Adalet Savaşçısının Ölümü
Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran hukuk mücadelelerinden birinin simge ismi, Avukat Nebi Barlas, 86 yaşında aramızdan ayrıldı. 20 Temmuz 2026’da kaybettiğimiz Barlas, adaletin yılmaz savunucusu, binlerce siyasi tutuklunun sesi ve 12 Eylül karanlığında insan onurunun en güçlü bekçilerinden biriydi. Onun hayatı, yalnızca bir avukatın mesleki serüveni değil; baskıya, hukuksuzluğa ve darbe zulmüne karşı verilen onurlu bir direnişin öyküsüdür.
1940 yılında İstanbul’da doğan Nebi Barlas, gençliğinde subay olma hayaliyle Kuleli Askeri Lisesi’ni ve Harp Okulu’nu bitirdi. Ancak 1963’teki Talat Aydemir olayları nedeniyle haksız tutuklandı ve Mamak Cezaevi başta olmak üzere çeşitli cezaevlerinde yaklaşık 3,5-4 yıl hapis yattı. Bu ağır tecrübe, onun hayatını değiştirdi. Cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirerek avukatlığa adım attı. Artık adalet arayışı, onun için bir meslek değil, bir yaşam biçimiydi.
Asıl büyük sınavı ise 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle geldi. O dönemde binlerce devrimci, genç ve muhalif, sıkıyönetim mahkemelerinde idamla yargılanıyordu. Nebi Barlas, 807’si idam istemiyle olmak üzere toplam 2 bin 480 kişinin avukatlığını üstlendi. Yüzlerce davada savunma hakkını canı pahasına savundu. 25 Haziran 1981’de Paşakapısı Cezaevi’nde idam edilen müvekkilleri Ahmet Saner ve Kadir Tandoğan’ın infazına bizzat tanıklık etti. Yıllar sonra o anları anlatırken sesi titrerdi: “Asla unutamam. Her ikisi de güler yüzleriyle geldiler ve kararlı bir şekilde sehpaya çıkıp ayaklarıyla tekme attılar.”
Barlas, müvekkillerini “yiğitler” ve “aslanlar” diye anardı. Onlarla ideolojik değil, insani ve vicdani bir bağ kurmuştu. Darbe döneminde avukatlara ve sanıklara uygulanan baskılara, işkencelere ve hukuksuzluklara rağmen yılmadı. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) kurucu üyeleri arasında yer aldı ve savunma hakkının öncüsü oldu. Emekliliğinde bile adalet mücadelesini sürdürdü; son olarak 2006’da bir davaya girmişti. Hayatı “Adalet Savaşçısı” adıyla kitaplaştı.
Barlas, sadece geçmişin tanığı değildi. Günümüz hukuk sistemini de eleştirmekten çekinmedi. “Darbe döneminde bile böyle uygulamalarla karşılaşmadık” diyerek, bugünkü davalardaki savunma engellerini ve hukuksuzlukları dile getirdi. Son sözlerinden biri şuydu: “Hukuk yerlerde sürünmekten kurtulsun, adalet duygusu toplumun tüm fertleri tarafından hissedilsin.”
Nebi Barlas, Türkiye’de hukukun üstünlüğü mücadelesinin yaşayan bir hafızasıydı. Onun gibi avukatlar sayesinde karanlık dönemlerde bile adalet umudu hiç sönmedi. Vefatıyla büyük bir boşluk bırakan bu cesur hukukçu, hafızalarda “Aslanların Avukatı” olarak yaşayacak. Ailesine, sevenlerine ve hukuk camiasına başı sağolsun.
Yorumlar (0)