6 Mayıs: 68'lilerin Tanıklığıyla Devrimci Dayanışma

VİDEO HABER: Dün (6 Mayıs'26 - 16.00) Datça Bülent Ecevit Kültür Merkezi salonunda düzenlenen Tanıklıklar: 68 Devrimci Hareketinde Dayanışma etkinliğine yüzlerce Datçalı katıldı. 160 kişilik salon tamamıyla dolmuştu ve birçok kişi de etkinliği sonuna kadar ayakta izledi... Etkinlikle birlikte, dönemin THKO, THKP/C ve TİKKO hareketlerinden Ertuğrul Kürkçü, Aydın Çubukçu, Ergun Adaklı ve İbrahim Önal'dan gelen dayanışma mesajları da okundu...

6 Mayıs: 68'lilerin Tanıklığıyla Devrimci Dayanışma

6 Mayıs: 68'lilerin Tanıklığıyla Devrimci DayanışmaDün 6 Mayıs Arslan, Gezmiş ve İnan'ın idamlarının 54.yılında tüm yurtta anmalar vardı. Ankara'da mezarları başında (bkz: https://sendika.org/2026/05/uc-fidan-mezarlari-basinda-anildi-denizlerin-yolunda-natoyu-bu-topraklardan-def-edecegiz-747453), İstanbul'da Taksim'de yürüyüşle (bkz: https://sendika.org/2026/05/istanbulda-uc-fidan-yuruyusu-emperyalizme-karsi-denizlerin-yolundayiz-747468), İzmir, Muğla ve birçok şehirde de kalabalık basın açıklamalarıyla anmalar yapıldı (bkz:Üç Fidan birçok ilde anıldı: Denizleri anmak, emperyalizme ve kapitalist düzene karşı mücadeleden geçiyor- Evrensel)...

6 Mayıs: 68'lilerin Tanıklığıyla Devrimci Dayanışma

Datça'da ise anma ve dayanışma etkinliği, Dayanışma Datça tarafından düzenlendi. Saat 16.00'da "Denizlerin İdamına Bir Başka Bakış" kitabının yazarı Ethem Dinçer'in kitaplarını imzalaması ile başlayan etkinlikte, dönemin THKO, THKP-C, TİKKO hareketlerinde neferlik eden Ertuğrul Kürkçü, Aydın Çubukçu, Ergün Adaklı ve İbrahim Önal'ın dayanışma mesajları okundu. Mesajlar heyecanla karşılandı (bkz: https://www.dayanisma-datca.org/6-mayis-dayanismasina-gelen-mesajlar/).

Kürkçü, İsveç'ten gönderdiği mesajında, Dayanışma Datça ve kitabın yazarı Ethem Dinçer ve etkinliğe katılan Datçalıları selamlayarak başladığı mesajında, 68 hareketinin sadece "antiemperyalist" yanının öne çıkartılmasının haksızlık olduğuna işaret ederek, "Bir komünist geleceğe, devletsiz, sınıfsız ve sınırsız bir dünyaya bağlanmayan bir “antiemperyalizm”, kendisine ait bir anlatıdan yoksun bir egemen sınıf kliğinin ezilen sınıflara yönelik serenadından başka bir şey olabilir mi?" dedi. Kürkçü geçmişin bir kısıtı olarak iki kutuplu Dünya'ya da dikkat çekerek, "o çağda henüz Türkiye’nin toplumsal mücadeleler topoğrafyasında belirmemiş dinamiklerin -yani kadın hareketinin, Kürtlerin Özgürlük Mücadelesinin ve çoğulcu bir sosyalizm anlayışının- 1968-72 dönemi devrimciliğine içerilmemiş oluşunu bir tarihsel gelişim sorunsalı olarak ele almak yerine yapısal bir kusur olarak harekete iade eğilimidir." diye devam etti. Kürkçü mesajında ayrıca, "ezilenlerin sınıfsız toplum arayışının bütün tarihsel uğraklarında kazanılmış olan fikir ve tecrübeleri bir araya getirerek işçi mücadelesi, kadın mücadelesi, Kürt özgürlük mücadelesi, Alevi mücadelesi ve ekolojik yıkıma karşı doğanın hakları mücadelesini antikapitalist ve demokratik bir koalisyonda birleştirilmesi" gerektiğine de dikkat çekti.  Ertuğrul Kürkçü mesajını, "Ve elbette, Denizleri hatırlarken, 6 Mayıs 1972’de Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde onları bizden alan darağaçlarının hiç kurulmaması için 30 Mart 1972’de Kızıldere’de bedenlerini siper edenleri unutmuyoruz… Onlar öldüler, bu yoldaşlık ruhu, insanlık birbirinin yoldaşı olana dek yaşasın" diyerek bitirdi.

