Akbelen’den Peri Vadisine Direniş Dayanışma Gürlüyor
Bingöl’ün Kiğı ilçesinde, Peri Vadisi ve Ölmez Köyü halkı bir kez daha toprağı, suyu ve geleceği için sokağa çıktı. Ekin Madencilik’in siyanürlü altın arama projesine karşı köylüler, muhtarlar, dernekler ve yaşam savunucuları omuz omuza yürüyüş yaptı. Tarım-Sen heyeti ile Akbelen Direnişçisi Esra Işık da eyleme katılarak dayanışmayı büyüttü.

Akbelen Direnişçisi Esra Işık’ın Anlamlı Dayanışması
Akbelen’in doğa savunucusu Esra Işık’ın, belki daha önce seyahat için bile ayak basmadığı Per Vadisi direnişine omuz vermesi, salt bir destek mesajı değil; ülke genelinde ekoloji hareketinin gerçek anlamda birliğine doğru atılmış anlamlı ve umut dolu bir adımdır.
Yıllardır kendi topraklarında, kendi ormanlarında, kendi sularında mücadele eden insanların, coğrafya ve mesafe fark etmeksizin birbirinin sesine kulak vermesi, direnişin özünü hatırlatır: Doğa bir bütün, savunma da öyle olmalıdır. Akbelen’de kazanan deneyim, Per Vadisi’nde umut olur; bir vadide yükselen isyan, başka bir dağda yankı bulur. Esra Işık’ın bu adımı, “benim derdim biterse yeter” anlayışını geride bırakıp, “hepimizin derdi ortak” bilincini güçlendirir.
Bu dayanışma, ekoloji mücadelesini parçalı, yerel ve yalnız mücadeleler yığını olmaktan çıkarıp, ortak bir iradeye dönüştürmenin işaretidir. Farklı coğrafyaların, farklı hikâyelerin aynı cephede buluşması; hem direnenlere moral verir hem de iktidarın “böl-parçala” taktiğini boşa çıkarır. Esra Işık’ın Per Vadisi’ne uzanan eli, sadece bir insanın değil, tüm ekoloji hareketinin omuz omuza durma iradesinin simgesidir.
Bu adımlar çoğaldıkça, Türkiye’nin dört bir yanındaki doğa savunucuları birbirini daha net görecek, daha güçlü hissedecek ve daha kararlı yürüyecektir. Çünkü gerçek birlik, sloganlarda değil; işte böyle, bir vadiden diğerine uzanan omuzlarda, yüreklerde ve eylemlerde filizlenir.
Kiğı Halkı Doğası İçin Yürüyor
Yürüyüşte sıkça tekrarlanan slogan netti: “Kiğı halkı maden istemiyor! Ekin Madencilik Peri Vadisi’nden defol!”
Peri Vadisi, zengin su kaynakları, verimli tarım alanları ve hayvancılıkla geçinen köyleriyle bölgenin can damarı. Ancak Ekin Madencilik’in planladığı siyanürlü altın projesi, bu yaşam alanlarını holdinglerin kısa vadeli kârına açmak istiyor. Halk, siyanürün yalnızca bir köyü değil, tüm vadinin suyunu, toprağını ve üretimini zehirleyeceğini vurguluyor. Deprem bölgesi olan Kiğı’da olası bir sızıntının dereler ve yeraltı suları aracılığıyla yayılacağı, içme suyundan tarıma, hayvancılıktan insan sağlığına kadar geri dönülmez bir yıkım getireceği dile getiriliyor.
Eyleme katılanlar, “Bu dağlar bizim, bu dereler bizim, bu topraklar bizim” diyerek kararlılıklarını ortaya koydu. Sessiz kalmanın geleceği kaybetmek olduğunu hatırlatan yurttaşlar, çocuklarına zehirli sular ve talan edilmiş topraklar bırakmamak için direnişte olduklarını söyledi. Akbelen’den gelen Esra Işık’ın varlığı, yerel mücadelenin genel ekoloji direnişleriyle buluştuğunu bir kez daha gösterdi.
Kiğı halkı net konuşuyor: Siyanürlü madencilik, yalnızca bir şirket projesi değil; suya, toprağa ve üretime yönelik açık bir saldırıdır. Peri Vadisi’nin geleceği holdinglerin kâr hesabına terk edilemez. Halk, doğasına, suyuna ve toprağına sahip çıkmaya devam edecek.
Kiğı maden istemiyor. Peri Vadisi yaşasın!
Yorumlar (0)