TGC’nin 80. Yılında Bir Vefa Borcu
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), kuruluşunun 80. yılını ve Basın Müzesi’nin 38. yıl dönümünü İstanbul’daki merkez binasında coşkuyla kutladı. Bu anlamlı törende, mesleğe ömürlerini adamış 28 gazeteci Onur Plaketi ile taçlandırıldı. 1946’dan beri basın özgürlüğü, ifade hürriyeti ve mesleki dayanışmanın yılmaz savunucusu olan TGC, bir kez daha gösterdi ki; tarihini unutmayan kurumlar, geleceğini de aydınlatır.
Törende özellikle 1959-1966 yılları arasında cemiyet üyesi olan, basın tarihine emek veren gazeteciler onurlandırıldı. Bu isimler arasında, sürgün yıllarıyla, cesur kalemiyle ve onurlu duruşuyla mesleğin mihenk taşlarından biri olan Doğan Özgüden de yer aldı. Yıllarını yurt dışında, fikirleri uğruna sürgünde geçiren Özgüden, hâlâ dimdik ayakta duran bir çınardır. O, sadece bir gazeteci değil; baskıya boyun eğmeyen, gerçeğin peşinden koşarken bedel ödemekten çekinmeyen, yaşayan bir efsanedir.
Bugün basın özgürlüğünün her zamankinden daha fazla tehdit altında olduğu bir dönemde, TGC’nin bu töreni büyük bir anlam taşıyor. Geçmişteki mücadeleleri anmak, aynı zamanda günümüzün sorunlarına da güçlü bir ışık tutmaktır. Doğan Özgüden ve onun gibi nice kıdemli gazeteci, mesleğin en zor şartlarda bile nasıl yapılabileceğini göstermişlerdir. Onların emekleri, genç gazetecilere hem ilham hem de yol haritasıdır.
TGC’nin 80. yılında verdiği bu Onur Plaketleri, sadece bir teşekkür değil; aynı zamanda bir hatırlatmadır: Gerçek gazetecilik, konforlu koridorlarda dolaşmak değil, cesarette, dürüstlükte ve bedel ödemeyi göze almakta saklıdır. Doğan Özgüden gibi gazeteciler varken, bu mesleğin onuru hâlâ ayaktadır.
Yorumlar (0)