Barış Mücadelesinin Sarsılmaz İradesi
Barışı savunmak, savaşmaktan daha zor ve meşakkatlidir. Savaş baronlarının hedefi olacağını bilerek, barış için cansiperane mücadele etti.
Bir sayfalık ömrün içinden süzülen kelimeler gibiydi Sırrı Süreyya Önder. Adıyaman’ın tozlu sokaklarından, Ankara’nın darbe gölgeli koridorlarına, Gezi’nin gaz bulutlarından uzanan bir yol. Ne bir kahraman heykeliydi ne de efsanevi bir figür; o, hayatın kendisi gibi çelişkili, inatçı ve umut dolu bir adamdı. 3 Mayıs 2025’te, kalbinin ve damarlarının isyanıyla veda ettiği bu dünyadan geriye, kelimelerin ve jestlerin bıraktığı izler kaldı.
Sırrı Abi
Onu tanıyanlar, “Sırrı Abi” derdi. Bu hitap, mesafeyi eriten, samimiyeti çoğaltan bir anahtardı. Sinemacıydı; Beynelmilel gibi filmlerdeki o ince mizah, acıyı ve direnişi aynı karede buluştururdu. Gazeteciydi; köşe yazılarında dil, barışın elçisi olurdu. Siyasetçiydi; ama o siyaset, koltukların değil, yaraların sarılması içindi. 2013’te Nevruz’da okuduğu mektup, yüz binlerin nefesinde bir umut kıvılcımıydı. Her adımda hedef olabileceğini bilerek yürüdü.
Barış, onun için soyut bir ideal değil, somut bir emekti. Savaşın dilini terk edip, diyalogun riskli ama zorunlu yoluna girenlerdendi. “Bir kişi bile barışı talep etmeye devam ederse umut vardır” diyebilen nadir seslerden biriydi. Güldüğü zaman yüzü kırışır, gözleri parıldardı; ama o gülümsemenin ardında, yılların hapisane günleri, işkence izleri ve kaybedilmiş dostlar yatardı. Yine de kin tutmadı. Kin, barışın zehriydi onun gözünde. Onun inadı, “inadina barış” diyen bir iradeydi; ne rahat koltuklara sığdı ne de konforlu sessizliklere.
Ölümünün üzerinden bir yıl geçti. 2026’nın bu Mayıs’ında, onun yokluğu hâlâ bir boşluk olarak duruyor. Ama mirası, o boşluğu doldurmak üzere bekliyor. Barış, kolay değildir; o, her gün yeniden inşa edilen, her itirazda sınanan bir iradedir. Sırrı Süreyya Önder, bu iradenin cisimleşmiş haliydi. Savaş baronları hedef alsa da, damarları isyan etse de o, son nefesine kadar barışın sözcüsü kaldı.
Onun gibi adamlar ölmez; kelimelerde, mücadelelerde ve hâlâ barış diye haykıran her seste yaşar. Barış mücadelesi, onun sarsılmaz iradesiyle yoluna devam ediyor. Belki bir gün, o ince ipin üstünde yürümek zorunda kalmayacağız. Belki o gün, Sırrı Abi’nin gülümsemesiyle selamlaşacağız.
Anısına.
Yorumlar (0)