DANIŞTAY Dördüncü Dairesi (esas 2025/1948 ve 2025/5392 kararı ile), Muğla Dördüncü İdare Mahkemesi'nin DATÇA YAT LİMANI ÇED RAPORU İptal Kararını kaldırarak KESİN Hükümle DAVANIN REDDİ kararı verdi. Karara bir hakim şerh koydu.
Yüksek Mahkeme kararını verirken yerel mahkemenin atadığı bilirkişi raporlarına itibar etmedi. Bilindiği gibi 4. İdare Mahkemesinin atadığı 11 bilirkişinin 9'u ÇED Raporunun iptali gerektiğini söylemiş. Sadece ikisi ise kaçamak laflarla, ÇED Raporuna olur vermişti. Bilirkişi Raporlarına dayanarak, 4. İdare Mahkemesi ÇED Raporunu iptal etmiş ve Yürütmeyi Durdurmuştu. Danıştayın verdiği bu kararla, Bilirkişi Raporları, olumsuzlandı ve kararda "Sonuç olarak; bilirkişi raporunda olumsuz yönde kanaat bildiren bilirkişilerin görüşleri, yukarıda belirtilen nedenlerle kabul edilmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır." hükmü verildi. Bu hükme ek olarak, "Temyize konu Muğla 4. İdare Mahkemesinin 17/02/2025 tarih ve E:2024/581, K:2025/238 sayılı kararının Üye Mehmet A. C.'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE" KESİN olarak karar verdi.
Karara bir hakim üye: "Mahkemece, yukarıda sayılan bilirkişi tespitlerinin yanında bilirkişinin başka tespitleri de esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olmakla birlikte, Mahkeme kararında yer alan iptal gerekçelerinden yukarıda sayılanlar dışındakilerin ÇED raporunu kusurlandırmayacağı ve dava konusu işlemin iptalini gerektirir nitelikte olmadıkları kanaatiyle yukarıda sayılan hususların dava konusu işlemin hukuka aykırılığı sonucunu doğurduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi, Mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum" diyerek karşı oy verdi ve karara katılmadı.
Kararı değerlendiren hukukçular, bu kadar çok bilirkişinin verdiği raporun aksine verilen Danıştay Kararının bir SKANDAL niteliği taşıdığını ifade ediyorlar.
Görüş bildiren Datçalılardan bir çoğu ise, kararın ibretlik bir karar olduğuna ve yargı sisteminin giderek toplumun tüm kesimleri arasında adalet dağıtmak yerine belirli kesimlerini önceleyen kararlar verdiğine işaret ederek, yargı sistemine güvenmediklerini söylüyor.
(danıştay 4. daire esas 2025/1948 ve karar 2025/5392 kararına göre: muçep derneği, datçalılar, davalı tarafın 36binTL'lik vekalet ücreti ile birlikte 34.500TL bilirkişi ücreti, 3.649,70-TL yargılama gideri ve davalılar yanında müdahil olan Datça Marina Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan toplam 5.135,20-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı idare yanında müdahillere verilmesine karar verdi... mahkemenin, davalı yanında müdahil olan yararlanıcı şirketin masraflarını gözetmesi ve dava açan belediyeler ve muçep derneğinin davalarının birleştirilmeyip, hepsinden bilirkişi, yargılama ve diğer masraflarını istiyor olması da hukukçular tarafından etik bulunmadı, hukukçular bunun, vatandaşın hak aramasının önüne çıkartılmış bir engel olduğu görüşünde)
)
Yorumlar (0)