Toprak Satılmaz ,Yakıt Halkındır

Grev, ikinci haftasında daha da güçleniyor. Ülkenin dört bir yanından La Paz’a doğru yürüyüşler düzenleniyor. Amazon’un tropikal bölgelerinden başlayan köylü ve yerli yürüyüşçüler, 20 günden fazla süren, binlerce kilometrelik zorlu bir yolculuğu geride bırakarak başkentte madencilerle buluştu. Madenciler, geleneksel dinamit kullanımlarıyla dikkat çekiyor; poncho rojos (kırmızı pelerinli yerli birlikler) ise polisin göz yaşartıcı gazına karşı kararlı duruş sergiliyor. Yollar üzerinde 70’ten fazla barikat kuruldu, öğretmenler okulları kapattı, ulaşım büyük ölçüde felç oldu.

  Toprak Satılmaz ,Yakıt Halkındır

Bolivya Emekçi Halkın Kararlı Direnişi

Bolivya, Mayıs 2026’nın ikinci haftasında tarihinin kritik eşiklerinden birini yaşıyor. Central Obrera Boliviana (COB – Bolivya İşçi Merkezi) öncülüğünde ilan edilen süresiz genel grev, ülke genelinde yolları, madenleri, okulları ve tarım alanlarını etkisi altına almış durumda. Madenciler, köylüler, yerli halk örgütleri, öğretmenler ve çeşitli emekçi kesimler, ekonomik kriz, yakıt kıtlığı, yoksulluk ve neoliberal saldırı yasalarına karşı ayağa kalkmış bulunuyor. Bu mücadele, yalnızca ücret ve yakıt taleplerini aşan, halkın egemenliğine ve topraklarına sahip çıkma iradesini ortaya koyan bir direniş haline gelmiştir.

Bolivya uzun süredir derin bir ekonomik krizle boğuşuyor. Doğal gaz ihracatının gerilemesi, döviz rezervlerindeki daralma ve yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması veya ciddi şekilde daraltılması, benzin ve dizel fiyatlarında keskin artışlara yol açtı. Ulaşım durma noktasına geldi, temel gıda ve ilaç fiyatları yükseldi, kırsal kesimde üretim sekteye uğradı. Hükümetin, bu krizi aşmak adına aldığı önlemler –özellikle yabancı sermayeye madencilik ve tarım arazilerinde kolaylık sağlayan düzenlemeler– emekçi kesimlerce “toprakların satışı” ve “neoliberal talan” olarak nitelendiriliyor. Law 1720 gibi yasalar, yerli ve köylü topluluklarının kolektif toprak haklarını zayıflatma riski taşıyor; bu da binlerce insanın uzun yürüyüşlere çıkmasına neden oldu.

Direnişin Gücü ve Kapsamı

Grev, ikinci haftasında daha da güçleniyor. Ülkenin dört bir yanından La Paz’a doğru yürüyüşler düzenleniyor. Amazon’un tropikal bölgelerinden başlayan köylü ve yerli yürüyüşçüler, 20 günden fazla süren, binlerce kilometrelik zorlu bir yolculuğu geride bırakarak başkentte madencilerle buluştu. Madenciler, geleneksel dinamit kullanımlarıyla dikkat çekiyor; poncho rojos (kırmızı pelerinli yerli birlikler) ise polisin göz yaşartıcı gazına karşı kararlı duruş sergiliyor. Yollar üzerinde 70’ten fazla barikat kuruldu, öğretmenler okulları kapattı, ulaşım büyük ölçüde felç oldu. 

COB ve CSUTCB (Köylü İşçi Konfederasyonu) gibi örgütler, yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı kalmıyor. %20’lik asgari ücret artışı, yüksek kamu görevlilerinin maaşlarında kesinti, özelleştirmelerin durdurulması ve özellikle yerli-köylü topraklarının korunması ön planda. Hareket, “Başkan Rodrigo Paz istifa” sloganıyla siyasi bir boyut da kazandı. Paz hükümeti, önceki sosyalist dönemden (MAS) sonra iktidara gelen sağ/neoliberal bir yönetim olarak tanımlanıyor ve ABD ile yakın ilişkileri nedeniyle eleştiriliyor. Hükümet ise protestoları “diyaloğa” çağırıyor ancak güven erozyonu derin. Bazı kesimlerde askeri müdahale hazırlıkları veya baskı iddiaları konuşuluyor.

Bu direniş, Bolivya’nın zengin mücadele tarihinin bir devamı niteliğinde. 2000’lerin başındaki su ve gaz savaşlarından, 2020’deki darbe karşıtı seferberliklere kadar Bolivyalı emekçiler, yerliler ve köylüler, örgütlülükleri sayesinde birçok neoliberal saldırıyı püskürtmeyi başardı. Bugün de aynı ruh hâkim: Farklı sektörler arasındaki birliktelik, “enternasyonal dayanışma” çağrılarını güçlendiriyor. Latin Amerika’nın diğer ülkelerinde de benzer neoliberal politikalar ve ekonomik sıkıntılar yaşanıyor; Bolivya’daki mücadele bu anlamda bölgesel bir ilham kaynağı olabilir.

Grev, ikinci haftasında daha da güçleniyor. Ülkenin dört bir yanından La Paz’a doğru yürüyüşler düzenleniyor. Amazon’un tropikal bölgelerinden başlayan köylü ve yerli yürüyüşçüler, 20 günden fazla süren, binlerce kilometrelik zorlu bir yolculuğu geride bırakarak başkentte madencilerle buluştu. Madenciler, geleneksel dinamit kullanımlarıyla dikkat çekiyor; poncho rojos (kırmızı pelerinli yerli birlikler) ise polisin göz yaşartıcı gazına karşı kararlı duruş sergiliyor. Yollar üzerinde 70’ten fazla barikat kuruldu, öğretmenler okulları kapattı, ulaşım büyük ölçüde felç oldu. 

  Toprak Satılmaz ,Yakıt Halkındır

Meydan Okuma ve Gelecek

Hükümet cephesi, grevin ekonomiyi daha da zora soktuğunu, vatandaşların günlük hayatının aksadığını vurgulayarak kamuoyunu etkilemeye çalışıyor. Yakıt ithalatı zorlukları, bütçe açıkları ve enflasyon действительно ciddi sorunlar. Ancak protestoculara göre, bu krizin faturası halka kesilmemeli; zengin maden kaynakları ve topraklar yabancı sermayeye peşkeş çekilmemeli.

 Zafer İçin Uzun Yürüyüş

Madencilerin, öğretmenlerin ve köylülerin talepleri, sadece kısa vadeli iyileştirmeler değil, uzun vadeli bir kalkınma modelinin değişimini işaret ediyor.

Grev devam ederken La Paz sokakları hareketli. Barikatlar, mitingler ve yürüyüşler sürüyor. Emekçi halkın örgütlü gücü, tarih boyunca birçok diktatörlüğü ve neoliberal paketi durdurdu. Bugün Bolivya’da da benzer bir irade var: “Toprak satılmaz”, “Yakıt halkındır”, “Neoliberal saldırılara hayır”.

Bolivyalı işçiler, köylüler ve yerli halklar, zor koşullar altında ama büyük bir kararlılıkla başkente akıyor. Bu mücadele, yalnızca Bolivya’nın değil, ezilen halkların ortak davasının bir parçası. Ekonomik krizlerin faturasını ödemeyi reddeden, topraklarına ve emeğine sahip çıkan bu direniş, zaferle sonuçlanırsa Latin Amerika’da yeni bir umut dalgası yaratabilir.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış