Datça'nın Kadın Dayanışması Ankara'da Ses Oldu
Kaos GL’nin 9-10 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da düzenlediği LGBTİ+ Hakları Sempozyumu’nda iki gün boyunca siyasal şiddet, barış, sağlık hakkı, hormon politikaları, sansür ve “Aile Yılı” gündemi tartışıldı; LGBTİ+’lar, feministler ve hak savunucuları dayanışmada buluştu.
Geçtiğimiz hafta sonu (9-10 Mayıs'ta) Ankara'da Kaos GL derneğinin düzenlediği sempozyuma Datça Kadın Platformu da davet edildi.
Dayanışmada teması eksik etmeyen bu iki mücadele grubu, sempozyumda da yan yana geldi.
Kaos LGBT hakları derneğinin düzenlediği sempozyum ilk gün savaş, siyasal şiddet ve barış durumlarını LGBT bakış açısı ile yorumladı. Konular akademisyen panelistler ve sahadaki LGBT tecrübeleri ile detaylandırıldı.
İlk günde otoriter ve faşist rejimlerle kurulan yeni dünya düzeni açısından 2008 yılının milat olduğu belirtildi. Türkiye'deki rejim değişikliği ve kadın ve LGBT’ ler üzerinde artan baskı açısından 2015 yılının milat olduğu belirtildi
2015 yılından itibaren iktidarın kadını itaat eder hale getirmek isterken, LGBT'lerin hiç olmamasını istediği belirtildi.
Sempozyumun ikinci gününde LGBT'lerin sağlık ve hormon hakkı, hormona erişimdeki problemler, heteroseksüelist tıp ve özne bakışıyla Transseksüelizm süreçleri konuşuldu. Ayrıca Medya ve Kültür Sanat alanında oluşan baskı ve sansürler de konuşuldu.
Yeni dünya rejiminde tıp biliminin yeniden heteroseksüelist bakış açısına döndüğü, cinselliğin üreme amacına indirgendiği konuşuldu.
LGBT'lerin hormona erişimde yaşadığı ayrımcılığın, denetim dışı hormon arayışına neden olduğu, bunun da sağlıksız ve tehlikeli olduğu özellikle belirtildi.
Kaos GL derneğinin 10. ve 11. Yargı paketi nedeniyle 1 yıl boyunca mecliste 60 parti temsilcisi ile konuştuğu katılımcılara belirtildi.
Cinsiyet değişiminin mutlak hak değil, denetim ve onayla ilerleyebilir bir süreç olmasının ve bir çok başka hak ayrımcılığının trans bireylerin toplumda kabul görme, iş bulma, barınma v.b. ihtiyaçlarını karşılayamamalarına ve bireysel yıkımlar yaşamalarına neden olabildiği paylaşıldı.
Sempozyumun en önemli çıktısı, tüm katılımcıların fikir birliğinde olduğu konu, hak ihlallerinin başlamasının mutlaka diğer hak mücadelesi gruplarını da etkilediği oldu. Bir gruba yapılan ihlalin, başka bir gün diğer grubu hedef alması konuşuldu. LGBT merkezinde mücadele süreçlerinin, diğer mücadele grupları ile yan yana, kol kola olması gerektiğinin altı çizildi.
Yorumlar (0)