Trump ile Apı Hemı Arasındaki Gerilim, Savaşın Kıyısından Döndü !
Dünya siyaseti son yıllarda epey renkli bir hal aldı. İklim krizi, ticaret savaşları derken, en çarpıcı gelişme ABD Başkanı Donald J. Trump’ın Grönland’ı “Amerikan toprağı” yapma hayaliyle başladı. Trump, sosyal medyada paylaştığı bir haritada Grönland’ı 2026’da kurulmuş bir ABD eyaleti gibi göstermiş, elinde Amerikan bayrağıyla poz vermişti. “Ulusal güvenlik için şart, Altın Kubbe için lazım” diyordu. Danimarka “Satılık değiliz!” diye rest çekince de Trump, “Bu şaka değil” diye üstelemişti.
Ancak olaylar burada bitmedi. Trump bir başka paylaşımında, Siverek’in incisi Takoran Vadisi’ni de Amerikan topraklarına katmak istediğini ima etti. Bu açıklama, Siverek ile Amerika arasındaki ilişkileri anında germeye yetti.
Siverek’in yiğit evladı Apı Hemı (tam adı Hemı amca, yani Hamid), o sabah kahvesini yudumlarken haberi duydu. Fırat’ın sakin sularına bakan Takoran Vadisi’nde oturmuş, kendi kendine mırıldanıyordu: “Ula bu Turap ne yapıyor lan?”
Grönland yetmemiş, şimdi de Siverek’in 20 kilometrelik kanyonu, mağaraları ve Fırat kıyılarıyla meşhur Takoran Vadisi’ni “Amerikan toprağı” yapmak istiyordu. Habere göre Trump’ın ekibi, “O vadi stratejik, orada keçi otlatmak yerine drone üssü yaparız” diye not düşmüştü. (Tabii bu bilgi Siverek çarşısındaki çaycıların abartısıyla biraz şişirilmiş olabilirdi.)
Apı Hemı’nin tepkisi klasik Siverek usulüydü. Hemen telefonu kaptı, Trump’ın özel hattını nasıl bulduysa buldu. Karşı taraf açınca sesi gürledi:
“Ula Turap! Grönland’ı alacağım dedin, tarafsız kaldım. Ama söz konusu Takoran olunca tarafsız kalamayacağımı hesaplamadın mı? Siverek’in Takoran’ı senin neyine? Orası bizim! Orada yazın kebap, kışın tandır, Fırat’ta balık tutulur! Senin Amerikan askerini oraya gönderirsen vallahi billahi hepinizi Fırat’a dökeriz! Yiğitsen bana konum at, gelip hesaplaşalım!”
Telefonun öbür ucunda derin bir sessizlik oldu. Trump’ın danışmanları panikle birbirine baktı: “Bu kim lan, yeni bir Taliban mı?”
Apı Hemı sözünü bitirip “Yiğitsen çık karşıma, hesaplaşalım!” dedikten sonra telefonu kararlı bir şekilde kapattı.
Ertesi sabah Beyaz Saray’dan sızan bilgilere göre Trump hemen sığınağa taşınmıştı. Resmi açıklama “güvenlik önlemi” olsa da, içeriden “Abi bu Siverekli çok sert konuştu, Grönland meselesinde böylesi bir tepki görmedik” sesleri yükseliyordu.
Olay dünya medyasında bomba gibi patladı:
Dünyanın ileri gelen aşiret reisleri devreye girdi. Suudi Arabistan’dan bir şeyh, “Kardeşim Hemı, sakin ol, Trump da bizim dostumuz” diye aradı. Irak’tan bir aşiret büyüğü “Barış olsun, yoksa Fırat taşar” dedi. Afganistan’dan Peştun lideri “Yiğitlik güzel ama toprak meselesi hassas” diye nasihat etti. Kürt aşiretlerinin büyükleri ise “Takoran bizim ortak mirasımız, paylaşalım” teklifinde bulundu. En ilginç teklif Somali’den geldi: “İkiniz de bize gelin, develer üstünde hesaplaşın, barış develerle olsun.”
Barış görüşmeleri gizli bir mekanda başladı. Apı Hemı Siverek’ten özel kuryeyle “Siverek kebabı ve ayran” gönderdi Trump’a, “barış lokması” diye. Trump ise karşılık olarak “Made in USA” etiketli bir MAGA şapkası ve Grönland buzulu yolladı (buz maalesef yolda erimişti).
Görüşmede Apı Hemı’nin şartı netti: “Takoran’a dokunma, yoksa Amerikan toparlaklarını Siverek usulü toplarız!”
Trump’ın ekibi ise “En azından vadide küçük bir McDonald’s açalım” diye pazarlık yaptı.
Sonunda aşiret büyüklerinin araya girmesiyle yumuşak bir anlaşma çıktı ortaya: Takoran Vadisi “uluslararası barış bölgesi” ilan edilecek, Trump orada “stratejik keçi otlatma tesisi” kurabilecekti ama yönetim Siverek’te kalacaktı. Apı Hemı de yiğitliğine saygı gösterilsin diye Trump’a sembolik bir “Siverek kılıcı” hediye edecekti. Trump ise “Bu en iyi anlaşma, Grönland’dan bile iyi!” diye tweet attı (hâlâ sığınağından çıkmadan).
Olayın yankıları hâlâ sürüyor. Siverek çarşısında “Apı Hemı Trump’ı yendi” diye türküler yakıldı. Takoran Vadisi’ne turist akını başladı; herkes “Burayı Trump bile istedi” diye selfie çekiyor. Dünya liderleri ise önemli bir ders çıkardı: “Toprak meselesinde Siverekli’yle uğraşma, yoksa konum atıp hesaplaşır.”
Sonuçta siyaset bazen Grönland kadar soğuk, bazen Takoran kadar sıcak oluyor. Apı Hemı gibi yiğitler varken, ne Trump ne de başkası kolay kolay “Amerikan toprağı” diyemeyecek. Barış sağlandı ama… Kim bilir, belki bir gün Apı Hemı Amerika’ya sefere gider ya da Turap Siverek’e misafir gelir, Fırat kenarında kebap yerken “Bu vadi harika, keşke Grönland da böyle sıcak olsa” der.
Şimdilik sükûnet sağlanmış gibi görünüyor. Apı Hemı süpersonik füzesini şalvarının cebine geri koymuş. Ama Siverek’te “Apı Hemı yeniden kızarsa ne yapar?” tedirginliği hâlâ sürüyor…
Yorumlar (0)