Sivas Katliamı’nda Yaşamını Yitiren 33 Can 33’üncü Yılda Muğla’da Anıldı
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla Bugün Türkiye'nin birçok şehrinde, Britanya'dan Avustralya'ya, Avrupa'nın pek çok kentinden Kıbrıs'a kadar adalet ve eşit yurttaşlık talebiyle meydanlara çıktı. Eş zamanlı ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamalarda adalet talebi yinelenirken, Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi çağrısı yapıldı.
Muğla’da “33 Can 33 Yıl” Anması Yapıldı
PSAKD Muğla, Fethiye, Dalaman, Ortaca, Milas, Marmaris ve Datça Şubeleri Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla Muğla Sınırsızlık Meydanı’nda bugün (21.06.2026) bir araya geldi. Etkinlikte, çok sayıda yurttaş, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve siyasi parti üyeleri katıldı.

Alevi yurttaşlar Madımakta katledilen 33 Canın resimlerini taşıdılar. Saygı duruşu yapılarak hayatını kaybedenlerin isimleri tek tek okundu hep bir ağızdan burda denilerek anıldı. Anma programına katılan PSAKD Genel Sekreteri Mevlüt Akbal yaptığı konuşmada: “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla kaybettiğimiz canlar için adalet arayışımızı meydanlarda sürdürmeye devam edeceğiz. Bu ülkeye demokrasi gelene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.” ifadesini kullanan Akbal, Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi’ne dönüştürülmesi talebini yinelenirken, katliamlarla yüzleşilmeden demokrasi ve toplumsal barışın sağlanamayacağına dikkat çekti.
Etkinlikte Datça ve Ortaca şubesinin semah ekibi sahne alırken, 33 sazdan oluşan müzik ekibi de seslendirdiği deyişler ve türkülerle anmaya eşlik etti. Milas Şubesi koro ekibi bağlamalar eşliğinde türküler seslendirerek yaşamını yitirenleri andı.

PSAKD Genel Merkezi tarafından hazırlanan ortak basın açıklamasını Datça Şube Başkanı Bilge Altun ve Ortaca Şube Başkanı Ülkü Aydoğan birlikte okudular.
Açıklamada, Sivas Katliamının üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmadığı belirtilerek mücadeleden vazgeçilmeyeceği ifade edildi. Açıklamada, “Bizler bugün buraya sadece 33 yıl önce yitirdiğimiz canlarımızı anmaya gelmedik. Biz bugün buraya hesap sormaya, yüzleşmeye ve bu toprakların kötü talihini değiştirmek için omuz omuza vermeye geldik! Gerici, ırkçı, tekçi, inkârcı ve katliamcı zihniyetin utancını; basının ve halkımızın huzurunda o karanlık odakların yüzüne vurmaya geldik. Yüreğimizde 33 yıldır sönmeyen o kor ateşi haykırmak için buradayız” denildi.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:
33 CAN, 33 YIL!
SİVAS İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET!
UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ!
21.06.2026
Değerli Basın Emekçileri, Sevgili Canlar, Dostlar, Yoldaşlar!
"Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan" düsturuyla; bıkmadan, usanmadan ve asla yılmadan yürüttüğümüz hak ve hakikat mücadelesinde “serini meydana koyan” cümle canlar, hoş geldiniz!
Bugün 21 Haziran’da; Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında, kalbi adaletten, özgürlükten ve eşitlikten yana atan canlarla yeniden meydanlardayız. Ülkemizin bir çok şehrinde, Britanya’dan Avustralya’ya, Avrupa’nın pek çok kentinden Kıbrıs’a kadar, pirlerimizin o boyun eğmez duruşuyla alanları dolduruyoruz. Meydanlarda adalet ve eşit yurttaşlık çağrımızla bir kez daha bir araya geldik.
Dardayız canlar! O nedenledir ki Hakk’ın ve halkların huzurunda dara durduk; adalet istiyoruz!
Bizler bugün buraya sadece 33 yıl önce yitirdiğimiz canlarımızı anmaya gelmedik. Biz bugün buraya hesap sormaya, yüzleşmeye ve bu toprakların kötü talihini değiştirmek için omuz omuza vermeye geldik! Gerici, ırkçı, tekçi, inkârcı ve katliamcı zihniyetin utancını; basının ve halkımızın huzurunda o karanlık odakların yüzüne vurmaya geldik. Yüreğimizde 33 yıldır sönmeyen o kor ateşi haykırmak için buradayız!
33 yıldır adalet peşindeyiz. Bu mücadelenin en önünde, büyük bir direngenlikle yürüyen ailelerimiz ne yazık ki birer birer Hakka yürüyor. En insani hakları olan adaleti göremeden, Madımak Oteli’nin bir "Utanç Müzesi" olduğuna şahit olamadan, Hak ile Hak oldular. Onların anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Devirleri daim olsun. Mücadele miraslarını sonuna kadar sahipleneceğimize; hem 33 canımızın hem de ardından uğurladığımız ailelerimizin düşlerini gerçeğe dönüştüreceğimizin bir kez daha sözünü veriyoruz!
