Hükümetin Eğitim Politikalarına Karşı Öğrenci Eylemleri ve Talepler
İtalya, son yıllarda Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki sağcı koalisyon hükümetinin eğitim politikalarına karşı yoğun protestolara sahne oluyor. Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında patlak veren öğrenci hareketleri, eğitim bütçesindeki kesintiler, savunma harcamalarının önceliklendirilmesi ve hükümetin İsrail’e verdiği destek gibi konular etrafında şekilleniyor. Bu eylemler, lise ve üniversite öğrencilerini bir araya getirerek ülke genelinde on binlerce kişiyi sokaklara döküyor. “No Meloni Day” olarak adlandırılan ulusal grev ve yürüyüşler, İtalya’nın eğitim sistemindeki derin krizin bir yansıması olarak görülüyor. Öğrenciler, hükümetin eğitim reformlarını “piyasalaştırma, ticarileştirme ve militarizasyon” olarak nitelendirerek, bu politikaların gençlerin geleceğini tehdit ettiğini savunuyor.
Protestoların kökeni, Meloni hükümetinin 2026 bütçesinde eğitim harcamalarını kısarken savunma bütçesini artırmasına dayanıyor. Kasım 2025’te düzenlenen “No Meloni Day” eylemleri, Roma, Milano, Torino, Napoli, Cenova ve Bologna gibi büyük şehirlerde on binlerce öğrenciyi bir araya getirdi. Milano’da yaklaşık 2 bin kişi Duomo Katedrali önünden geçerek hükümetin eğitim politikalarını kınadı. Torino’da ise öğrenciler polisle çatıştı; eğitim bakanı Giuseppe Valditara’nın kuklasını yakarak sembolik bir protesto gerçekleştirdiler. Bu eylemlerde Filistin bayrakları taşınması, hükümetin İsrail’e desteğini de hedef aldı. Öğrenciler, “savaş hükümeti” olarak tanımladıkları Meloni yönetimini, eğitim fonlarını savaş endüstrisine aktarmakla suçladı. Benzer şekilde, Ekim 2025’te hükümetin yeni güvenlik kararnamesi, öğrenci kolektiflerinin geleneksel işgal eylemlerini kısıtlamaya yönelikti. Roma’daki Righi ve Tasso liselerinde öğrenciler, okulları işgal ederek kendi derslerini düzenliyor; güncel olaylar, yurttaşlık eğitimi, cinsel eğitim ve duygusal okuryazarlık gibi konuları tartışıyorlardı. Ancak hükümetin haziran ayında çıkardığı kararname, bu tür sivil itaatsizlik eylemlerini tehlikeye atıyor.
2025 sonu ve 2026 başlarında protestolar ivme kazandı. Aralık 2025’te CGIL sendikasının düzenlediği ulusal grev, üniversiteleri durma noktasına getirdi. Ocak 2026’da Roma’da bir hükümet yetkilisinin saldırıya uğraması, eğitimdeki siyasi gerilimi tırmandırdı. Öğrenciler, bütçe kesintilerinin üniversite operasyonlarını ve kampüs güvenliğini tehdit ettiğini belirtiyor. Ayrıca, Meloni hükümetinin üniversite yönetim kurullarına doğrudan atama yapma yetkisi veren yasa tasarısı, protestoların odak noktalarından biri oldu. Bu tasarı, eğitim kurumlarının özerkliğini zedeleyerek hükümetin etkisini artırıyor. Şubat 2026’ya gelindiğinde, eylemler hala devam ediyor; Torino’da hükümet karşıtı yürüyüşler ve Bologna’da Eylül 2025’te düzenlenen genel grev gibi olaylar, protestoların sürekliliğini gösteriyor.
Öğrencilerin talepleri, eğitim sisteminin temel sorunlarını adresliyor. Öncelikle, eğitim bütçesinin GSYİH’nin yüzde 5’ine çıkarılması isteniyor; şu anki kesintiler nedeniyle sınıflar, üniversiteler ve öğrenci hizmetleri yetersiz fonlanıyor. Ücretsiz ders kitapları, öğrenci konutları ve psikolojik destek hizmetleri de ana talepler arasında. Öğrenciler, eşitsizliğin artmasına karşı eşitlikçi politikalar talep ediyor; özellikle düşük gelirli ailelerden gelen gençlerin eğitim fırsatlarının kısıtlanması eleştiriliyor. Ayrıca, hükümetin savaş harcamalarını eleştirerek, fonların eğitim ve sosyal refaha yönlendirilmesini savunuyorlar. İsrail’e verilen destek ve “soykırım” olarak nitelendirdikleri politikaların sona erdirilmesi, uluslararası boyutlu bir talep olarak öne çıkıyor. Öğretmenler de bu hareketlere destek veriyor; Ekim 2024’te FLC CGIL sendikasının grevi, ücret dondurulması ve araştırma fonlarının kesilmesine karşıydı.
Bu protestolar, İtalya’da gençliğin geleceğe dair endişelerini yansıtıyor. Meloni hükümetinin politikaları, eğitimdeki özerkliği ve erişilebilirliği tehdit ederken, öğrenciler sivil itaatsizlik geleneğini sürdürerek direniş gösteriyor. Ancak polis müdahaleleri ve yasal kısıtlamalar, hareketin önündeki engelleri artırıyor. Gelecek aylarda, bu taleplerin karşılanmaması halinde eylemlerin büyümesi bekleniyor; zira gençler, “okulları yeniden hayal etmek” için mücadele ediyor. Bu mücadele, sadece eğitimle sınırlı kalmayıp, İtalya’nın toplumsal ve siyasi yapısını da sorgulatıyor.
Yorumlar (0)