Hobi Bahçesi mi ? Dediniz

Muğla Eski Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak’ın hobi bahçelerine yönelik "Tarım arazileri rant kapısı değil, vatan toprağıdır" açıklaması, tarımın geleceği adına tartışılması gereken çok önemli bir konuyu gündeme taşıdı. En baştan net bir şekilde ifade etmek gerekir ki tarım arazilerinin bölünerek yapılaşmaya açılması ve hobi bahçelerine dönüştürülmesi, toprağın bütünlüğüne ve tarımsal üretime yönelik ciddi bir tehdittir. Toprağın korunması adına hobi bahçelerine yönelik yasal kısıtlamalar nesnel bir gerekliliktir. Ancak sorulması gereken asıl soru, "vatan toprağı" hassasiyetinin neden sadece hobi bahçeleri söz konusuyken bu kadar gür bir sesle dile getirildiğidir. Muğla tarımı; makro politikalar, maden projeleri ve dev sermaye grupları eliyle tarihinin en büyük yıkımını yaşarken bu hassasiyet neredeydi?

Hobi Bahçesi mi ? Dediniz

272 Bin Dekar Tarım Alanı Buharlaşırken "Vatan Toprağı" Neredeydi?

Muğla Eski Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak’ın hobi bahçelerine yönelik "Tarım arazileri rant kapısı değil, vatan toprağıdır" açıklaması, tarımın geleceği adına tartışılması gereken çok önemli bir konuyu gündeme taşıdı.

En baştan net bir şekilde ifade etmek gerekir ki tarım arazilerinin bölünerek yapılaşmaya açılması ve hobi bahçelerine dönüştürülmesi, toprağın bütünlüğüne ve tarımsal üretime yönelik ciddi bir tehdittir. Toprağın korunması adına hobi bahçelerine yönelik yasal kısıtlamalar nesnel bir gerekliliktir.

Ancak sorulması gereken asıl soru, "vatan toprağı" hassasiyetinin neden sadece hobi bahçeleri söz konusuyken bu kadar gür bir sesle dile getirildiğidir. Muğla tarımı; makro politikalar, maden projeleri ve dev sermaye grupları eliyle tarihinin en büyük yıkımını yaşarken bu hassasiyet neredeydi?

TÜİK Verileri Gerçeği Haykırıyor: 5 Yılda 272 Bin Dekar Kayıp!

Barış Saylak’ın il müdürlüğü görevini yürüttüğü dönemi de doğrudan kapsayan resmi TÜİK verilerine bakıldığında, tablonun vahameti çok daha net anlaşılıyor. 2019 yılında Muğla genelinde ekilen tarım arazisi 2.287.451 dekar iken, 2024 yılı sonu itibarıyla bu rakam 2.015.209 dekara gerilemiştir.

Sadece 5 yıl içinde Muğla'da buharlaşan, ekilmekten vazgeçilen veya vasfını yitiren tarım alanı yaklaşık 272 bin dekardır. Peki, tarımı uçuruma sürükleyen bu devasa kayıp sadece üç beş yüz metrekarelik hobi bahçelerinin mi eseridir? Elbette hayır.

Madenlere Terk Edilen Vatan Toprakları

Hobi bahçelerine karşı haklı bir söylem üretilirken; madencilik düzenlemeleri ve makro enerji politikaları eliyle Muğla'nın doğasında açılan devasa yaralar karşısında aynı kurumsal irade geçmişte maalesef sergilenmemiştir. Araştırma raporlarına yansıyan verilere göre; Muğla'da tam 18.762 hektar orman alanı traşlama kesimi ve vasıf kaybı riskiyle karşı karşıyayken, tarım dışı endüstriyel kullanım nedeniyle 10.490 hektar genel tarım arazisi yutulmaktadır. Dahası, 3573 sayılı kanuna rağmen açık ocak linyit madenciliği uğruna 4.255 hektarlık alanda yer alan yaklaşık 82.000 zeytin ağacı kökünden sökülme tehlikesi altındadır.

