İran’da Yoksulluk Krizi

Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, protestoların üçüncü gününde bir açıklama yaparak, “Protestocuların talepleri meşrudur. Hükümet, enflasyonu kontrol altına almak için çalışacak” dedi. Ancak muhalifler, bunu “geçici bir yatıştırma” olarak görüyor. Pezeshkian, birlik çağrısı yaparken, hükümetin döviz rezervlerini artırmak için yeni reformlar vaat etti. Buna rağmen, analistler ekonomik krizin kökünde yatan sorunların -ABD yaptırımları, petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve iç yolsuzluk- kısa sürede çözülemeyeceğini söylüyor. New York Times’a göre, riyalin yarısını kaybettiği 2025 yılı, İran’ı “ekonomik çöküşün eşiğine” getirdi.

İran’da Yoksulluk  Krizi

İran’da Enflasyon Krizi: Protestolar Ülke Geneline Yayılıyor

Tahran, 1 Ocak 2026 , İran’da aylardır süren yüksek enflasyon ve riyalin rekor düzeyde değer kaybı, ülke çapında geniş çaplı protestolara yol açtı. Esnafın kepenk indirdiği, öğrencilerin sokaklara döküldüğü eylemlerde, ekonomik istikrar talepleri ön planda. Güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalar, tansiyonu yükseltirken, ölümler ve yaralanmalar bildiriliyor. Uzmanlar, bu protestoların 2022’deki Mahsa Amini olaylarından bu yana en büyük halk hareketi olduğunu belirtiyor.

Protestolar, Aralık 2025’in son haftasında Tahran’ın merkezinde başladı. İlk kıvılcım, İran riyalinin ABD doları karşısında 140.000’i aşmasıyla vurdu. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, yıllık enflasyon oranı %40’ı geçmiş durumda; bazı bağımsız kaynaklar ise bunu %48’e kadar çıkarıyor.  Bu ekonomik çöküş, temel gıda maddelerinin fiyatlarını uçurdu: Ekmek, et ve ilaç gibi ürünler %50-70 oranında zamlandı. Tahran Büyük Çarşısı’ndaki esnaf, hükümetin vergi politikalarına ve döviz kısıtlamalarına tepki olarak dükkanlarını kapattı. “Kepenk indirmek, bizim son çaremiz” diyen bir esnaf, Al Jazeera’ye verdiği röportajda, “Aylardır zarar ediyoruz, ailelerimizi besleyemiyoruz” diye yakındı.

Gösteriler hızla yayıldı. Tahran’ın yanı sıra Isfahan, Mashhad, Tabriz ve Shiraz gibi büyük şehirlerde de sokaklar doldu. Esnaf grevleri, sanayi bölgelerindeki işçi eylemleriyle birleşti. Öğrenciler, üniversitelerden sokaklara inerek protestolara katıldı. Tahran Üniversitesi’nde toplanan yüzlerce öğrenci, “Ekonomik adalet istiyoruz, diktatörlük değil!” sloganları attı. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, gençlerin barikatlar kurduğu ve güvenlik güçleriyle karşı karşıya geldiği görülüyor.

Güvenlik güçleri, protestolara sert müdahale etti. Devlet medyasına göre, eylemlerde “dış güçlerin parmağı” aranırken, bağımsız raporlar ölü sayısını en az 10 olarak veriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, güvenlik güçlerinin göz yaşartıcı gaz, cop ve hatta gerçek mermi kullandığını belgeledi. Tahran metrosunda gaz kullanıldığına dair videolar, sosyal medyada viral oldu. Bir görgü tanığı, CNN’e “Polis, barışçıl göstericilere saldırdı; yaralılar sokaklarda kaldı” dedi.  Çatışmalar, özellikle gece saatlerinde yoğunlaştı; bazı bölgelerde sokağa çıkma yasağı uygulanmaya başlandı.

Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, protestoların üçüncü gününde bir açıklama yaparak, “Protestocuların talepleri meşrudur. Hükümet, enflasyonu kontrol altına almak için çalışacak” dedi.  Ancak muhalifler, bunu “geçici bir yatıştırma” olarak görüyor. Pezeshkian, birlik çağrısı yaparken, hükümetin döviz rezervlerini artırmak için yeni reformlar vaat etti. Buna rağmen, analistler ekonomik krizin kökünde yatan sorunların -ABD yaptırımları, petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve iç yolsuzluk- kısa sürede çözülemeyeceğini söylüyor. New York Times’a göre, riyalin değerinin yarısını kaybettiği 2025 yılı, İran’ı “ekonomik çöküşün eşiğine” getirdi.

Uluslararası tepkiler de gecikmedi. ABD ve Avrupa Birliği, protestoculara destek verirken, İran’ı “halkın sesini bastırmamak” konusunda uyardı. İsrail, protestoculara “dayanışma” mesajı gönderdi, ancak İran hükümeti bunu “dış müdahale” olarak nitelendirdi.  Birleşmiş Milletler, insan hakları ihlallerini soruşturma çağrısı yaptı. Öte yandan, muhalif gruplar gibi İranlı monarşi yanlıları, protestoları rejim değişikliği fırsatı olarak görüyor.

Ekonomik veriler, krizin derinliğini gözler önüne seriyor. Deutsche Welle’ye göre, yaşam maliyetleri artarken, genç işsizlik %20’ye ulaştı; yoksulluk sınırı altında yaşayanların oranı %35’i aştı. Fırıncılar, un kıtlığı nedeniyle grev yaptı; bazı aileler ekmeği “lüks” olarak görüyor. Su ve elektrik kesintileri, özellikle kırsal bölgelerde protestoları tetikledi. Yasuj’da binlerce kişi, hükümet binaları önünde toplandı.

Protestoların geleceği belirsiz. Ancak rejim, yabancı güçleri itham ederek baskıyı artırıyor. The Guardian’a göre, bu ekonomik kriz, yönetime karşı geniş bir hoşnutsuzluğa dönüştü. İran, yeni yıla girerken, sokaklardaki öfke dinmek bilmiyor. Uzmanlar, acil reformlar yapılmazsa, krizin daha da derinleşeceğini öngörüyor.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış