Toplu İş Sözleşmesi Değil , İşçileri Satış Sözleşmesi

Fabrika önü ve içerdeki tepkiler sert oldu. İşçiler, “Biz grevdeyiz, siz niye bitirdiniz?” sloganlarıyla sendika yöneticilerini protesto etti. Birçok işçi, sendikanın kendi iradelerini gasp ettiğini belirterek, “Bu bizim grevimizdi, bizim kararımızdı. Sendika bizi satmadı, kendi varlığını sattı” ifadelerini kullandı. Özellikle kadın işçilerin yoğun olduğu Korteks’te, “Ev kirası, mutfak masrafı, çocuk okulu… Bunları sendika yöneticileri mi ödeyecek?” soruları sıkça duyuldu. Teksif Sendikası’nın bu hızlı kararının arkasında ne olduğu tartışılıyor. İşçiler, yönetimin şirketle daha önceden uzlaşmış olabileceğini, grevi ise sadece baskı unsuru olarak kullandığını öne sürüyor. “Grev ilan edip iki gün sonra teslim olmak, işçiye ihanettir” diyen bir işçi, sendika binasına yürümek isteyen arkadaşlarını zor zapt ettiklerini anlattı. Bir başka işçi ise, “Yıllardır aidat ödüyoruz. Ama kriz anında yanımızda değiller. Patronla aynı masada oturup bizim sırtımızdan pazarlık yapıyorlar” diyerek öfkesini dile getirdi.

Toplu İş Sözleşmesi  Değil , İşçileri Satış Sözleşmesi

 

Korteks İşçilerinin Sarı Sendikacılık İhanetine Uyanışı

 

Bursa’da tekstil sektörünün önemli fabrikalarından Korteks’te yaşananlar, Türkiye işçi hareketi açısından çarpıcı bir örneğe dönüştü. Sefalet zammı olarak nitelendirilen düşük ücret teklifine karşı greve çıkan işçiler, grevin ikinci gününde büyük bir hayal kırıklığıyla karşı karşıya kaldı. Teksif Sendikası yöneticilerinin, işçilerin iradesini hiçe sayarak şirketin teklifini kabul etmesi, fabrikada öfke ve tepki dalgasına yol açtı.

Korteks fabrikasında çalışan yüzlerce işçi, aylardır süren enflasyonun altında ezilen ücretlerine karşı sesini yükseltmişti. “Artık geçinemiyoruz” diyerek bir araya gelen işçiler, insanca yaşanabilir bir zam talebiyle grev kararını almış ve üretimi durdurmuştu. Grevin ilk günü umut ve dayanışma havasıyla geçmişti. Ancak ikinci gün, sendika yönetimi beklenmedik bir şekilde masaya oturup şirketin teklifini kabul ettiğini açıkladı. İşçilerin büyük çoğunluğunun onaylamadığı bu karar, grevi aniden sona erdirdi.

 Sarı Sendika Kime Hizmet Ediyor

Fabrika önü ve içerdeki tepkiler sert oldu. İşçiler, “Biz grevdeyiz, siz niye bitirdiniz?” sloganlarıyla sendika yöneticilerini protesto etti. Birçok işçi, sendikanın kendi iradelerini gasp ettiğini belirterek, “Bu bizim grevimizdi, bizim kararımızdı. Sendika bizi satmadı, kendi varlığını sattı” ifadelerini kullandı. Özellikle kadın işçilerin yoğun olduğu Korteks’te, “Ev kirası, mutfak masrafı, çocuk okulu… Bunları sendika yöneticileri mi ödeyecek?” soruları sıkça duyuldu.

Teksif Sendikası’nın bu hızlı kararının arkasında ne olduğu tartışılıyor. İşçiler, yönetimin şirketle daha önceden uzlaşmış olabileceğini, grevi ise sadece baskı unsuru olarak kullandığını öne sürüyor. “Grev ilan edip iki gün sonra teslim olmak, işçiye ihanettir” diyen bir işçi, sendika binasına yürümek isteyen arkadaşlarını zor zapt ettiklerini anlattı. Bir başka işçi ise, “Yıllardır aidat ödüyoruz. Ama kriz anında yanımızda değiller. Patronla aynı masada oturup bizim sırtımızdan pazarlık yapıyorlar” diyerek öfkesini dile getirdi.

Olay, sendikalara olan güvenin giderek eridiği bir dönemde yeni bir tartışma başlattı. Türkiye’de birçok sektörde benzer şekilde “sözde grev”ler ve hızlı anlaşmalarla sonuçlanan eylemler, işçilerin “kendi sendikamıza karşı mücadele etmek zorunda kalıyoruz” tepkisini doğuruyor. Korteks işçileri ise bu tabloyu kabul etmiyor. Grevin bitirilmesine rağmen fabrika içinde imza kampanyaları başlatan, seslerini duyurmak için sosyal medyayı kullanan işçiler, “Bu iş burada bitmedi” mesajı veriyor.

Korteks’teki bu gelişme, sadece bir fabrikanın iç meselesi değil. Türkiye’de emek mücadelesinin yaşadığı tıkanıklığın, sendikal bürokrasinin işçiden koptuğunun ve işçilerin kendi iradelerini yeniden ele alma ihtiyacının somut bir yansıması. İşçiler artık sadece patrona değil, kendi adlarına hareket ettiğini iddia eden sendika yöneticilerine de hesap soruyor.

Korteks fabrikası önündeki öfke, önümüzdeki günlerde daha geniş yankı bulabilir. Çünkü işçiler, “sefalet zammı”nı kabul etmediklerini ve bu ihaneti unutmayacaklarını net bir şekilde ortaya koydu. Emek mücadelesinde yeni bir sayfanın açılabileceği bu süreç, tüm Türkiye’deki örgütlü işçiler tarafından yakından takip ediliyor.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış