Bugün Datçalılar, Datça Demokrasi Platformunun çağrısı ile özelleştirilmeye konu olan Eski Hastane binası önünde kalabalık bir basın açıklaması daha gerçekleştirdi. Basın açıklamasında Datça Demokrasi Platformunun yanısıra paydaşları olarak MUÇEP Datça Meclisi, Datça Özbel Çevre Derneği pankartları da açıldı. Datça Sağlık Meclisinden Emekli Aile Hekimi Dr. Gönül Mesci basın metnini okudu. Açıklama öncesi Mesci, Sağlık Merkezini işaret ederek, Sağlık Merkezinde hekimlik yaptığını, kamu hizmetinde bulunduğunu tüm Datçalılar gibi acı-tatlı hatıralar biriktirdiğini ve sağlık hizmeti de verilen bu kamu alanının özelleştirilmesini tasvip etmediğini belirterek başladığı basın açıklamasında şunları söyledi: 
Değerli Arkadaşlar,
Datça’nın merkezinde nadir kalmış yeşilliği, sakinliğiyle korunabilmiş alanlardan birinin, Eski Hastane yerleşkesinin önündeyiz. Burası, Datça’nın kalbi, merkezi.
Datça’da kamuya ait, kamu yararı için kullanılan, yapılaşma baskısından korunabilmiş, hala yeşil kalabilmiş, yanında yöresinde nefes alabildiğimiz, önünde Hastanealtı Plajından denize girebildiğimiz, kumlarına yattığımız, Sevgi Yolunda trafikten korkmadan, yaya olarak genci yaşlısı, çoluk çocuğumuzla güven içinde yürüyebildiğimiz, kent içinde sağlık hizmeti alabildiğimiz, bir döneme damgasını vurmuş hafızalarımıza kazınmış, korunabilmiş değerli mekanlardan belki de sonuncusu! Kamu yararına, kamuya ait, ortak tarihi ve kültürel değerleriyle, deniziyle - yeşiliyle, sunduğu sağlık olanaklarıyla Datçalıların kendini mutlu hissettiği son mekanlardan biri!
Duyduk ki: yanında yöresinde bugüne kadar korunabilmiş hepimize huzur ve güven veren, dinlendirici sakinliği ve kamu yararına kullanımı ile bu alan, bizlere çok görülmüş! Son çıkan Cumhurbaşkanı Kararı ile Datçalılara sorulmadan, kimselerin fikri alınmadan kimbilir, kimler için özelleştirilecekmiş… Birileri daha çok kazansın, paralarına para katsın diye kamunun malı, kamunun elinden alınıp birilerine peşkeş çekilecekmiş?
Bu özelleştirme kararı, yalnızca bir arsa ya da üstündeki binayı değil, Datça’nın kamusal hafızasını, ekolojik dengesini, halk sağlığını ve ortak geleceğini hedef almaktadır. O yerleşke, onlarca yıldır Datçalıların merhabalaştığı, nefes aldığı, denize girdiği, kıyısında yürüdüğü, hatıralarını barındırdığı, fayda sağladığı bir sağlık kapısı olmuştur.
Biz Datça Demokrasi Platformunun paydaşları olarak diyoruz ki: huzurumuz, sağlığımız, koruduğumuz değerlerimiz satılık mal değildir! Topraklarımız, ormanlarımız, sahillerimiz gibi kamu alanlarımız talana açık değildir. Datça’nın yeşilini, mavisini, havasını ve sağlığını korumak, tüm Datçalıların ortak mücadelesi ile mümkündür.
Kamu yararı için kullanılan, Datçalıların hafızasına kazınan bu mekanın özelleştirilmesine de daha önce tıpkı Kurubük, Kargı Koyu ya da eski Hükümet Konağı ile Karakol binasına karşı verdiğimiz mücadeleleri hatırlayıp/hatırlatarak, hep birlikte karşı duracağız!
Datça Demokrasi Platformunun tüm bileşenleri olarak, bu özelleştirme kararına karşı verilecek her türlü demokratik mücadeleye sonuna kadar omuz vereceğimizi buradan ilan ediyoruz.
Yaşasın halkın ortak mücadelesi!
Basın Açıklamamızı bitirmeden geçtiğimiz günlerde Milas’ta Acele Kamulaştırmaya karşı direndiği için tutuklanan Akbelen Direnişçisi Esra Işık’ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz…
05.Nisan.2026
Datça Demokrasi Platformu
ve
Datça Özbel Çevre Derneği
Datça Sağlık Meclisi
Muğla Çevre Platformu
Basın Açıklamasında Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras:
Doktor Gönül Mesci'nin konuşmasının ardından, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da Datça'da özelleştirilme kararı ile ilgili bir konuşma yaptı:
Konuşmasına, "Kamu ortak malları hepimizindir, çocuklarımızındır, geleceğimizindir. Kamu ortak malları satıldığında, bizler iyice artık birbirimizden kopuyoruz, mülksüzleştiriliyoruz. Bugün sadece Datça'da değil, şu anda Türkiye'nin bir çok yerinde, özellikle rantın yüksek olduğu Muğla'mızda, kamusal alanlar, Özelleştirme eliyle, TOKİ eliyle, Emlak Konut eliyle satışa sunuluyor. Hergün bir kararname yayınlanıyor. Kamu yararı için bir kararname yayınlandığını daha görmedik. Yayınlanan kararnameler ya bir mülkün satışı için ya yeni bir vergi koymak için. Ama insanların sağlığı için, eğitim için, adalet için henüz daha bir çözüm üretecek bir kararname görmedik. Tek yapılan iş şu anda tamamen ranta dayalı veya batırdıkları devletin ekonomisinin açıklarını kapatmak için." Muğla’nın çeşitli ilçelerinden Bodrum’dan, Menteşe’den örnekler vererek, kamunun ortak mallarını, bu devletin malını mülkünü hiç ettiklerini ve yurttaşların da buna itiraz ettiklerini söyledi...
