Bir dostun, yoldaşın, arkadaşın sıcak kucağında, fırçalarımızın ucunda titreyen bir sessizlikle toplandık bugün.
Bir yoldaşımız, bir resimdaşımız, bir ışık taşıyıcısı gitti. İbrahim Çiftçioğlu.
Hayatını, fırçasını, nefesini, özgürlüğün ve eşitliğin o keskin rüzgârına adamış biriydi o. Her tuvalde, her çizgide “henüz gelmeyen güzel günler”i çağırırdı. Karanlığın içinden ışığı çekip çıkarır, karanlığa karşı direnişin en yumuşak ama en keskin rengini verirdi. Sözlerini resme, resimlerini sözlere dönüştürürken aslında hepimizi bir araya getirirdi; çünkü onun için sanat, yalnız renklerin değil, yüreklerin de birleştiği yerdi.
Şimdi o boşlukta duruyoruz. Tuvalimizde bir renk eksik, duvarımızda bir gölge fazla. İnsan olarak içimizde, sanatçı olarak ellerimizde bıraktığı o ağır sorumluluk, bir fırça darbesi gibi yakıyor tenimizi. Her yeni çizgimizde onun adını duymadan edemiyoruz. Her yeni renkte onun umudunu taşıyoruz.
Ama biliyoruz ki o, gittiği yerde de fırçasını bırakmadı. Belki şimdi göklerin tuvalinde, daha parlak bir ışıkla “beklenen o güzel günler”i boyuyor. Belki de bize uzaktan gülümsüyor ve diyor ki: “Korkmayın, devam edin.”
İşte bu yüzden, onun en sevdiği cümleyle uğurluyoruz onu:
Yaşasın Sanat…
Yaşasın Hayat…
Güle güle sevgili İbrahim.
Senin bıraktığın boşluğu, senin ışığınla dolduracağız.
Senin mücadeleni, senin renklerini, senin umudunu taşıyacağız.
Ve bir gün, o ışıklı günler gerçekten geldiğinde, ilk fırça darbesini senin adınla atacağız.
Özgür Sanat Meclisi
Özgür Sanat Meclisi ile ilgili: (bkz: Özgür Sanat Meclisi Basın Açıklaması | Kültür)
Yorumlar (1)
semra Aksoy
2 ay önce / 19.03.2026Sanat adına hepimiz için Datça için büyük bir değerdi ruhu huzur içinde ışıklarda uyusun
Beğendim 0 | Beğenmedim 0 | Cevapla