İronik değil mi? Toplantıyı düzenleyenler erteleme nedenini 'gündemin yoğunluğuna ve katılımcıların geri bildirimlerine' bağlıyorlar. Neden ertelenirse ertelensin bu erteleme komisyon raporunun ardından ironik çağrışımlar yapıyor. Ertelenen sadece bir tartışma değil kuşkusuz. Komisyon raporuna bağlanan umutlar ve hayallerin 'bir başka bahara kalacak' olması, asıl erteleme. Daha doğru deyimle barış ve demokrasi beklentilerinin çıkan raporla sekteye uğraması gerçeği. Denilebilir ki; perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Doğrudur. Hayati bir meselenin ‘terörsüz Türkiye’ parantezine sıkıştırılması, sürecin başlangıcından beri, en küçük bir demokratik adımın atılmamış olması, tam tersine el artırılarak devam etmesi, sürecin Suriye’deki Kürt otonom varlığının etkisizleştirilmesine indirgenmesi yeterince uyarıcıydı. Raporda da atılacak adımların örgütün fesih ve son silahlarının teslim edildiğinin belgelenmesi(!) kaydına bağlanmasının ayrıca barış istemeyen güçlerin eline zamana yaymak bakımından bitimsiz imkan sağlıyor olması devam edegelen endişeler için zemin oluşturuyor.

Cumhurbaşkanı komisyon raporunun ‘tatmin edici’ olduğunu söylüyor. İlginç olan şu aslında; bu kadar konuşmaya, uzatmaya görüşmelere ne gerek vardı? Sonuçta yapılması gerekenler olarak ortaya çıkanların, raporda belirtilenlerin şimdiki mevzuatla da kolayca yapılabilecek olması. Bu gerçek orta yerde dururken aylarca süren görüşmeler, dinlemeler nedendi? AYM kararlarına uyulması, Kayyum düzeneğinin iptali için bir yasa çıkarılması mı gerekiyor? Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Kavala’nın serbest bırakılması için, Can Atalay’ın meclise dönebilmesi için yasaya mı ihtiyaç var? Ya da Kayyum düzeneğinin iptali ve kayyımların yerine gerçek sahiplerinin oturabilmesi için yasaya mı ihtiyaç var? Hakeza CHP'li belediyelere ve yerel bürokratlara yönelik anti demokratik saldırıların durdurulması için.
Öyle ya meseleyi ‘Kürt meselesi’ diye tartışamayacaksan, terör parantezinde tartışacaksan, onları bin yıllık kardeşlik masallarıyla avutmaya devam edecektiysen bu sürece(!) ne gerek vardı? Ayrıca komisyon raporunu sunarken Kurtulmuş’un söze yeni anayasa ‘şart’ diyerek başlaması da yeterince manidar değil mi? Hal böyle olunca başından beri demokratik kamuoyunda varolan ‘bunların derdi Dem'i yedekleyerek anayasayı değiştirmek ve bu tek adam rejiminin ilanihaye uzamasının sağlanması, Kürt meselesi filan değil’ kuşkularının giderilmesi mümkün olabilir mi? Ayrıca 'yeni anayasa' diye yazıp, konuşanların yenisinden beklentilerinin ne olduğunun bir sır olması da şüpheli değil mi?
Gerçi bu sürecin hiçbir olumlu çıktısının olmadığını iddia etmek de mümkün değil. Devlet ne derse desin, neyin hesabı içerisinde olursa olsun, süreç Kürt meselesi’nin toplumda yaygınlaşmasını/tartışılmasını, yeniden gündemin baş köşesine oturmasını sağlaması bakımından önemli olmuştur. İkincisi silahlı mücadelenin bitmesi kararı da son derece isabetli bir yeni tarihsel süreci başlatması bakımından hayati önemdedir. Artık, Kürtler ve demokratik kamuoyu önlerinde uzanan demokrasi ve barış mücadelesinde daha güçlüdürler. Ayrıca ne kadar zamana oynamanın yıpratıcı etkilerine açık olsa da, muhtemelen gerçekleşecek olan kimi yasal düzenleme taleplerinin kayıt altına alınmış olması da ayrıca önemlidir. Ve tabii ki bu gelişmelerin çoğunluk siyasi partilerin temsilcilerinin katıldığı bir meclis komisyonunda tartışılmış olmasının ayrıca önemi var.
Kürt siyaseti bütün parçaları ve diasporasıyla Suriye’de bir parçası olduğu bu süreçten orta doğuda enternasyonal dayanışmasını güçlendirerek çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti de ya bu gerçekliğe intibak edecek ya da ABD ve İsrail emperyalizminin/operasyonlarının yıkıcı etkilerinin, maceracı girişimlerinin aleti olacaktır.
Eşit yurttaşlık ve demokrasi mücadelesi bütün faşizan saldırılara rağmen devam ediyor. Dem Partisi‘de, temsil ettiği potansiyel de demokrasi ve barış mücadelesinin en önemli bileşenlerindendir. Bir yandan demokrasi ve eşit haklar mücadelesi verirken süreci gözetme kaygısından-hele ortaya çıkan rapordan sonra- arınmalıdır. Demokrasi ve barış birbirinden ayrılamaz bir bütünü teşkil ediyor. Demokratik kamuoyu Dem Parti'nin sıkıştırılmaya çalışıldığı bu kapandan çıkma iradesine sahip olduğuna inanıyor.
Yorumlar (0)