Newroz’un Ateşi, Direnişin Kıvılcımı

Kürtler için Newroz, basit bir bahar kutlaması olmaktan öteye geçti. Bu ateş, onların özgürlük yolunda bir meşale haline geldi. Farklı görüşlerden gelen gruplar, bu günde yan yana durur, ortak bir sesle haykırır. Sömürgeci güçlere karşı bir duvar örerler, ulusal bilinçlerini bu alevlerde döverler. Newroz, Kürtleri birleştiren bir köprüdür; dağların ötesinde, ovaların kuytusunda, şehirlerin sokaklarında aynı ritimle atan kalplerin buluşma noktası. Bu gün, sadece bir kutlama değil, bir manifesto; baskıya karşı duruşun, kimliğin yeniden doğuşunun ifadesi. Kürt halkı, bu ateşle tarihini yeniden yazar, geleceğini şekillendirir.

Newroz’un Ateşi, Direnişin Kıvılcımı

Newroz Piroz Be!

Ortadoğu’nun kadim topraklarında doğan Newroz, binlerce yıllık bir öykünün yankısıdır. Dağların eteklerinde, nehirlerin akışında gizlenen bu hikaye, zulmün gölgesinde filizlenen umudun simgesidir. Efsaneye göre, zalim bir hükümdar olan Dahak, omuzlarında yılanlar taşıyarak halkın kanını emerdi. Bu yılanlar, her gün iki gencin beyniyle beslenir, korku ve baskı imparatorluğunu ayakta tutardı. Ama bir demirci, Kawa, bu zulme karşı kalkıştı. Elinde çekici, yüreğinde halkın öfkesiyle, Dahak’ın sarayına yürüdü. Ateşler yaktı, dağlarda işaret fişekleri gibi parladı o alevler. Halklar birleşti, zincirlerini kırdı ve zalimin tahtını başına yıktı. Newroz, işte bu zaferin doğuşu, baharın müjdecisi, özgürlüğün şafağı oldu.

Kürtler için Newroz, basit bir bahar kutlaması olmaktan öteye geçti. Bu ateş, onların özgürlük yolunda bir meşale haline geldi. Farklı görüşlerden gelen gruplar, bu günde yan yana durur, ortak bir sesle haykırır. Sömürgeci güçlere karşı bir duvar örerler, ulusal bilinçlerini bu alevlerde döverler. Newroz, Kürtleri birleştiren bir köprüdür; dağların ötesinde, ovaların kuytusunda, şehirlerin sokaklarında aynı ritimle atan kalplerin buluşma noktası. Bu gün, sadece bir kutlama değil, bir manifesto; baskıya karşı duruşun, kimliğin yeniden doğuşunun ifadesi. Kürt halkı, bu ateşle tarihini yeniden yazar, geleceğini şekillendirir.

Ama Ortadoğu’nun hikayesi, sadece bir halkın değil, tüm bölge halklarının ortak kaderini taşır. Yıllardır süren savaşlar, bu toprakları kanla suladı. ABD ve İsrail’in ittifakı, İran’a yönelik saldırılarla yeni bir sayfa açmak istiyor. Emperyalist güçler, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirme peşinde. Eski diktatörleri destekleyerek ayakta tuttukları düzenler, artık miadını doldurdu. Yerlerine yenilerini koymak için halkları “özgürlük” vaadiyle kandırmaya çalışıyorlar. Bu küresel aktörler, halkların öfkesini kendi lehlerine çevirmek ister; ama gerçekte, sadece yeni zincirler hazırlar. Savaşlar, bombalar, işgaller… Hepsi, aynı amacın parçası: Halkları bölmek, kaynakları sömürmek, direnişi ezmek.

Newroz’un ruhu, işte bu kaosun ortasında parlıyor. Kürtleri sömürgeci sisteme karşı birleştiren bu gelenek, bugün tüm Ortadoğu halklarını kucaklamalı. Araplar, Farslar, Türkler, Kürtler… Hepsi, aynı zulmün kurbanı. Dahak’ın yılanları, bugünün diktatörlerinde ve emperyalistlerde vücut buluyor. Onlar, halkların kanıyla besleniyor, saraylarında lüks içinde yaşarken dışarıda açlık ve ölüm hüküm sürüyor. Ama Kawa’nın direnişçi ruhu, hâlâ canlı. O demirci, çekiciyle sadece demiri değil, kaderi de dövdü. Halklar, onun izinden giderek, bu zalim yapılara karşı birleşebilir. Newroz ateşi, sınırları aşmalı, her evde, her meydanda yanmalı. Bu ateş, sadece baharı değil, adaleti de getirmeli.

Düşünün: Dağların zirvesinde yanan bir ateş, vadilere ışık saçar. Aşağıda, halklar toplanır; ellerinde meşaleler, gözlerinde kararlılık. Zalimlerin sarayları, taş taş üstünde kalmamalı. Emperyalist üsler, sahipleriyle birlikte sökülüp atılmalı. Bu, bir haykırış değil, bir gerçeklik olabilir. Halklar, omuz omuza verirse, tarih yeniden yazılır. Newroz, bu birliğin sembolü; geçmişin zaferini geleceğe taşıyan bir köprü. Diktatörler, tahtlarında titrerken, halkların gücü yükselir. Yenilgi, onların payı olur; zafer, direnenlerin.

Ortadoğu, acılarla yoğrulmuş bir coğrafya. Ama acılar, aynı zamanda direniş tohumları eker. Newroz, bu tohumların filizlendiği gün. Halklar, Kawa’nın örsünde dövülen demir gibi sertleşmeli. Emperyalist rüzgarlar eser, ama bu ateş sönmez. Aksine, yayılır, büyür, her yanı sarar. Diktatörlerin duvarları çatlar, sarayları yıkılır. Halklar, özgür bir bahara uyanır. Bu Newroz, diktatörlüklerin yerle bir olduğu, emperyalistlerin yenilgiyi tattığı bir dönüm noktası olsun. Halklar dayanışmaya, diktatörler ve emperyalistler mezara

Newroz’un Ateşi, Direnişin Kıvılcımı

Direnişin Mirası, Halkların Zaferi

Newroz’un alevleri, sadece bir efsanenin kalıntısı değil; yaşayan bir miras. Kürt halkı, bu mirası politik bir silaha dönüştürdü. Farklı fraksiyonlar, bu günde ayrılıkları bir kenara bırakır, ortak düşmana karşı safları sıklaştırır. Sömürgeci zihniyet, bu birlikten korkar; çünkü bilir ki, birleşen halklar yenilmez. Newroz, ulusal bilinci besler, kimliği güçlendirir. Dağlarda yankılanan şarkılar, ovalarda yükselen sloganlar, hepsi aynı hikayeyi anlatır: Özgürlük, ateşle doğar.

Şimdi, bu ateşin tüm Ortadoğu’yu aydınlatma vakti. Savaşlar, ittifaklar, saldırılar… Hepsi, emperyalist bir oyunun parçası. ABD-İsrail ekseni, İran’ı hedef alarak bölgeyi yeniden paylaşmak istiyor. Eski diktatörler, onların desteğiyle hüküm sürdü; ama artık eskimişler. Yerlerine yenileri gelsin diye, halkları “demokrasi” yalanıyla kandırıyorlar. Gerçekte, sadece sömürü devam etsin istiyorlar. Halklar, bu tuzağa düşmemeli. Onlar, kendi kaderlerini ellerine almalı.

Dahak’ın zulmü, bugünün diktatörlerinde canlanıyor. Kan emici yılanlar, halkların sırtında yük. Ama Kawa, halkları temsil eder; demirci eliyle, direnişin sembolü. Efsanede, sarayı başına yıktıysa, bugün de aynısı olabilir. Ortadoğu halkları, Kawa’nın ruhuyla kalkışmalı. Araplar, Kürtler, Farslar… Birleşik bir cephe kurmalı. Emperyalist üsler, topraklarından sökülmeli. Diktatörler, tarih çöplüğüne atılmalı.

Bu Newroz, bir çağrı olsun: Dayanışma zamanı. Halklar, ateş etrafında toplanmalı. Zalimler, yenilgiye uğramalı. Özgürlük, bu birlikten doğar. Diktatörler ve emperyalistler, sonsuz bir unutuluşa gömülmeli. Newroz’un ışığı, karanlığı yenecek; halkların zaferi, ebedi olacak.

Şimdi Ortadoğu halkları için her dilde Newroz piroz be!..

 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış