KESK’in Kararlı Nöbeti Hak Arayışı Baskılara Boyun Eğmiyor

Bu direniş, Türkiye’de sendikal hakların ve temel özgürlüklerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Baskı ve şiddet, hak arayışını durduramaz; aksine kararlılığı pekiştirir. KESK’in Genel Merkezi önünde devam eden nöbet, yalnız kamu emekçilerinin değil, tüm emekçilerin onurlu mücadelesinin simgesi haline gelmiştir.

KESK’in Kararlı Nöbeti Hak Arayışı Baskılara Boyun Eğmiyor

 

İşimiz Aşımız Onurumuz İçin

Güvenpark’ta polis engellemesiyle karşılaşılan oturma eylemi, KESK Genel Merkezi önüne taşınarak devam ediyor. Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde keyfi kararlarla görevlerinden ihraç edilen KESK üyesi kamu emekçilerinin işe iadesi talebiyle başlatılan nöbet, tüm baskılara, tehditlere ve polis saldırılarına rağmen kararlılıkla sürüyor.

Yıllardır emeklerinin karşılığını alamayan, hukuksuz bir şekilde işlerinden edilen binlerce kamu çalışanı, KESK öncülüğünde sesini duyurmaya çalışıyor. OHAL KHK’larıyla “terör örgütü üyeliği” gibi soyut gerekçelerle işten atılan emekçiler, ne suçlu olduklarını ne de hangi delile dayanılarak ihraç edildiklerini öğrenebildi. Mahkeme kararları bile bu hukuksuzlukları düzeltmekte yetersiz kalıyor. İhraç edilenler, aileleriyle birlikte yıllardır maddi ve manevi büyük sıkıntılar yaşıyor; işsizlik, damgalanma ve gelecek kaygısıyla mücadele ediyor.

Bugün KESK Genel Merkezi önünde toplanan emekçiler, “İşimiz, aşımız, onurumuz için” diyerek direnişlerini sürdürüyor. Güvenpark’ta engellenmelerine rağmen eylemlerini başka bir mekâna taşıyarak pes etmediklerini gösterdiler. Bu nöbet, sadece kişisel hak arayışı değil; aynı zamanda kamu emekçilerinin örgütlenme özgürlüğüne, çalışma hakkına ve adalete yönelik sistematik saldırıya karşı ortak bir duruştur.

KESK, yıllardır bu hukuksuz ihraçlara karşı mücadele ediyor. Sendika, “İşinden ettiğiniz ve yıllardır mücadele eden kamu çalışanları derhal görevlerine iade edilsin!” çağrısını yineliyor. Çalışma hakkının gaspı artık son bulmalıdır. İhraç edilen emekçilerin hiçbir ayrım yapılmaksızın eski görevlerine iade edilmesi, hem hukukun gereği hem de vicdani bir zorunluluktur.

Bu direniş, Türkiye’de sendikal hakların ve temel özgürlüklerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Baskı ve şiddet, hak arayışını durduramaz; aksine kararlılığı pekiştirir. KESK’in Genel Merkezi önünde devam eden nöbet, yalnız kamu emekçilerinin değil, tüm emekçilerin onurlu mücadelesinin simgesi haline gelmiştir.

Artık vakit, bu hukuksuzluğa son verme vaktidir. İşe iadeler gerçekleştirilmeli, çalışma hakları iade edilmeli ve kamu emekçileri yıllardır bekledikleri adalete kavuşmalıdır. KESK’in kararlı duruşu, bu mücadelenin bitmediğini ve bitmeyeceğini gösteriyor.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış