Datça Kadın Platformu: "Hayatlarımız ve Haklarımız Paketlere Sığmaz!"
Datça Kadın Platformu’nun çağrısıyla bugün (13.06.2026) Berkin Elvan Yontusu önünde bir araya gelen Datçalı kadınlar, 12.Yargı Paketi’ne karşı basın açıklaması yaptı. Çok sayıda kadının bir araya geldiği eylemde “Haklarımız torbalara sığmaz” “Türkiye’deki boşanmaların sadece % 2,8 i bir yıldan az süren evlilikleri kapsıyor” “Bakım emeğine güvence istiyoruz” “ İtaat yok isyan var” dövizleri taşıdılar. Kadınlar sık sık “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” “Nafaka haktır vaz geçmiyoruz” sloganı attılar.
“Yargı değil gasp paketi, haklarımızdan vazgeçmiyoruz” sloganı ile bir araya gelen platform üyeleri, iktidarın 12. Yargı Paketi ile kadınların, çocukların ve toplumun kazanılmış haklarına yönelik saldırılarına karşı mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı. Haklarımızı, hayatlarımızı ve özgürlüğümüzü savunmak için bir arada durmaya devam edeceğiz denildi.

Basın açıklamasını Kadın Platformu adına Zehra Kahraman yaptı. Açıklamada, 12. Yargı Paketi’nde yer alan LGBT+ ları suçlu ilan eden ve kadınların yaşamını doğrudan etkileyen konulara vurgu yapıldı. Kadınları şiddet ve yoksulluk karşısında seçeneksiz bırakmaya çalışıldığına dikkat çekildi.
Basın açıklamasının tam metni şöyle:
“Bugün 12. yargı paketine hayır demek için bir aradayız. Yargı paketi adı altında sinsice haklarımızın gasp edilmesini kabul etmiyoruz demek için buluştuk.
Haklarımızı gasp etmenin yeni bir yolu bu torba yasalar. Maddeleri tek bir pakete koyuyorlar ki kimsenin ruhu duymasın.
Torba yasa demek; bir yandan kadınların nafakasını gasp ederken bir yandan LGBTİ+ların yaşamlarını suç saymak demek.
Torba yasa demek; hem çocukları geleceksiz bırakıp hapis cezasını artırmak, hem de sosyal medya maddesiyle hepimizin sesini kısmaya çalışmak demek.
Bu yüzden 12. Yargı Paketi’ni topyekûn ve esastan reddediyoruz.
Bu paket, kadınları şiddet ve yoksulluk karşısında seçeneksiz bırakmaya çalışıyor. Boşanmayı hızlandırma bahanesiyle kadınların velayet, tazminat ve nafaka haklarını boşanma davasından koparmak; kadınları “bir an önce boşanmak” ile haklarından vazgeçmek arasında sıkıştırmak demektir. Nafakayı hedef almak, kadınların evlilik içinde nasıl yoksullaştırıldığını, nasıl güvencesiz bırakıldığını görünmez kılmaktır. “Uzlaştırma” ya da arabuluculuk adı altında kadınları şiddet faili erkeklerle aynı masaya oturtmak ise eşitliğin olmadığı yerde baskıyı ve iknayı dayatmaktır. Kadınların kendi ayakları üzerinde durabilecekleri ekonomik ve sosyal güvenceden mahrum bırakılmaları, aileye bağımlı hale getirilmeleri amaçlanıyor. Bunu kabul etmiyoruz!
Aynı paket, muğlak ifadelerle LGBTİ+’ların varlığını ve örgütlenme hakkını hedef alıyor; transların bedenlerine, kararlarına ve sağlık hakkına müdahale ediyor. Bu nefret yasasını kabul etmiyoruz! Çocuklar için koruma değil cezalandırma öne çıkarılıyor; devlet şiddeti, istismarı, çocuk işçiliğini ve yoksulluğu önlemek yerine sorumluluğu çocuklara ve ebeveynlere yıkıyor. Çocukluğun tartışmaya açılması, çocuk yaşta ve zorla evliliklerin de meşru hale gelmesinin hızla önünü açabilir.
Bugün yine kazanılmış haklarımıza yapılan saldırılara karşı yan yana durmak, mücadele etmek bir zorunluluk. Tüm illerde sesleniyoruz: On yıllar süren mücadelemizle elde ettiğimiz kazanımlarımızdan, eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam ısrarımızdan vazgeçmeyeceğiz.”
12.Yargı Paketi’ne hayır!
Basın açıklaması sloganlarla son buldu.
Yorumlar (0)