Hel Dağı’nı Talan Ettirmeyeceğiz

Bu Bayramı, ülkenin dört bir yanı, direnişin sesiyle karşılandı. İşçiler, fabrikaların kapılarında, maden ocaklarında ve inşaat iskelelerinde; halk ise ormanların, derelerin ve tarım alanlarının başında bayramı kutlamak yerine haklarını savundu. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Diyarbakır’a, Karadeniz’in sisli vadilerinden Ege’nin zeytinliklerine kadar geniş bir coğrafya, adeta bir direniş haritasına dönüştü. Tekstil atölyelerinde aylardır ücretlerini alamayan işçiler, “Bayramda da çalışıyoruz, hakkımızı istiyoruz!” sloganlarıyla caddeleri doldurdu. Maden işçileri, can güvenliği talep ederek üretimi durdurdu. Tarım emekçileri, güvencesiz çalışmaya ve düşük ücrete karşı traktörleriyle yollara çıktı. Doğayı koruma mücadelesi ise Bayram’ın en güçlü seslerinden biri oldu. Karadeniz’de HES’lere, Akdeniz’de betonlaşmaya, İç Anadolu’da tarım arazilerini yok eden projelere karşı köylüler, gençler ve çevreciler nöbet tuttu. “Bu bayram ağaçlara kurban kesmiyoruz, ağaçları kurtarıyoruz” pankartları, rüzgârda dalgalandı. Bu Bayram, sadece bir tatil değil, aynı zamanda öfkenin ve umudun bayramı oldu. İşçiler alın terlerinin, halk ise doğasının ve geleceğinin karşılığını istiyordu. Direniş çadırları, meydanlar ve yollar, geleneksel bayramlaşmanın yerini aldı. Ülke, bu bayramda gösterdi ki; ne emek ne de doğa sessizce kurban edilebilir. Direniş, bu topraklarda en güçlü bayram selamı haline geldi.

 Hel Dağı’nı Talan Ettirmeyeceğiz

Pülümür’ün Karagöz Köyü’nde Madene Karşı Köylülerin Ortak İsyanı

  Tunceli’nin Pülümür ilçesine bağlı Karagöz (Gurik) köyü ve çevre köylerde Dimin Madencilik tarafından planlanan krom madeni ocağı projesine karşı bölge halkı tek ses oldu. Karagöz, Kocatepe, Kaymaztepe, Kovuklu, Dağbek, Çakırkaya, Mezra ve diğer yerleşimlerden yüzlerce köylü, “Gurik (Karagöz) Çevre Köyleri Platformu” çatısı altında bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması yaptı. Köylüler, “Yaşam alanlarımızı talan ettirmeyeceğiz, Hel Dağı madene geçit vermeyecek” mesajını verdi.

Basın açıklamasında köylüler, Dimin Madencilik’in projesinin bölgenin ekolojik dengesini, su kaynaklarını, arıcılık ve hayvancılık faaliyetlerini yok edeceğini vurguladı. Projenin ÇED süreci kapsamında halkın görüşüne açılması üzerine toplanan platform üyeleri, maden faaliyetlerinin Munzur Havzası’nın zengin biyoçeşitliliğini tehdit ettiğini belirtti. Bölge, yaban keçisi, vaşak, kurt ve ayı gibi türlerin yaşam alanı olmanın yanı sıra endemik bitki türleriyle de dikkat çekiyor. Köylüler, maden ocağının açılması halinde hem doğanın hem de binlerce yıldır sürdürülen geleneksel geçim kaynaklarının geri dönüşü olmayan zarara uğrayacağını ifade etti.

 Hel Dağı’nı Talan Ettirmeyeceğiz

Açıklamada özellikle projenin düşük bütçesi dikkat çekti. Dimin Madencilik’in proje bedelini 7 milyon 827 bin 500 TL olarak belirlediği belirtilirken, köylüler şu ifadeleri kullandı: “7 değil 70 milyon TL de olsa bu bedel, yaratacağı tahribatı karşılamaya yetmez. Bu proje daha ilk sayfasından yüksek rant, yüksek talan ve yüksek tahribat projesidir.” Platform, madenciliğin kısa vadeli kazanç uğruna uzun vadeli yıkım getirdiğini ve kamu yararıyla hiçbir ilgisinin olmadığını vurguladı. 

Karagöz ve çevre köylerin sakinleri, projenin iptali için binlerce dilekçe topladı. Bu dilekçeler hem Tunceli’de hem de İstanbul’da eş zamanlı basın açıklamalarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine teslim edildi. 28 Mayıs’ta Pülümür’de düzenlenen halk buluşmasında da “Toprağın üstü altından değerlidir” sloganıyla maden faaliyetlerine karşı duruş sergilendi. Köylüler, Alevi inancının kutsal mekanlarını, yaylaları, meraları ve su kaynaklarını korumak için mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Bölge halkı, maden şirketlerinin “istihdam” vaadlerine de güvenmediğini belirterek, asıl geçim kaynaklarının arıcılık, hayvancılık ve doğa turizmi olduğunu hatırlattı. “Biz maden değil, temiz su, temiz hava ve yaşanabilir bir doğa istiyoruz” diyen köylüler, yetkililere seslenerek projenin iptal edilmesini ve Hel Dağı’nın korunmasını talep etti.

Pülümür’de yaşanan bu direniş, Dersim’in genelinde maden karşıtı mücadelenin yeni bir halkası olarak öne çıkıyor. Köylüler, hukuki süreçlerin yanı sıra demokratik tepkilerini de sürdüreceklerini ve doğalarını sonuna kadar savunacaklarını açıkladı.

 Hel Dağı’nı Talan Ettirmeyeceğiz

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış