Sis Dağı’nın Başları da Püfür Püfür Esiyi…
Parti Giresun Milletvekili Ali Temür ve beraberindeki heyet, Ören Beldesi ile Görele ilçesinin bazı köylerinin su sorununu çözme iddiasıyla Sis Dağı Kayasis bölgesine küçük çaplı bir baraj, yani sel kapanı yapılacağını müjde gibi sundu. Ancak bu proje, su sorununu çözmekten ziyade Zıva Vadisi’nin benzersiz doğal dengesini, tarihini ve geleceğini yok edecek büyük bir yıkım planının ilk adımıdır.
Su gibi insani bir ihtiyacı bahane ederek vadi halkının yaşam alanlarını, derelerini ve ormanlarını hedef alan bu projeyle kimlerin mutlu edileceğini, devletin kasasından çıkacak milyonların kimlerin cebine akacağını günü geldiğinde herkes net bir şekilde öğrenecektir. Bayazıt Köyü başta olmak üzere vadideki onlarca köyü, orada yaşayan insanları ve o insanların iradesini yok sayan bu tepeden inme karardan derhal vazgeçilmelidir. Bölge halkı, yaşam alanlarını korumak adına haklı olarak soruyor: Ali Temür ve yanındaki heyet, ömründe bir kez olsun Zıva Vadisi’nin derinliklerini gezmiş midir? Bu vadinin yeşiline, suyuna, insanına temas etmiş midir? Vadinin sesini duymayanların, Ankara’dan masa başında hazırlanan rant projeleriyle bu coğrafyaya şekil vermeye çalışması tam bir aymazlıktır.Yöre halkının ve bilim insanlarının sunduğu alternatif çözümler çok nettir. Su sorunu yaşayan köylerin ihtiyacı, neden doğayı katlederek Kayasis’e baraj kurarak çözülüyor? Derelerin denize döküldüğü noktaya yakın bir yerden su almak, modern mühendisliğin en temel ve doğaya en az zarar veren yöntemlerinden biridir. Bu alternatif yol seçilirse hem devletin kasasından çıkacak olan maliyet ciddi oranda düşecek hem de Zıva Vadisi’nin eşsiz ekosistemi yara almadan korunacaktır. Buna rağmen, devletin hazinesini daha fazla eksiltmek pahasına ve Zıva Vadisi’ni kurutma pahasına bu projede neden ısrar edilmektedir? Bu inat, kamu yararına değil, sadece ve sadece rantsal hesaplara hizmet etmektedir.

Zıva Vadisi Rant Kurban Vermeyeceğiz
Yıllardır bu bölgenin köstebek yuvasına dönmüş yollarına, yetersiz altyapısına, tehlike saçan derelerinin ıslahına kılını bile kıpırdatmayan yetkililerin, bugün aniden ortaya çıkıp bu projeyi “sele karşı önlem” masalıyla ambalajlaması kendi çelişkilerini açıkça ortaya sermektedir. "Halka rağmen iş yapmayacağız" sözünü dilinden düşürmeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinden olanların, sahada halkın sesine kulak tıkaması, halkın feryadını görmezden gelip şahsi egoları ve rantsal hesapları dinlemesi asla kabul edilemez. Siyaset, halka rağmen değil, halkla birlikte yapılır.
Bu Topraklar Geleceğin Emanetidir
Bu topraklar bize geçmişin mirası değil, geleceğin emanetidir. Atalarımızdan kalan tertemiz derelerimizi, asırlık ormanlarımızı, kırmızı benekli alabalıklarımızı ve kutsal doğal yaşamımızı birilerinin keyfi kararlarına, müteahhit hesaplarına asla heba etmeyeceğiz. Zıva Vadisi halkı, doğasını koruma konusunda kararlıdır. Doğal yaşamımızı öldürmek, bizi susuz ve topraksız bırakmak isteyenler, önce bu vadinin asıl sahibi olan halkı çiğneyip geçmek zorundadır. Eğer bu yanlış projede ısrar edilirse, Karadeniz’in diğer vadilerinde maden şirketlerine, doğa katillerine karşı gösterilen o onurlu ve sarsılmaz direnişin çok daha büyüğü Zıva Vadisi’nde gösterilecektir. Son sözümüz hem yetkililere hem de kamuoyunadır: Bizim Ören Beldesi ve su sorunu yaşayan komşu köylerimizle, oradaki kardeşlerimizle en ufak bir derdimiz yoktur. Elbette o köylerin de su sorunu en kısa sürede çözülmelidir ve bu bizim de en büyük temennimizdir. Ancak akılcı, ekonomik ve doğaya dost çözümler tam ortadayken, komşuyu komşuya kırdırmak pahasına doğayı yok edecek rantsal işlerin peşine düşenler, hem sandıkta hem de halkın vicdanında hak ettikleri cevabı en ağır şekilde alacaklardır. Zıva Vadisi rant kapısı değil, yaşamın kendisidir; vadimize dokunmayın!
Yorumlar (0)