Yeni Ambalajındaki Klasik Emperyalizm

Danimarka bu sefer susmadı. Arktik’teki askeri varlığını güçlendirdi. Grönland’a gönderilen birlikler arazi becerilerini geliştirecek, yerel meslektaşlarıyla omuz omuza tatbikat yapacak. Bu, nazik bir “hatırlatma” değil. Toprak bütünlüğüne yönelik kaba bir tehdide verilen net, sert ve sahada somutlaşan bir cevaptır. “Bu ada satılık değil, pazarlık konusu değil” mesajı, silahlı varlıkla pekiştiriliyor.

Yeni Ambalajındaki Klasik Emperyalizm

Danimarka’nın Grönland Hamlesi Askeri Yığınak

Trump’ın Grönland’ı “satın alma” saplantısı bir heves değil, açık bir toprak gasbı tehdididir. ABD, adeta dünyaya savaş ilan etmiş gibi davranıyor. Farklı kıtalarda aynı yağmacı mantıkla ilerliyor: kaynak varsa, stratejik konum varsa, “benim” diyor. Grönland da bu listede. Buzulların altındaki servet, yeni deniz yolları, Arktik hâkimiyeti… Hepsi Washington’un iştahını kabartıyor. Ve bu iştah, diplomasiyi ezip geçiyor.

Danimarka bu sefer susmadı. Arktik’teki askeri varlığını güçlendirdi. Grönland’a gönderilen birlikler arazi becerilerini geliştirecek, yerel meslektaşlarıyla omuz omuza tatbikat yapacak. Bu, nazik bir “hatırlatma” değil. Toprak bütünlüğüne yönelik kaba bir tehdide verilen net, sert ve sahada somutlaşan bir cevaptır. “Bu ada satılık değil, pazarlık konusu değil” mesajı, silahlı varlıkla pekiştiriliyor.

Yeni Ambalajındaki Klasik Emperyalizm

ABD’nin tutumu ise yüzsüzce agresif. Bir yandan “müttefik” diye hitap ediyor, öte yandan müttefikinin toprağına göz dikiyor. Dünya bir barut fıçısına çevrilirken, aynı güç her yerde ateşi körüklüyor. Ortadoğu’da, Asya-Pasifik’te, Latin Amerika’da gördüğümüz manzara Arktik’te de tekrarlanıyor: güç kimdeyse hak da onundur. Bu, 21. yüzyıl ambalajına sarılmış klasik emperyalizmdir.

Danimarka’nın hamlesi, bu gidişata karşı küçük ama kritik bir direniş noktasıdır. Grönlandlılarla birlikte yapılan tatbikatlar, sadece askeri hazırlık değil; egemenliğin yerelde, sahada savunulduğunun göstergesidir. Uzaktan “alırız” diyenlere karşı, orada duran askerlerle verilen cevap, diplomasi masasında kaybolan onuru geri çağırıyor.

Küresel ölçekte tablo daha da karanlık. ABD’nin her kıtada benzer saiklerle yürüttüğü saldırgan politika, güveni yok ediyor, ittifakları içten çürütüyor ve dünyayı sürekli kriz üreten bir cephaneliğe dönüştürüyor. Grönland, bu yağmanın en buzlu ama en net örneklerinden biri. Danimarka’nın adımı, en azından bir yerde “dur” denilebileceğini hatırlatıyor. Sessizlik artık suç ortaklığıdır.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış