davaya konu 28.09 2023 tarihli onaylı planlarda sahil şeridinin birinci 50 m.sinin rekreatif alan olarak planlanmasının kıyının ve sahil şeridinin kamu yararına kullanımını kısıtladığı,
1/5.000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında kıyıya ve sahil şeridine ulaşımın ancak dere kenarlarından kıyıya doğru planlanan yaya yollarıyla ulaşılabildiği, sahil şeridine paralel yaya yollarının olmadığı ve kıyıya ve sahile ulaşılabilirliğinin sağlanmadığı,
İmar planlarında yaya dolaşım sistemine ilişkin kararların bulunmadığı, kıyıyla ilişkilerin yapılı çevrenin oluşumunu yönlendiren bir veri olarak plan kapsamında çözülmediği, davaya konu taşınmazın mevcut yerleşik alanlardan uzak mesafede kopuk konumda olması burada yapılı bir çevrenin oluşmasına olanak tanıyacak olan turizm tesis alanlarının doğru bir yer seçimi olmadığı,
Dava konusu bölgenin yapılaşmamış olduğu, göz önüne alındığında korunması gereken alan özelliğindeki koyda getirilen kullanım kararları bölgenin doğal bütünlüğünün bozulmasına yol açacağı değerlendirilmiştir.
Ayrıca aynı koyda yer alan 213 ada | parsel no.lu taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25 000 ölçekli çevre düzeni planı 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı ilave nazım imar planı ve değişikliği ile 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı ilave uygulama imar platıı ve değişikliğinin Danıştay 6. Dairesinin 2021/4813 E., 2023/5637 K. Sayılı ilamıyla iptaline karar verildiği bu kararda belirtilen iptal gerekçelerin incelemeye konu alanı için de geçerli olduğu bilirkişi heyetimizce değerlendirilmiştir.
Söz konusu koruma amaçlı 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı kararlarına uygun olduğu,
1/5.000 ölçekli nazım imar planının 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olmadığı,
1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla Denizli Çevre Düzeni Planına uygun olmadığı,
Her üç planın şehircilik ilkeleri, planlama esasları ile kamu yararına uygun olmadığı" yönünde kanaat bildirilmiştir.
Tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare tarafından itiraz edilmişse de, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte görülmüştür.
Dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; yürürlükte bulunan 1/100.000 ölçekli Aydın Muğla Denizli Çevre Düzeni Planında uyuşmazlığa konu alanın "tarım arazisi ve orman alanı" kullanımında kaldığı, 10.03.2014 tarihli Olurla yürürlüğe konulan 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ise bu alanın "kentsel yerleşik alan, 3. derecede arkeolojik sit alanı ve ağaçlandırılacak alan" olarak planlandığı, üst ölçekli planda tarım arazisi ve orman alanı olarak planlanan alanın bir kısmının kentsel yerleşik alan olarak planlanmasının, planların kademeli birlikteliği ilkesi ve şehircilik ilkeleri ile planlama ilke ve esaslarına aykırı olduğu, bu bakımdan söz konusu 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planına istinaden yapılan dava konusu 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonu ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonunda da hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca bahse konu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların yapım sürecinde 23.05.2019 tarih ve 8190 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun uygun görüşünün alındığı, bu görüş alındıktan sonra 20.04.2021 tarih ve 848770 sayılı Olurla planların yürürlüğe konulduğu, askı sürecinde yapılan itirazların bir kısmının kabul edildiği, bir kısmının ise reddedildiği, itirazların bir kısmının kabul edilerek planlarda değişiklik yapılması sonrasında 2863 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükümlerine göre tekrar Koruma Bölge Kurulunun uygun görüşünün alınması gerekirken bu görüşün alınmadığı ve planların doğrudan askıya çıkarıldığı anlaşıldığından, dava konusu1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmemiştir.
....
Açıklanan nedenlerle;
1-Dava konusu işlemlerin iptaline,
2-
karar hükmü verildi...
Mahkeme Kararının tamamını https://mucep.org/wp-content/uploads/2026/03/4mahkeme-kargikarar.pdf bağlantısından indirebilirsiniz...
Yorumlar (0)