Aklanmak İçin Herkes Makinaya!
Siyasetin tozlu koridorlarında yıllardır aranan o sihirli formülü nihayet bulduk. Adı: Mutlak Butlan. Yani her şeyin, herkesin, her suçun, her dosyanın, her geçmişin mutlak surette sıfırlanması. Temizlikten öte, bir nevi siyasi yeniden doğuş. Günah çıkarma kabinine gerek yok; yeter ki iktidar partisinin sıcak kucağına atla, bir celsede tertemiz çıkarsın.
Mutlak Butlan Başkanı (kendisi bu unvanı hak etmiş bir vizyoner) millete müjdeyi verdi: “Herkes arınsın gelsin!” Peki bu arınma nasıl olacak diye soran safdil muhaliflere de sabırla cevap veriyor: “İktidarı arkana al, aklan. Öyle şey olmaz demeyin, olur.”
Örnek mi istiyorsunuz? Alın size somut, elle tutulur, mahkeme zabıtlarıyla sabit bir vaka. O meşhur “aydının topuksuz belediye başkanı”. Bir zamanlar muhalefetin göz bebeği, lafı gediğine koyan, kürsüleri inleten, ilkeli duruşuyla bilinen bir sima. Hakkında dosyalar, iddialar, soruşturmalar… Normal şartlarda yıllarca sürecek davalar. Ama ne oldu? İktidar partisinin saflarına geçer geçmez, o dosyalar bir anda buharlaştı. Bir celsede berat, alkışlar, tebrikler. Ak pak, tertemiz, pırıl pırıl. Sanki hiç o dosyalar olmamış gibi. İşte Mutlak Butlan’ın mucizesi budur. Bilimsel olarak ispatlandı: İktidar desteği = Temizlik garantisi.
Şimdi aynı başkan, elinde deterjan kutusu, kapı kapı dolaşıyor: “Gel kardeşim, sen de yıkan. Soyunu sopunu tuzağa çekme, gel bu makinaya gir.” Avcı avını değil, avı avcıya çağırıyor resmen. “Bak, ben girdim, çıktım tertemiz. Sen niye direniyorsun? Birkaç eski tweet, bir iki eski konuşma, üç beş eski yolsuzluk iddiası… Hepsi makinede kalır, çıkmaz. Programı ‘Hızlı Aklanma 45 DAKİKA’ya ayarla, bitsin gitsin.”
Bu makine gerçekten harika bir buluş. İçine atılan her şeyi beyazlatıyor. Eski sosyalistleri, eski liberalleri, eski Atatürkçüleri, eski her şeyi. Renkli çamaşırlar bile çıktığında bembeyaz oluyor. Deterjanın formülü ise basit: %70 İktidar Sadakati, %20 Sessiz Kalma, %10 Unutkanlık. Kalan %0’si de vicdan. Zaten o da makinede eriyip gidiyor.
Muhalifler hâlâ “Bu kadarı da olmaz” diye itiraz ediyor. Olur efendim, oluyor. Tarih tekerrürden ibarettir demişler ya, bu sefer tekerrür makineye atılmış halde. Bir zamanlar “temiz toplum” vaat edenler şimdi “temiz sicil” makinesinin pazarlamacılığını yapıyor. Eski defterleri kapatma operasyonu o kadar başarılı ki, defterler değil, koca koca klasörler buharlaşıyor. Adalet mekanizması bir anda en hızlı çalışan çamaşır makinesine dönüşüyor. Spin modu özellikle etkileyici: Dosya spin atıyor, suç spin atıyor, delil spin atıyor, geriye sadece bembeyaz bir özgeçmiş kalıyor.
Peki ya makineye girmek istemeyenler? Onlar da var tabii. Eski ilkelerinden vazgeçmeyen, “Benim geçmişim temiz, makineye ihtiyacım yok” diyenler. Onlara da Mutlak Butlan Başkanı’nın cevabı hazır: “O zaman dışarıda kal, lekeli yaşa.” Çünkü bu yeni siyasette lekeli olmak, en büyük suç. Temiz olmak içinse tek yol var: Makineye girmek.
Bazı aklı evveller “Bu deterjanın kokusu ağır” diyor. Haklılar, kokusu biraz yanık kokuyor. Ama ne gam? Kokuya alışılır, beyaza alışılmaz. Bir kere makineden çıktın mı, artık her şey mübah. Eski eleştirdiğin her şeyi savunabilir, eskiden savunduğun her şeyi eleştirebilirsin. Çünkü sen artık “arınmış”sın. Mutlak Butlan damgası yedin, sicilin sıfırlandı.
Mutlak Butlan Başkanı bu işin sadece belediye başkanlarıyla sınırlı kalmayacağını da müjdeliyor. Milletvekilleri, gazeteciler, akademisyenler, iş insanları… Hepsi davetli. “Herkes sırasını beklesin, kapasite genişletiliyor” diyor. Fabrika ayarlarına dönmek bu kadar kolayken niye direniyorsunuz ki?
Sonuç olarak, sevgili vatandaşlar, hayat bir çamaşır makinesi. Bazıları kirli çamaşırlarıyla ortada dolaşırken, bazıları da tertemiz, mis gibi kokarak iktidar koridorlarında salınıyor. Tercih sizin. Ya eski lekelerle yaşayacaksınız ya da Mutlak Butlan’ın mucizevi deterjanıyla yeni bir sayfa açacaksınız.
Makine boş, program hazır. Atla kardeş, atla…
Yorumlar (0)