İlk kez Yarın dergisindeki şiirlerinden tanımıştım Ahmet Telli’yi. Seksenlerin gençlerinin güzel şair abisiydi. “Su Çürüdü” kitabı önce başucumdaydı, sonra elden ele dostları dolaştı. O gün bugündür hep aklımdadır unutulmaz dizeleri:
Bataklıktaki suyun da bir su yanı vardır. Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir kokusuna. Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile değildi artık. Küstü, öldürdü kendini su...Su çürüdü...Adımdan gayrısını bilmiyorum.[Su Çürüdü]
Çağdaş Türkü yayınlanan iki albümünde seslendirdi en güzel şiirlerini. Hepimizin dilindeydi yıllarca:
Sen türkülerini söyleVe gülümse küçüğümÇünkü sesinin ırmağıylaYeşerecek hasretin bozkırlarıVe sen sahip çıkarakYaşama ve sevinceBekle beni acılar bitecekSevgiler çiçek açacak[Bekle Beni]
Sonra Selda da;
Gün biter gülüşün kalır bendeanılar gibi sürüklenir bulutlarÖmrümüz ayrılıklar toplamıdıryarım kalan bir şiir belki de[Gülüşün Eklenir Kimliğine]
Grup Yorum da… Hâlâ dillerdedir “Sıyrılıp Gelen”:
Belli ki dağların, denizlerinve göllerin üzerindensıyrılıp gelmektedir seherBelli ki yakındırdoğayı ve hayatı sarsacak saat[Sıyrılıp Gelen]
Fark ettim ki, yıllarca biriktirdiğim şiir arşivimde en çok Ahmet Telli şiirleri birikmiş. Dönüp dönüp, en zor günlerde, en sıkıntılı anlarda canıma umut katmış dizeleri:
Konuğum ol, oturupkonuşalım bir akşamve uzatalım geceyisözün çubuğunu yakarak.[Konuğum Ol]…Anısı biz olalım bu sokaklarınve hiç durmadan yağmur yağsınbiz gürültüsüz sözcükler bulalımsarmaşık fısıldasın yine.Gidersek birlikte giderizyeni sevinçler bulur hüzne benzeyen.[Anısı Biz Olalım Bu Sokakların]…Söylenecek bütün sözlersevincin ve sevdanınsavunulmasına dairdirve şimdi onlaryaralarını saracakbirilerini beklemektedirler.[Suçlama Beni]…Büyük aşklar yolculuklarla başlarve serüvenciler düşer bu yollara ancak.Onlar ki dünyanın son umuduSoyları tükenen birer çılgındırlarNe bir adresleri vardır onların yeryüzündene de aşktan başka bir sığınakları.[Soluk Soluğa]…Kavgadan uzak kalmışsansevdadan da uzaksın demektirdevinmez yüreğinin magmasıçatlamaz sabrın kara taşı unutma.[Deli Kuş]…Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirbir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasabitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesemoysa ne kadar sakin sokaklar, kent ve bütün yeryüzüipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğünesessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksizBelki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün[Belki Yine Gelirim]…Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştümBir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâSallanıp durmaktayım bir saatin sarkacıNasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyleZaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlarDursam ölürüm paramparça olur dünyaÇocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm[Çocuksun Sen]…Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı aynaTenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işteSu ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var sanaGetirebildiğim, kokularını yitirmişti çünkü güllerSuyu dinle ateşi yak özledim demek bu[Geldim İşte]…Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da giderbir nehir gibi susarım yüzünün deltasındaYanlış adreslerdeydik, kimliksizdik belkisarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklarBiz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardıüşür müydük nar çiçekleri ürperirkenGidersen kim sular fesleğenlerikuşlar nereye sığınır akşam olunca[Gidersen yıkılır bu kent]…Türküler paylaşılıyorsa eğerdağ rüzgârları paylaşılıyorsasevinç de dahildir bunave o zaman bütün bir yaşampaylaşılacak kadar güzeldir artık[Güz Gelmeden]…Ama bir şey vardı yine deBaşarısız ihtilallerden kendine kalanBüyük aşklar yolculuklarla başlarve serüvenciler düşer bu yollara ancakOnlar ki dünyanın son umudusoyları tükenen birer çılgındırlarAma yaşarlar dünyanın dört bir yanındaÖlümle alay ederler sanki[Soluk Soluğa]…Yak sevdanın çırasını türkülerlebarajını yıkan bir ırmak gibi katıl hayatahüznün isyana dönsün artıkbitsin bezginliğin ölümcül suskunluğuevde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya.[Yak Sevdanın Çırasını]…Saçlarındı diye düşünüyorum ömrümüzüçözdükçe savrulan rüzgârdı saçlarınve ikide bir aklıma düşüyor aynı soru-Aşkı bilmiyorsam nasıl değiştiririmkendimi, seni ve bütün dünyayı.[Zaman Kekemeydi]…Sonra yürümeliyiz seninleSokaklara caddelere çıkmalıyızBelki bir aşktır bu kentinBelleğini geri getirecek olan[Özletiyor Seni Bu Yağmurlar]
Sonra yıllar geçti üstadın dizelerini anarak. Nihayet 2013’te tam da Gezi’nin ertesinde, Karaburun’da karşılaştık, bana yıllardır sözleriyle yol gösteren güzel şair abimle. Son kitabı “Nida”yı anlatıyordu çay bahçesinde. O sükunetin ardındaki ince derinliğine, yaşanmış koca bir kavganın dinmeyen umuduna şahit oldum çekik gözlerinde. Ufak tefek bir vücutta ışık saçan bir koca yüreğin atışını duyumsadım. Bize yakışmaz dedim sonra durup rıza göstermek hayatın zulmüne, değiştirmek zorundayız hayatın akışını, güzel şair abime ayıp olur ötesi…
Sonra, bir gece o kötü haber geldi; bizi bırakıp gitmiş güzel şair abim… Hayır… Nafile… Hayatımızdaki, yüreğimizdeki o derin izler hiç bitmez, bizden öteye o ışık hiç sönmez sonsuza dek.

Yorumlar (0)