Aydın Çubukçu ise İngiltere'den gönderdiği mesajında, toplantıya katılanları selamlayarak başladı. Çubukçu, devrimci mücadelede eşitlik ve özgürlük şiarının yanına  "dayanışma"nın, "kardeşlik" şiarının yerine Paris Komünarları ile yerleştiğine işaret etti. Dayanışma'nın  "Kardeşlik gibi dışarıdan ve doğal olarak ortaya çıkmış bir ilişki olmadığını... bir program hedefini de ifade ettiğini.... Yalnızca bir işi kolaylaştırmak için tercih edilmiş bir el birliğini değil, aynı zamanda o işin nasıl yapılacağına dair bir planlamayı da gerektirdiğini söyleyerek...işle, yaratma ile ilgili bir tercih olarak işçilere yaraşır bir tercih" olduğuna da dikkat çekti. " 68 ve Dayanışma denilince: Denizlerin idamı karşısında Mahir Çayan, Cihan Alptekin ve arkadaşlarının birlikte kotardıkları Kızıldere Eylemi ilk akla gelen örnektir. Denizlerin idamını önlemek, yalnızca arkadaşlar için yapılacak bir fedakarlık değildi. Bir fedakarlık hiç değildi." diye devam eden Çubukçu mesajında, "O aynı zamanda mücadelenin onurunu kurtarmaya yönelik bir seçimdi.  Bu Eylem birlikte ölmeye karar vermek  ya birlikte ölmek ya arkadaşları kurtarmak şeklinde bir kararın gereği olarak ortaya çıkmış olan bu eylem, gerçekten 68'in Dayanışma kavramını gösteren en yüksek bir örnektir. Dolayısıyla baştan başa bir dayanışma süreci olarak yorumlayabileceğimiz 68 eylemlerinin zirvesi olarak adlandırılmayı hak etmiştir." dedi ve "68 Gençliğinin, dayanışmayı yalnızca kendi eylemleri içinde ve kendileri arasında bir ilişki olarak değil işçi ve köylü eylemleriyle de dayanışma içinde olarak gerçekleştirmiş bir kuşak" olduğunu da söyleyerek mesajını sonlandırdı.

Kürkçü ve Çubukçu ile birlikte, Ergün Adaklı ve İbrahim Önal'ın da video mesajları, salonda perdeden sunuldu.

6 Mayıs: 68'lilerin Tanıklığıyla Devrimci Dayanışma

Mesajların okunmasının ardından toplantının sunuculuğunu yapan Nejla Okyar,  "Denizlerin İdamına Bir Başka Bakış kitabının yazarı Ethem Dinçer'e söz verdi. Dinçer, kitabını anlatarak başladığı konuşmasında idam kararında parlamentonun yapısına, partilerin idam kararının alınması sürecindeki tutumlarına ve özellikle idamlara evet oyu veren CHP'li 27 vekile de dokundurarak konuştu. Dinçer, Denizlerin avukatlarının hukuksal çabalarına da konuşmasında yer verdi. 

Toplantının son kısmında ise Datça'da yerleşik ve salonda bulunan 68 Kuşağının bazı temsilcileri de konuştu. Feyyaz Kurşuncu, Filistinlilerin yaşadığı katliama da yer vererek yaptığı konuşmada El Kassam'dan başlayarak enternasyonalist bir dayanışmaya da dikkat çekti ve Ankara Halkevi dönemlerini anlattı. Kamil Arslantürk ve Ömer Faruk Ciravoğlu da söz alarak 68 hareketlerine dönük tanıklıklarda bulundular. Son olarak İlkay Demir söz aldı. Demir, Ethem Dinçer'in kitabına da dikkat çekerek Denizlerin asılmasının 60 darbesine karşı rövanşist yanına da dikkat çekti. 68'lilerin o günlere kadar devam eden müesses nizamın değişmesi için yaptıkları şiddetli mücadeleyi anlattı. Konuşması sırasında "elçiye zeval yoktur" sözünü hatırlatarak Elrom'un öldürülmesi gibi yaptıkları hatalara da değinen İlkay Demir, Denizlerle anılarından da söz ederek dayanışmaya dair sözler de kurdu. Demir,  Deniz, Yusuf ve Hüseyin'in üçünün de enternasyonalist dayanışma içinde Filistin'e gittiğini belirterek, sözü günümüzde Filistinlilere yapılan katliama getirdi. Dünyanın bu katliama yeterince ses çıkartmadığını da belirtti. Ve Datçalı kadınların yakın tarihte yapacakları etkinliği de duyurdu.

6 Mayıs: 68'lilerin Tanıklığıyla Devrimci Dayanışma

Dolu salonda üç saate yakın süren toplantı, alkışlarla bitirildi.  

 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış