Buradayız, Korkmuyoruz, Pes Etmiyoruz!
Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik işçileri, yıllardır biriken hak gasplarına karşı sessiz kalmadı. Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde 13 Nisan 2026’da başlattıkları Ankara yürüyüşü, zorlu yol şartlarına rağmen kararlılıkla sürüyor. Yeraltının karanlığında emek veren madenciler, “Buradayız, korkmuyoruz, pes etmiyoruz!” sloganlarıyla başkentin kapılarına dayandı. Talepleri net ve haykırışları güçlü: Alın terlerinin karşılığı olan ücretler, tazminatlar ve iş güvencesi.
Doruk Madencilik’in kökeni, 2016’daki 15 Temmuz darbe girişiminin ardından TMSF’ye geçen Yunus Emre Termik Santrali ve bağlı kömür madenine uzanıyor. Bir zamanlar 1200’ü aşkın işçinin çalıştığı işletme, TMSF yönetimi döneminde yüzlerce işçinin tazminatsız çıkışına, zorla ücretsiz izne ve hak gasplarına sahne oldu. 2022 Aralık’ta Yıldızlar SSS Holding’e sadece 1 milyon TL gibi sembolik bir bedelle devredilen maden ve santralde sorunlar bitmedi; aksine derinleşti. İşçi sayısı 300’e kadar geriledi, aylarca ücret ödenmedi, kıdem tazminatları gasp edildi. Şirketin diğer işletmelerinde de benzer mağduriyetlerin yaşandığı belirtiliyor. 
Yürüyüş, 12 Nisan gecesi maden önünde toplanmayla başladı. İşçiler soğuk gecelerde, buz tutan yollarda sabahlayarak adım adım ilerledi. Beypazarı’nda halkın desteğiyle karşılandılar, yol boyunca dayanışma mesajları aldılar. Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve örgütlenme uzmanları, “Muhatabımız Yıldızlar Holding değil, TMSF ve Enerji Bakanlığı’dır” diyerek sorumluluğu üst mercilere işaret etti. İşçiler, “Haklarımızı almadan dönmek yok” diyor. Yürüyüşün 7. gününde Ankara’ya giriş yapan madenciler, “Yeraltının selamını Ankara’ya getirdik” mesajıyla dikkat çekti.
Talepler net ve kapsamlı:
İşçiler, bu taleplerin yalnızca Doruk Madenciliği değil, Türkiye genelindeki benzer mağduriyetleri de kapsadığını vurguluyor. TMSF’nin devir sırasında işçilerin haklarını gözetmediği, holdingin ise devraldığı yükümlülükleri yerine getirmediği eleştiriliyor
Yürüyüş boyunca madenciler, “Bir avuç holding binlerce insanı köle etmiş” diyerek vahşi madenciliğe ve güvencesiz çalışmaya karşı durduklarını ifade etti. Soğuk havada, yorgunluk içinde ama moralleri yüksek şekilde ilerleyen işçiler, gerekirse madene kapanma ve patronların kapısına dayanma kararlılığında. Sendika yetkilileri, “Direnişle, dayanışmayla mutlaka kazanacağız” mesajı veriyor.
Bu mücadele, yalnızca ücret ve tazminat meselesi değil; aynı zamanda onurlu çalışma, güvenli gelecek ve iş güvencesi mücadelesi. Madenciler, yeraltında canlarını ortaya koyarken, yerüstünde de haklarını arıyor. Ankara’da yetkililerin bu sesi duyması bekleniyor. Yürüyüş devam ederken, emek örgütleri ve halktan gelen destekler de artıyor.
Madencilerin kararlı yürüyüşü, “Pes etmiyoruz!” nidalarıyla sürüyor. Alın teri ve can pahasına üretilen kömürün karşılığında, işçiler sadece haklarını değil, onurlarını da geri istiyor. Mücadeleleri, Türkiye’deki tüm güvencesiz emekçilere örnek niteliğinde. Hakları ödenene, güvenli ortam sağlanana ve kamulaştırma gündeme gelene dek yollar onları Ankara’da tutacak gibi görünüyor.
Yorumlar (0)