Ahmet Aras sözlerinin devamında ‘Verin burayı kreş yapalım. Verin burayı, çocuklarımız için... Verin burayı kültür merkezi yapalım, verin burayı ileri yaşlılar için yaşam merkezi yapalım, sosyal tesis yapalım, verin burayı yapalım, biz yapmayalım siz yapın. Niye satıyorsunuz arkadaş‘ dedi.... Konuşmasında kamu himeti amacıyla kullanılan bu yerlerin rant için satılmaması gerektiğine işaret ederek: "Yani ne istiyorsunuz. Biz bir şey yapalım. Burayı Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi yapalım Söz veriyoruz. Burayı Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi Yapacağız." dedi ve yapım imkanı kendilerine tanındığında kamu yararı için kullanılacak bir yer yapabileceklerini ve adını da onlar ne isterlerse kayabileceklerini ifade etti. .
Sözleri sık sık yurttaşların alkışları ile kesilen Ahmet Aras'ın konuşmasının bittiğinde, Datça Uyuma Toprağına Sahip Çık sloganları ile birlikte özelleştirme karşıtı sloganlar da atıldı.
Ne olmuştu:
17 Mart tarihli 11079 sayılı cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirmeye konu alan hakkında MUÇEP Datça Meclisinin 26.Mart'ta yapılan genişletilmiş koordinasyon toplantısında, aralarında Mimarlar Odası, Muğla Barosundan hukukçular, Datça Sağlık Meclisinden sağlıkçılar ve sağlık hakkı talep eden yurttaşlar, Kent Konseyinden katılımcılar, kadın ve yerel çevre dernekleri-platformları ve siyasi parti temsilcilerinin de katılımıyla konuya ilişkin ilk değerlendirmeler yapılmıştı. Özelleştirmeye konu alanın, Datça'nın merkezinde kalmış kamuya ait tek yeşil alan olduğu, uzun yıllardır hastane, sağlık merkezi, kaymakamlık, adliye ve lojmanların olduğu kamu yararına bir yerleşke olduğu, niteliği ve bulunduğu yer itibari ile kamu hizmeti dışında kullanılmaması gerektiği ve bu özelleştirmenin kamuya sorulmadan yapılmasının doğru olmadığı konusunda katılanlar ortak görüş bildirdi (bkz: Datça MUÇEP Meclisi Toplandı | muğla çevre platformu datça meclisi).
Toplantı çağrıcısı MUÇEP Datça Meclisi, Datça Sağlık Meclisi ve Datça Özbel Çevre Derneği ile birlikte Datça Demokrasi Platformunu, bu özelleştirme hakkında ilk tepkileri vermek üzere kalabalık bir basın açıklaması için 5 Nisan Pazar gününe işaret ettiler ve ortak basın açıklaması yapılacağını da MUÇEP Datça Meclisinin toplantısında açıklamıştılar (bkz: https://www.dayanisma-datca.org/sagligimiz-topraklarimiz-ormanlarimiz-sahillerimiz-talana-acik-degildir/).

MUÇEP içinde ve/veya dışında kesimler arasında disiplinlerarası işbirliği ile bir çalışma yürütülmesi de kararlaştırıldı. MUÇEP Datça Yerel Meclis Toplantısı sonrasında toplantıya katılan gerek Datça Kent Konseyi ve gerekse Mimarlar Odası Datça Temsilciliğinden, Eski Hastane taşınmazının özelleştirilmemesi gerektiğine dair basına açıklamalar yapıldı (bkz: https://www.dayanisma-datca.org/mimarlar-odasi-datca-temsilciligi-toplum-sagligi-merkezi-nin-ozellestirilmesine-tepki-gosterdi/).

CHP'li vekil ve yöneticilerinden oluşan bir CHP heyetinin Datça'da yapılan 38. MUÇEP Genel Meclis Toplantısını ziyaretini takiben kuvvetli bir basın açıklaması da CHP İlçe Başkanı Sezai Öz tarafından Eski Hastane önünde yapıldı. Basın Açıklamasına, Datça Demokrasi Platformunun tüm bileşenleri katıldı. Basın Açıklamasında CHP'li vekiller ve İl Başkanı da söz almış ve tepkilerini dile getirmişti: (bkz: https://www.dayanisma-datca.org/datca-halkindan-eski-hastanenin-ozellestirmesine-sert-tepki/).
Datçalılar, alandan ayrılırken özelleştirme karşıtı bir kampanyanın yapılması gerektiğine dair dileklerini de basın mensuplarıyla paylaştı.
Yerleşkenin özelleştirilmesine karşı yazılar için dayanışma-datça'daki şu yazılara da bakabilirsiniz:
Mahmut Balpetek: Datça Özeleştirmeye karşı Ayağa Kalktı ! | özeleştirme
Aydın Bodur: Bu Ne Yaman Çelişki Annem | özelleştirme
Yorumlar (0)