Newroz, Zulme Karşı Direniş Ateşinin Adıdır!
Ben ve ben yaştaki Kürtler Newroz kutlamalarına erken yaşlarda başladı. Çocukluğumuzda Newrozu , mahalle aralarında ya da şehrin çeperindeki boş arazilerde araba lastiği yakarak kutlardık. Gerçi o tarihlerde Siverek’te araba çok az olduğu için , araba lastiği de bulmak bir hayli güçtü. Günler önce hazırlık yaparak ihtiyaç olan araba lastiğini çöplerden edinirdik. Gün boyu lastik çeker etrafında biji Newroz sloganları eşliğinde halaylar çekerdik. Zaman zaman polis bizi kovalar, biz kaçarak polisi atlatdıktan sonra yeni bir yerde toplanıp aynı seremoniyi tekrarlardık. Bütün gün kovalamaca eşliğinde yaptığımız eylemleri akşama eve gitmek üzere sonlandırırdık. Büyüklerimize öykünüp yaptığımız oyunla, eylem arasındaki bu eylemsi şeyin, daha sonra politik kimliğimizi biçimlendirme de işlev göreceğinin bilincinden uzak her Newroz’da tekrarlardık.
Kürtlerde Newroz , Kürt halkının demirci Kawa önderliğinde Asur kralı Dehak’ın zulmüne isyan ateşinin tutuşturduğu gündür. Kürtçe bir kelime olan New: Yeni, Roz : Gün, Newroz: “Yenigün” anlamına gelmektedir. Newroz’un bu ulusal öneminin yanında, ulus aşırı karşılığının olduğunu söylemek mümkün. Newroz aynı zamanda İran halklarının yeni yıl bayramıdır. Persler , Tacikler, Afganlar, Beluciler Newrozu yeni yılın başlangıcı, baharın müjdecisi olarak kutladıkları bilinmektedir. Newroz ya da nevroz her iki imgelemede doğrudur. Nihayetinde ekinoks bir günden söz ediyoruz, her toplumun ona farklı manalar yüklemesi son derece normaldir.
Kürtlerin manalar dünyasında Newroz, zalime karşı başkaldırmak için, yakılan ateşin adıdır. Sanırım önemi de buradan gelmektedir. Ulus kimlik oluşturmak için efsaneleştirilmiş hikaye bir kimlik güzellemesinin ötesinde, zulme karşı başkaldırı, özgürlük mücadelesini ateşlendirme azmi ve kararlığı içermektedir. Bu tanımlama biçimi aynı zamanda Newrozu güncel mücadelenin etkin bir aracı ve motive edici gücü olaraktan, kendini yeniden yeniden üretme kapasitesi elde etmiş oldu.
Ortadoğu bugün zulmün en katmerlisini yaşıyor, farklı anlamalar yüklemiş olsalar da Ortadoğu halkalarının önemli bir kısmı bu günü kutluyor, Dolayısıyla bir kültürel ortaklık söz konusudur. Bu kültürel ortaklığı, zulme karşı başkaldırının dayanışma gününe çevirmek, halklar arasında kültürel ve politik köprüler oluşturmak mümkün olamaz mı? Ortadoğu halklarının zulme karşı birlik ve dayanışma gününe evrilemez mi? Ortadoğu’nun bütün şehirlerinde, ovalarında, dağlarında özgürlük ateşleri aynı anda, farklı dillerde haykırılamaz mı? Ortadoğu halklarının dayanışma çemberi yaratılamaz mı? Farklı anlamlar yüklendiğinden ayrıştıran değil, kültürel etkileşim yolu ile birleştiren olamaz mı? Bu efsane bunu hak eder niteliktedir. Başka türlüsü her efsane gibi insanlığın güncel mücadelesinde eskiyen bir çiroka ( hikayeye) dönüşme riski taşımaz mı? Newroz Piroz be
Yorumlar (0)