İran’da Halk Ayaklanmasının Bilançosu Ağırlaşıyor
İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran’nın 195 şehrinde ekonomik kriz ve hızla düşen yaşam standartlarına karşı 28 Aralık 2025 tarihinden beri devam eden protestoların 28.gününde hayatını kaybedenlerin sayısının 5.459’a yükseldiğini duyurdu.
Hak Örgütün haberine göre 25 Ocak 2026 Pazar günü yayımlanan güncel raporda, 5.459 can kaybının 60’ı çocuklardan, 208’i ise güvenlik güçlerinden oluşuyor.
HRANA Tutuklamalar Rekor Sayıya Ulaştı
Tutuklananların toplam sayısı 40.887'ye yükseldi ; bunların arasında en az 325 çocuk ve 54 üniversite öğrencisi bulunuyor . Ağır yaralananların sayısı 7.403 olarak bildirilirken , zorla alınan itirafların yayınlandığı 205 vaka belgelendi. Güvenlik güçleri tarafından çağrılan kişi sayısı 11.023'e ulaştı . Toplamda, 31 ildeki 195 şehirde 641 protestoyla ilgili olay kaydedildi .
Yirmi Sekizinci Günün Sonu İtibariyle Güncellenmiş (Toplanmış) İstatistikler
Kayıt altına alınan gösteri/protesto sayısı: 641
Katılan şehir sayısı (tekrarlananlar hariç): 195
Katılan il sayısı (tekrarlananlar hariç): 31
Doğrulanan ölüm sayısı: 5.459
Protestocular: 5.149
Çocuklar (18 yaş altı): 60
Hükümete bağlı güçler: 208
Protestocu olmayanlar/siviller: 42
Soruşturma altındaki ölümler: 17.031
Ağır yaralılar: 7.403
Toplam tutuklama: 40.887
18 yaş altı tutuklamalar: 325
Tutuklanan üniversite öğrencileri: 54
Zorla alınan itirafların yayınlanması: 205 vaka
Güvenlik birimlerine gönderilen celpler: 11.023 vaka
İran Ulusal Güvenlik Konseyi Verileri Gerçekçi Değil
İran Ulusal Güvenlik Konseyi, ülkede son dönemde yaşanan protestolara ilişkin 21 Ocak Çarşamba günü detaylı bir rapor yayımlayarak olaylarda 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı.
İran resmi makamları, olaylarda ölen 3 bin 117 kişiden 2 bin 427’sinin “masum siviller ve güvenlik güçleri” olduğunu iddia etti.
Sonuç:
Protestoların yirmi sekizinci günü, benzeri görülmemiş düzeyde baskı, ülke çapında internet kesintisi, özellikle ergenler ve kadınlara yönelik yaygın tutuklamalar, ekonomik baskı ve organize suçlara ilişkin artan endişeler arasında geçti. Buna karşılık, sivil ve uluslararası tepkiler genişledi ve şiddetin derhal sona erdirilmesi ve sorumluların hesap vermesi yönündeki çağrılar arttı. İran toplumu, çağdaş tarihinin en acı verici dönemlerinden birini yaşarken, en ağır inkâr ve baskı dalgası altında direnmeye ve dayanmaya devam ediyor.
Yorumlar (0)