Şubat ayında, 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’ni ateşe vererek 35 İnsanın katledilmesine neden olan tutuklu 17 kişi tahliye edilmişti. Madımak davasının doğrudan tarafı konumunda bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) suçluların tahliye edilmesi üzerine harekete geçti. “Haberin Var mı! Sivas’ın Katilleri Serbest Bırakıldı, Madımak Hala Yanıyor!” sloganı ile tam 33 gün etkinlikler başlatıldı, nöbete duruldu. 2 Mart 2025 tarihinde "33 Can için 33 Gün Adalet Nöbetine başlandı. Nöbete durulan merkezlerden biri de Datça'ydı. Datça'da Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi Datça Şubesi önünde öldürülen 33 Can için 33 gün boyunca etkinlikler düzenlendi. Nöbete, çeşitli siyasi partiler, kitle örgütlerinden destekler verildi. Kalabalık yurttaş toplulukları nöbete duranları yalnız bırakmadı. Hep birlikte birçok etkinlikte buluşuldu. Bugün (03.04.25) nöbetin son günü. Ankara'da bulunan PSAKD Genel Merkezi önünde buluşan vatandaşlar Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak için yürüyüşe geçti. Güvenlik güçleri tarafından Adalet Bakanlığı'na yaklaştırılmayan kitlenin önü kesilerek yürümelerine izin verilmedi. Polis ablukası altında PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe bir basın açıklaması yaptı.
Yapılan basın açıklamasının tam metni şöyle:
Sevgili Canlar, Değerli Basın Emekçileri!
Sivas Madımak Katliamının üzerinden 32 yıl geçti. 32 yıldır sokak sokak, meydan meydan, mahkeme mahkeme adaleti aradık ve talep ettik. 32 yıl boyunca “Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet” diye diye bugünlere geldik. Bugün bu talebimizi bir kez daha haykırmak için buradayız. Sivas Madımak Katliamında katledilen 33 canımızı bir kez daha anmak, unutturmayacağımızı ve verdiğimiz ikrara bağlılığımızı bir kez daha ortaya koymak için buradayız.
Adalet ve Demokrasi Arayışımız Devam Edecek
Adalet mücadelemizi sürdürmek, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olan Sivas Madımak Katliamı davasının bir insanlık davası olduğunu ve biz bitti demeden bitmeyeceğini dosta, düşmana haykırmak için buradayız. Ne yazık ki, adaletin ayaklar altına alındığı, hukukun bir siyasi silaha dönüştürüldüğü karanlık bir dönemden geçiyoruz. Biz biliyoruz ki, katliamlarla yüzleşilmeden ve katliamcı zihniyetten hesap sorulmadan yani tam anlamı ile bir hesaplaşma yaşanmadan bu ülkeye ne barış, demokrasi ne de adalet gelmeyecektir. Bugün yaşadığımız bütün anti demokratik uygulamaların, kanun tanımamazlığın, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, her türlü çürümüşlüğün nedeni demokrasiden yoksunluktur. Demokrasiden yoksunluk ise adaletten ve barıştan yoksunluğu getirmektedir. Önü alınmaz ise de rejim hızla otokrasiye dönüşecektir. Hakkını arayan, adalet talep eden, barış ve demokrasi isteyen herkes düşman ilan edilecek ve cezaevlerine doldurulacaktır. Tıpkı bugün olduğu gibi…
Değerli Canlar!
2 Temmuz’da Sivas’ta insanlığa karşı en ağır suçlardan birini işleyen katiller serbest bırakıldı! Duydunuz değil mi? Katiller serbest bırakıldı. Bu karar, yalnızca hukukun içine düştüğü durumu değil, aynı zamanda rejimin nereye savrulduğunun açık göstergesidir. Bu karar, analarımız ve ailelerimiz başta olmak üzere insanım diyen herkesin vicdanını yaralamış, yüreklerimize bir kez daha kor düşürmüştür. Bu karar, sadece Sivas’ın hesabını kapatma girişimi değildir; aynı zamanda memlekette hukuku ve adaleti tamamen ortadan kaldırmaya çalışan bir zihniyetin ürünüdür!
Ülke Hızla Karanlığa Sürükleniyor
Bu zihniyet bugün sadece Sivas davasında değil, memleketin her köşesinde kendini dayatıyor. Halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarına kayyum atanıyor. Belediye başkanları, muhtarlar, meclis üyeleri, milletvekilleri, parti başkanları tek tek ve toplu halde hapishanelere dolduruluyor. Bu durumu protesto etmek isteyen halka sokaklarda zulmediliyor, gençler gözaltına alınıp tutuklanıyor. Bu zihniyet ülkeyi hızla karanlığa sürüklüyor. Bu zihniyet, bilime, bilim insanına, sanata, sanatçıya savaş açıyor. Bu zihniyet, dağlarımızı, taşlarımızı bir avuç sermayeye peşkeş çekiyor, bu zihniyet, eğitim sistemini bilimden ve akıldan uzaklaştırıyor. Bu zihniyet, katili, tacizciyi, tecavüzcüyü koruyup, hakkını arayanı, demokratik tepkisini göstereni cezalandırıyor. Kısacası bu zihniyet, ülkemizi ve halkımızı içinden çıkılmaz derin krizlere sürüklüyor.
