Akbelen'de Yaşam Nöbeti Devam Ediyor

Uzun yıllardır yaşam alanlarını savunmak için mücadele eden İkizköylüler, Esra Işık’ın tutuklanması ve evlerinin kamulaştırılması nedeniyle köylerinde nöbet tutmaya ve direnişlerine devam ediyorlar. En son tutuklanan Esra Işık’ın annesi de nöbet yerindeydi ve onlarla dayanışmak için Datçalı yaşam savunucularının ziyareti vesilesiyle açıklamalarda bulundu...

Akbelen'de Yaşam Nöbeti Devam Ediyor

AKBELEN’DE İKİZKÖYLÜLER YAŞAM NÖBETLERİNE DEVAM EDİYOR

Akbelen'de Yaşam Nöbeti Devam Ediyor
Kızının bugün Muğla Kapalı cezaevinden İzmir Şakran Kapalı Kadın Cezaevine gönderildiğini öğrendiğini belirten Nejla Işık, şunları söyledi: 
Akbelen İkizköy’de tekrar nöbetimize başladık. Dimdik duran Esra kızımın annesiyim. Köyü için, toprakları, ormanı, havası, suyu, yurt savunması için mücadele eden köylülerimizle burada tekrar nöbete başladık. Bilirkişi keşifleri yapılıyor. Acele kamulaştırma çıkartıldı biliyorsunuz 10 Ocak tarihinde 6 köye acdele kamulaştırma kararı verildi. Bunun iptali için dava açtık ve şu an keşifler başladı geçtiğimiz hafta ve devam ediyor keşiflerimiz. Nöbetimize bu nedenle başladık. Kızım gözaltına alındı sonra tutuklandı. Tutukluluğu devam ediyor. Az önce öğrenmiş bulunuyorum; Muğla Kapalı Cezaevi’nden İzmir Kapalı Kadın Cezaevi’ne gönderilmiş. Desteğe dayanışmaya gelen arkadaşlarımız var. Bodrum’dan tutun Datça’dan... herkesin desteği çok önemli. Burada dimdik ayaktayız. Kızımla görüşüyorum. Her gün telefonla görüşüyorum. Bütün herkese, mücadele bayrağını köylülerime bıraktım ve köylülerimle birlikte bütün vatanıma devrettim diyor. Çıkınca yine devir alacam diyor. Bu bir yurt savunması, bu bir toprak savunması. Kızım haksız hukuksuz yere tutuklandı. En acil istediğimiz şey, onun orada bir gün dahi durmaması, bunun için uğraşıyoruz. Onun üstüne topraklarımız için uğraşıyoruz. Bugün Ankara’ya doğru yola çıkıyoruz köylülerimizle birlikte. Danıştayda ve Anayasa mahkemesinde açılan davalarımız için yürütmeyi durdurma talebimiz var, yarın Ankara’da olacağız. Ankara’da olan dostlarımızı da yine bekliyoruz desteğe dayanışmaya. Buradayız, ne köyümüzden ne topraklarımızdan ne de kızım Esra’dan vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadele güçlü bir mücadele, büyük bir mücadele. Dayanışma ile kazanacağız. Ya kazanacağız ya kazanacağız.” dedi...


AKBELEN in sembol isimlerinden AYTAÇ YAKAR'ın eşi ZÜLFÜKAR YAKAR ise:
"Ben İkizköylüyüm. 2013’te köyümden oldum ve hanımın memleketine sığındım. Burayı da kaldırıyorlar. Mesela kamulaştırma oldu. Keşif başladı. Biz keşif başladığından beri burada nöbetteyiz. Bu toprakları atalarımız kanıyla almış. Bunlar parayla almak istiyorlar. Bizim de satılacak toprağımız yoktur. Topraklarımızı savunuyoruz ve vermeyeceğiz topraklarımızı." dedi.

 

İkizköy’ün hemen girişindeki arkeolojik kazı alanında şirket elemanlarının kazı çalışmalarına başlamış olması dikkat çekti.
Dayanışma için gelen yaşam savunucuları, kazı ve maden sahasının son durumunu gözlemlemek ve Direnişin sembollerinden Haydar Abi'nin annesinin vefatı nedeniyle, cenaze evine gidip taziye dileklerini iletti, nöbet alanındaki İkizköylülerle dertleştiler ve son gelişmeleri onlardan dinlediler.

Akbelen'de Yaşam Nöbeti Devam Ediyor

Bu haberi yaptığımızda İkizköylü yurttaşlar, Ankara yolunda, Anayasa Mahkemesi'ni ve Danıştay'ı ziyaret etmeye gidiyorlardı
Anayasa Mahkemesi'nden 7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11.maddesiyle Maden Kanunu’na eklenen Geçici 45. Maddenin yürürlüğünün durdurulmasını/iptalini isteyeceklerdi. Danıştay 6.Dalre'sinden 10 Ocak tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Milas’ın 6 Köyünde 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının yürütülmesinin durdurulmasını/iptalini isteyeceklerdi. larYargıya olan güvenin yeniden tesisi, hukuk güvenliğinin sağlanması için taleplerimizin dikkate alınmasını umut ediyorlar ve  Ankara'daki dostları, arkadaşları, duyarlı olan herkesi destek vermeye çağırıyorlardı.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış