Herkes İşini Yapıyor
Filipinler’in başkenti Manila’da binlerce eylemci, polis barikatlarını aşarak ABD Konsolosluğu’na doğru yürüyüşe geçti. “Halkın örgütlü gücü karşısında hiçbir güç duramaz” sloganlarıyla sokakları inleten protestocular, ABD askerlerinin ülkeden kovulmasını ve Amerikan askeri üslerinin genişletilmesine son verilmesini talep ediyor.
Ülkenin farklı bölgelerinden gelen öğrenciler, işçi sendikaları, köylü örgütleri ve sol grupların katılımıyla gerçekleşen eylem, emperyalizmin artan yayılmacılığına karşı yükselen anti-emperyalist mücadelenin son ve en güçlü halkalarından biri olarak kayıtlara geçti. Sabah saatlerinden itibaren yoğun güvenlik önlemleri alınan bölgede polis, biber gazı ve kalkanlarla yürüyüşü engellemeye çalıştı. Ancak kararlı kalabalık, barikatları yararak ilerlemeyi başardı.
Savaş Değil Barış İstiyoruz
Eylemciler, “ABD üsleri kapatılsın, Filipinler halkına değil emperyalizme hizmet ediyor!” ve “Savaş değil, barış istiyoruz!” pankartları taşıdı. Konuşmalarında, son dönemde Filipinler hükümetinin ABD ile yaptığı askeri anlaşmalar ve üs genişletme planları sert bir dille eleştirildi. Birçok konuşmacı, bu politikaların Filipinler’in egemenliğini zedelediğini, ülkeyi yeni çatışma alanlarına sürüklediğini ve halkın kaynaklarının emperyalist güçlerin çıkarları için heba edildiğini vurguladı.
Tarihsel olarak ABD’nin Filipinler’deki askeri varlığı, kolonyal dönemden günümüze uzanan derin bir tartışma konusu. Yerel halk, özellikle Mindanao ve Luzon bölgelerinde konuşlanan Amerikan askerlerinin varlığının, hem ulusal egemenliği ihlal ettiğini hem de çevresel ve sosyal sorunlara yol açtığını dile getiriyor. Son yıllarda Çin ile Güney Çin Denizi’ndeki gerilim bahane edilerek üslerin güçlendirilmesi, halk arasında “yeni sömürgecilik” olarak nitelendiriliyor.
Halkın Örgütlü Gücü
Eylemin organizatörlerinden biri olan genç bir öğrenci lideri, “Biz burada sadece üsleri değil, halkımızın geleceğini savunuyoruz. Emperyalizm her yerde aynı yüzü gösteriyor: Üsler, savaşlar, yoksulluk. Filipinler halkı artık buna ‘dur’ diyor” dedi. Yürüyüş sırasında “Halkın örgütlü gücü” vurgusu sıkça yapıldı; bu, dağınık tepkilerin ötesinde, disiplinli ve kitlesel bir mücadelenin yükseldiğinin işareti olarak öne çıkıyor.
Hükümet tarafındansa sessiz bir bekleyiş hâkim. Yetkililer, “kamu düzenini sağlama” gerekçesiyle güvenlik güçlerini takviye etti ancak şu ana kadar kitlesel gözaltı haberleri gelmedi. Muhalefet partileri ise eyleme destek vererek, hükümetin ABD yanlısı politikalarını eleştirdi.
Manila’daki bu tablo, sadece Filipinler’e özgü değil. Asya-Pasifik bölgesinde ABD’nin askeri varlığına karşı benzer tepkiler son dönemde Vietnam, Güney Kore ve Japonya’da da yükseliyor. Emperyalizmin “ortak savunma” ve “güvenlik anlaşmaları” adı altında yayılmacı adımlarına karşı, örgütlü halk direnişleri artıyor.
Herkes işini yapıyor: Polis barikat kuruyor, medya olayı küçültmeye çalışıyor, hükümet anlaşmaları imzalamaya devam ediyor… Ama en önemlisi, halk da işini yapıyor: Örgütleniyor, sokağa çıkıyor ve egemenliğini geri istiyor. Manila’daki yürüyüş, bu mücadelenin yeni bir dönüm noktası olabilir.
Filipinler’de rüzgar, anti-emperyalist mücadele yönünde esmeye devam ediyor.
Yorumlar (0)