Adalet Arayışımız Katliamlarla Hesaplaşıncaya Kadar Devam Edecek
2 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilen Sivas Madımak Katliamının gerçek sorumluları, planlayıcıları ve asıl aktörleri yargı önüne çıkarılmadı. Aileler ve örgütlü gücümüzün 32 yıldır sürdürdüğü mücadele sayesinde bu günlere kadar sürdürülen dava, önce zaman aşımına uğratıldı, sonra da her biri ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan katiller serbest bırakıldı. Bu kararın ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği örgütlülüğü olarak başlattığımız, 33 CAN, 33 GÜN nöbetimizin bugün son günü. 33 gündür dernek binalarımızda, cem evlerimizde, sokakta, parklarda sürdürülen nöbeti bugün burada tamamlayacağız. Ancak, adalet arayışımız ve mücadelemiz asla bitmeyecek ve katliamlarla hesaplaşıncaya kadar devam edecektir. Biz biliyoruz ki, Maraş’ta Ali Tıraş’ı kaynar kazanda haşlayan, anaların karnındaki bebeği süngüleyen caniler ile, Çorum’da Veli Dede’yi fırına atan caniler aynı zihniyetin ürünüdür. Sivas’ta Madımak Oteli’ni ateşe verenler ile Suruç’ta gençlerin düşlerini bombalayanlar aynı zihniyetin ürünüdür. Bugün Suriye’de Alevi Soykırımı yapan, selefi, cihatçı çetelerin sahip olduğu zihniyet ile Türkiye’de gerçekleştirilen onlarca yüzlerce katliamın sorumlularının sahip olduğu zihniyet, bire bir aynı zihniyettir.
Ülkenin Hızla Şeriata Gitmesine İzin Vermeyeceğiz
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nu , seçilmişleri, gazetecileri, öğrencileri, yarınlarına sahip çıkan gençleri tutuklayan, gözaltına alan, iktidarlarının devamı için her türlü anti demokratik uygulamayı ortaya koyanlarla, MADIMAK’IN katillerini aklayan akıl aynı akıldır. Dün Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da, Gazi’de, Gezi’de, Ümraniye’de, Suruç’ta, Ankara Gar Meydanında, Roboski’de, Dersim’de, Koçgiri’de, Reyhanlı’da ve daha bir çok yerde vahşi katliamları gerçekleştiren cihatçı anlayış, bugün ülkemizi teslim almaya çalışıyor. Bunun farkındayız. Suriye’de başta Aleviler olmak üzere çeşitli halklara zulmeden, soykırım uygulayan selefi anlayış, ülkemizde kendisine taban oluşturmaya çalışıyor. Bu anlayış, tarikat ve cemaatlerle, siyasi iktidarı kontrol altına almaya ve ülkeyi hızla şeriata götürmeye çalışıyor. Bunun da farkındayız. Ancak, buna izin vermeyeceğiz. Karanlığa teslim olmayacağız. 33 canımızın katillerini serbest bırakanlar, bayram arifesinde de Hizbullahçı katilleri serbest bıraktılar. Onlar, taraflarını hiçbir zaman değiştirmediler. Onlar yakanlardan, katillerden yana oldular. Biz de tarafımızı değiştirmedik, biz de mazlumdan yana, haktan ve hakikatten yana taraf olduk, olmaya da devam ediyoruz. Hiçbir güç bizi bundan vaz geçiremeyecektir. AKP/MHP Hükümeti her gün yeni bir hukuksuz uygulama ile karşımıza çıkıyor. Ama bilsinler ki, biz hiçbir hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz! Gençler sokakta, meydanlarda, kampüslerde direniyor! Onların cesareti, bizlere bir kez daha umudu ve mücadeleyi hatırlatıyor. Gençler diyor ki: “Bu memleket bizim, bu adaletsiz düzene teslim olmayacağız!”
Sivas’ın hesabını kapattıklarını sananlar, bilmelidir ki bizler buradayız! Pir Sultan Abdal’ın, Nesimi’nin, Hallac-ı Mansur’un yoldaşları buradadır! Bu dava kapanmayacak, adalet talebimiz son nefesimize kadar sürecektir.
Ve buradan bir kez daha haykırıyoruz: Bu adaletsiz düzeni kabul etmiyoruz!
Halkın iradesine sahip çıkacağız. Sivas’ın hesabını soracağız. Hukukun, adaletin ve demokrasinin gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz!
Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız!
Halkın iradesine sahip çıkıyoruz!
Adalet istiyoruz, hemen şimdi!
Sivas için Adalet! Herkes için Adalet!
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ GENEL MERKEZİ
Yorumlar (0)