Bugün bu alandan devlete ve hükümete bir kez daha sesleniyoruz: Canlarımızın katledildiği, insanlığın yakıldığı o karanlık mekân, yani Madımak Oteli derhal, amasız ve fakatsız UTANÇ MÜZESİ yapılmalıdır! Hafızayı silmek isteyenlere, katliamı unutturmaya çalışan egemen akla karşı; o bina bu ülkenin yüzleşme nişanesi olana kadar bu talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz!
Değerli Dostlar, bugün yaşadığımız çürümüşlüğün temel sebebi, geçmişle yüzleşilmemesidir! Ülkemizin üstüne çöken bu zifiri karanlık bir tesadüf değildir. Bugün sokak ortasında katledilen kadınların, talan edilen doğamızın, derelerimizin, ormanlarımızın, halkın iradesine ipotek koyan kayyumların, hukuk darbelerinin ve irade gasplarının ana nedeni; katliamlarla hesaplaşılmaması ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesidir.
Dünü aydınlatılmayan bir ülkenin bugünü karanlık, yarını ise esarettir!
Geçmişin bu ağır hesapları verilmeden bu ülkeye ne demokrasi gelebilir ne de hakiki bir barış inşa edilebilir!
Bu katliamcı zihniyet coğrafya ve sınır tanımıyor. Tarih şahittir ki; dün Anadolu'da Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Sivas’ta ve Gazi’de canlarımızı bizden koparan o tekçi, faşist ve gerici odak neyse; bugün Suriye’de Alevi halkına yönelik uygulanan Soykırım ve vahşet de tam olarak aynısıdır! Aynı karanlık pınardan besleniyor, aynı nefretle saldırıyorlar. Ama unuttukları bir şey var: Kerbela'dan bu yana hiçbir zaman biat etmedik, zalimin önünde diz çökmedik, zulme boyun eğmedik! Bu onurlu duruşu Pirlerimizden devraldık. Asla zalime biat etmeyeceğiz!
Ülkemiz de ve bölgemiz de yaşanan katliamlar Emperyalizmden bağımsız değerlendirilemez Canlar. Yeşil kuşak projelerinden, 12 Eylül faşizmine yaşanan katliamlarda emperyalizmin ve onun örgütü NATO’nun parmağı vardır. Emperyalist politikalara destek vermek katliamlara ortak olmaktır. Emperyalist boyunduruktan kurtulmak eşit yurttaşlık için olmazsa olmaz bir koşuldur.
Bizim adalet mücadelemiz sadece kendimiz için değildir. Bizim kavgamız; bu topraklarda yaşayan bütün halkların, bütün inançların ve tüm ezilenlerin "EŞİT YURTTAŞLIK" mücadelesidir! Alevilerin inancını asimile etmeye çalışanlara, işçiyi sömürenlere, kadını yok sayanlara karşı tek çaremiz:
Eşit yurttaşlığa dayalı, demokratik ve laik bir Cumhuriyettir! İnançların özgür olduğu, devletin dinden elini çektiği, laikliğin ve demokrasinin bayraklaştığı bir ülkeyi mutlaka kuracağız!
33 yıldır süren adalet kavgamızı uluslararası alanda da büyüterek devam ettireceğiz. Buradan; ezilen, sömürülen, kültürü ve inancı yok sayılan her bir cana sesleniyoruz: Gelin canlar bir olalım! Örgütlü gücümüzü birleştirelim. Barikatları yıkan, meydanları zapt eden omuz omuza duruşumuzla bu karanlığı yırtıp atalım!
Elimizde Pir Sultan’ın bağlaması, dilimizde Şah-ı Merdan Ali’nin avazı, dizlerimizde Asuman’ın, Belkız’ın yarım kalan semahıyla; Hasret’in, Nesimi’nin, Muhlis’in anısıyla buradayız, Serkan'ın, Koray'ın, Handan'ın, Murat'ın yani turna kanadında göğe yükselen 33 canımızın anılarını yaşatmak, hayallerini gerçekleştirmek için, 33 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da hep buralarda meydanlarda olacağız! Katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmez; hesaplaşacağız ve er ya da geç ama mutlaka hesabını soracağız.
Hepinizi, Pir Sultan Abdal'ın ve Kalender Çelebi'nin direnci, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin inancı, Yunus'un Hak aşkı, yol ulularımızın ve katledilen cümle canların bilinci ile selamlıyoruz.
33 Can, 33 Yıl!
Unutmadık, unutmayacağız, Unutturmayacağız!
Madımak Oteli, Utanç Müzesi Olacak!
Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet!
Aşk ile, direnç ile, örgütlü gücümüzle…
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ GENEL MERKEZİ
Yorumlar (0)