Mücadele Zafere götürür
İzmir’in Kınık ilçesinde, yeraltı zenginliklerinin çıkarıldığı Polyak Madencilik, son günlerde işçilerin hak mücadelesine sahne oluyor. Çin merkezli Qitaihe Longcoal Mining şirketinin, Fiba Holding bünyesinden madeni satın almasının ardından başlayan süreç, işçileri isyan noktasına getirdi. Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde başlatılan direniş, maaşların eksik ödenmesi, iş güvenliği ihlalleri ve toplu hak kayıplarını gündeme taşıyor. Bu olay, sadece bir maden ocağını değil, Türkiye’deki emek hareketinin kırılganlığını da gözler önüne seriyor.
Her şey, Polyak Madencilik’in Çinli şirkete devriyle başladı. Fiba Grubu’na ait olan maden, Özyeğin ailesinin yönetiminde uzun yıllar faaliyet göstermişti. Ancak satış sonrası “küçülme” gerekçesiyle son altı ayda yaklaşık 1700 işçi işten çıkarıldı. Geriye kalan 1243 madenci ise maaşlarını tam alamamanın yanı sıra, promosyon hakları ve toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük alacaklarını talep ediyor. İşçiler, ücretlerin eksik yatırıldığını, çalışma ortamının güvensiz hale geldiğini ve iş sağlığı kurallarının hiçe sayıldığını belirtiyor. Bu koşullar altında, vardiyalar halinde üretimi durdurma kararı aldılar. Direniş, maden ocağının girişinde sloganlar ve nöbetlerle sürüyor; işçiler, “Emeğimizin karşılığını istiyoruz” diye haykırıyor. 
Bağımsız Maden-İş Sendikası, bu mücadelenin öncüsü konumunda. Sendika yetkilileri, Polyak yönetimini, Fiba Grubu’nu ve Çinli Qitaihe şirketini sorumlu tutarak acil çağrıda bulundu. Açıklamalarında, “Maaşlar derhal ödenmeli, tazminat hakları güvence altına alınmalı ve iş yerinde güvenli koşullar sağlanmalı” deniliyor. Direnişin gece ve gündüz vardiyalarında devam edeceği belirtilirken, sendika işçilerin sesini duyurmak için sosyal medya ve basın üzerinden destek çağrıları yapıyor. Bu eylem, benzer sektörlerdeki diğer işçilere de ilham kaynağı olabilir; zira madencilik gibi riskli bir alanda hak gaspı, sadece ekonomik değil, hayati bir sorun teşkil ediyor.
Kınık’ın soğuk kış günlerinde süren bu direniş, yerel halkı da etkiliyor. Aileler, eşler ve çocuklar madencilerin yanında saf tutmuş durumda. Bir işçi, “Eşim, çocuğum aç kalmasın diye buradayız. Bu maden bizim ekmek kapımız, ama hakkımızı yedirmeyeceğiz” diyor. Olay, ulusal medyada da yankı buldu; benzer vakalar, Türkiye’de yabancı sermayenin emek haklarını nasıl etkileyebileceğini sorgulatıyor. Polyak işçileri, sadece kendi haklarını değil, tüm emekçilerin geleceğini savunuyor.
Sonuç olarak, Polyak Madenin direnişteki işçileri , haklarını alıncaya kadar, mücadele etmekte kararlı olduklarının, altını kalınca çiziyorlar. İşçiler talepleri karşılanana kadar pes etmeyeceklerini belirtiyor. Bu süreç, şirketler arası geçişlerde emekçilerin korunmasına dair yasal düzenlemelerin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Umarız, bu mücadele işçiler açısından zaferle sonuçlanır ve Türkiye, ucuz işçi cenneti olarak değil, işçi sınıfının mücadeleyle ,zafere ulaşmış olmasıyla anılıyor olmaya başlar.
Yorumlar (0)