Modern dünyanın en görünür, ama o kadar çok görüldüğü için en görünmez nesnelerinden biri, belki de birincisi bayraktır. Sokağa çıkıp etrafa bu gözle bakmak bu savın ne kadar doğru ya da yanlış olduğunun sağlamasını yapmamızı sağlar. Kamu kurumlarında, siyasi parti binalarında, teknelerde … bayrak her zaman göndere çekilidir. Ulusal bayramlarda ya da terör saldırısından futbol maçına kadar ulusal çapta bir olay yaşandığında bu kervana iş yerlerinin vitrinleri ve evlerin balkonları da katılır. Pop kültürün yaygınlaşmasına paralel olarak, özellikle 1990’lardan itibaren, bayrak da bir pop kültür ürününe dönüştü. Bayrakların renklerini ve/veya üzerindeki simgeleri taşıyan -bardaktan tişörte, kolyeden otomobile- çok sayıda nesne gündelik hayatımızda boy göstermeye başladı.
Ulusal bayrak bu kadar yaygın bir nesne olmasına rağmen çok yenidir. Her ne kadar tarih boyunca, savaşan ordular savaş meydanlarında taraflarını ayrıştırmak için çeşitli flamalar taşımışlar, imparatorluk kuran kandaş topluluklar totemlerini (Roma Kartalı, Osmanlı Tuğu gibi) alem olarak kullanmışlarsa da genellikle dikdörtgen bir bez parçasından oluşan ve ulusu simgelediği için kutsallık atfedilen bez bayrak 16. Yüzyılın sonlarında bugünkü adıyla Hollanda’da ortaya çıktı. Ulusal bayraklar Hollanda’nın ardından Britanya’da görüldü ve Fransız Devrimi ertesinde bütün dünyaya yayıldı.
Roma İmparatorluğu döneminde Bizantion şehrinin simgesi olan ay ve sekiz köşeli yıldızın yer aldığı kırmızı bez, Osmanlı Devleti’nin ilk bayrağıydı ve ilk kez III. Selim döneminde görüldü. Bu bayrak II. Mahmut döneminde kamu kurumlarına ve gemilere asılmaya başlandı. 1844’te, Abdülmecit döneminde bayraktaki sekiz köşeli yıldız beş köşeli yıldıza çevrildi ve günümüzde Türkiye Cumhuriyeti’nin simgesi olan Türk Bayrağı’na dönüştürüldü.

A- 19.Yüzyıl başında Akdeniz’den bir Korsan Bayrağı.
B- 1945, Reichstag binasına dikilen SSCB bayrağı.
C- 1999, Pride Londra.
Dünyanın ilk enternasyonal bayrağı olan Korsan Bayrağı ilk ulusal bayraklar olan Hollanda ve Britanya bayraklarının denizlerde boy göstermesinin hemen ardından ortaya çıktı. 17. Yüzyıldan itibaren Atlantik Okyanusu’nda boy gösteren korsanlar, gemilerine siyah zemin üzerinde kuru kafa ve iskelet kemiklerinin yer aldığı bayraklar çekmeye başladı. Başlangıçta, yalnızca farklı etnisitelerden korsanların gemilerinde dalgalanan bu bayrak, Bahamalar’daki Nassau kalesinde adeta bir devlet bayrağına dönüşünce, bir süre sonra korsanlarla birlikte ortadan kalktı.
Tarihteki ikinci enternasyonal bayrak olan Kızıl Bayrak, ilk başlarda devletler tarafından tehlike ya da sıkıyönetim işareti olarak kullanılıyordu. Fransız Devrimi sırasında kralın azledilmesini isteyen göstericilere kırmızı bayrak çekilip ateş açıldı. Elli göstericinin öldürüldüğü bu katliamın 1792’deki ilk anmasında, Jakobenler kırmızı bayrak üzerine “Yürütmenin İsyanına Karşı Halkın Sıkıyönetim Yasası” yazarak Kızıl Bayrak’ın anlamını ters yüz etti.
1839-1851 arasında Uruguay’da yaşanan iç savaşta liberaller Kızıl Bayrak kullandı; 1848’de sosyalistler Kızıl Bayrak’ı simge olarak seçti. 1870’te Lyon Komünü’nün, 1871’de Paris Komünü’nün simgesi Kızıl Bayrak’tı. Orak ve Çekiç eklenmiş Kızıl Bayrak Rusya’da iç savaş sırasında komünistlerin elinde dalgalandı; 1922’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin resmi bayrağı oldu ve 1992’de SSCB yıkılıncaya kadar kullanıldı. 1949’dan itibaren Çin Halk Cumhuriyeti beş yıldızlı Kızıl Bayrak kullanmaya başladı. Bu dönemde komünist partiler, bütün dünyada parti bayrağı olarak orak çekiçli kızıl bayrağı kullanıyordu. Bugünlerde Kızıl Bayrak kullanan partilerin etkinliği oldukça azalmış olsa da, bu bayrak ve partiler dünyanın her yerinde varlığını sürdürüyorlar.
Üçüncü enternasyonal bayrak LGBT+ bireylerin kullandığı Gökkuşağı bayrağıdır. Bu bayrak ilk kez 1978’de, ABD’de eşcinsel olduğunu açıklayan ilk politikacı olan Harvey Milk’in katledilmesinin ardından düzenlenen cenaze töreninde görüldü. Başlangıçta sekiz renkli olan bayrak 1979’da kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor renkli şeritlerden oluşan standart bayrağa dönüştü, ancak o günden bu yana ana yapısı korunsa da farklı biçimleri de ortaya çıktı.
Enternasyonal bayraklar, ulus devletleri simgeleyen ulusal bayraklarla birlikte ortaya çıktı; dolayısıyla onlar da kapitalist dünya-sisteminin bir sonucuydu. Ölümü simgeleyen korsan bayrağı korku yaratarak direnişin zayıflatılmasını amaçlıyordu ve bu amacına ulaşıyordu. Sonunda korsanlar “halk düşmanı” olarak tarihe geçti, bayrakları ise popüler kültür ürününe dönüştü.
Tehlikeyi simgeleyen Kızıl Bayrak, komünistlerin elinde dünya düzeninin tersine çevrilmesinin simgesiydi. Sonunda bu amacın ilk adımı gerçekleşti ve komünist partiler dünyanın üçte birinde iktidar oldular; ama dünya düzenini tersine çevirmeyi başaramadılar. Komünist partiler bugün (Mandarin bürokrasisinin yerini alarak Çin İmparatorluğu’nu yeniden canlandıran ÇKP bir yana bırakılırsa) ne iktidardalar ne de tehlike olarak görülüyorlar. Orak-çekiçli Kızıl Bayrak ise yalnızca nostaljik bir popüler kültür ürününe dönüştü.
LGBT+ bireylerin Gökkuşağı bayrağı, bir anlamda popüler kültürden doğdu. Ancak bugün aslına dönen muhafazakar politikacıların gözünde ve bu politikacıların iktidar olduğu devletler nezdinde büyük bir tehdit olarak görülüyor ve yasaklanıyor. Oysa bu bayrak, ne korsan bayrağı gibi ölümü çağırıyor, ne de kızıl bayrak gibi tehlikeyi… Tam tersine her yağmur sonrası açan güneşin doğal olarak yarattığı canlılığı ve renk cümbüşünü yansıtıyor; daha geniş yorumlarsak çeşitliliği ve hoşgörüyü.
Yorumlar (0)