Akbelen’de ve İkizköy’de köylüler bu yapısal tasfiyeye karşı direnirken idareden "Buralar rant kapısı değildir!" çığlığının duyulmaması, koruyucu reflekslerin asimetrik işlediğinin kanıtıdır. Hobi bahçelerinin yarattığı tahribat gerçektir; ancak 10 bin hektarı aşan tarım arazisinin ve 18 bin hektarı aşan ormanın şirketlere tahsis edildiği bir tabloda, asıl büyük rantın nerede döndüğü açıktır.

Küçük Üreticinin Çöküşü ve Tarımın Şirketleşmesi

Geçtiğimiz yıllar boyunca makro tarım politikaları küçük çiftçiyi adım adım tasfiye etti. Gıda enflasyonu rekor kırarken, tarladaki üretici kaybetti; kazanan her zaman komisyoncular ve büyük aracılar oldu. Tarımı kalkındırma vitriniyle sunulan projelerde meralar, bölgedeki yoksul hayvancıya değil; Milas TDİOSB (Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi) örneğinde olduğu gibi yatırımcı müteşebbislere ve tarım devlerine sunuldu. Tam 3.888 dekarlık Avşar Merası'nın kağıt üzerinde "vasıfsız" sayılarak sermayeye tahsis edilmesi bu tasfiyenin en acı belgesidir. Dün icra makamında İl Müdürü sıfatıyla oturan Barış Saylak'ın, binlerce dekarlık meranın dev şirketlere pay edilmesine idari olarak sessiz kalıp bugün yetkisizken hobi bahçeleri üzerinden "vatan toprağı" nutku atması, zamanlaması ve samimiyeti açısından büyük bir çelişkidir. Üretici girdi maliyetleri altında ezilip toprağını satmak zorunda bırakılırken, dönemin bürokrasisi bu el değiştirmeyi sadece izlemekle yetindi.

İthalat Lobileri ve Hayvancılığın Bitirilişi

Benzer bir tablo hayvancılıkta da yaşandı. Yerli üretici, dövize endeksli fabrikasyon yeme bağımlı hale getirilerek endüstriyel bir kölelik sistemine itildi. İktidara yakın çevreler üzerinden yurt dışından milyonlarca dolarlık canlı hayvan ve et ithalatı yapıldı. Hayvan istatistiklerindeki kağıt üzerindeki artışlar, merasını kaybeden ve borç sarmalında çırpınan köylünün feryadını dindiremedi.

Sonuç: Yapısal Çöküşü Perdeleyen Söylem Mühendisliği

Tarım arazilerinin hobi bahçeleri aracılığıyla parçalanmasının engellenmesi gerektiği nesnel bir zorunluluktur. Fakat meselenin sadece bu mikro boyutu öne çıkarılarak; Muğla tarımını asıl çöküşe sürükleyen makro politikaların, maden şirketlerine sağlanan imtiyazların ve küçük üreticinin mülksüzleştirilmesinin göz ardı edilmesi kurumsal bir tutarsızlıktır. Tarım arazilerini "vatan toprağı" sıfatıyla yücelten bir iradenin, bu korumacı refleksi yalnızca hobi bahçesi alan vatandaşa karşı değil; on binlerce hektarı yutan uluslararası enerji şirketlerine ve meralara el koyan sermaye gruplarına karşı da göstermesi icap eder. 272 bin dekarlık üretim alanı harabeye dönerken izleyici kalıp, faturayı yalnızca hobi bahçelerine kesen bu yaklaşım, yapısal tarım krizini çözmekten ziyade geçmişin ağır kurumsal sorumluluğunu gizlemeye hizmet eden bir taktikten ibarettir.

Haber Nur Akalın

Yorumlar (1)

Mehmet Oğultürk

1 gün önce / 15.04.2026

Biliyorsunuz sayın Saylak Veteriner'dir. Tarımdan, hobi bahçesinden anlamaz. Kendisini unutturmamak için arada sırada çıkıp tarım konusunda ahkâm kesiyor.

  |   Beğenmedim 0   |   Cevapla