Hakan Tosun Davasında Üçüncü Duruşma “Kamera Hâlâ Kayıtta”

Gazeteci Hakan Tosun’un yaşamını yitirmesine ilişkin davanın üçüncü duruşması için ailesi, dostları ve yaşam savunucuları bugün (22.09.2026) Bakırköy Adliyesi’nde bir araya geldi. Yapılan açıklamada, tutuklu iki sanığın yanı sıra kamera görüntülerinde yer aldığı belirtilen motosikletli üçüncü kişinin de sanık olarak yargılanması ve olayın bütün yönleriyle aydınlatılması istendi.

Hakan Tosun Davasında Üçüncü Duruşma “Kamera Hâlâ Kayıtta”

Hakan Tosun Davasında Üçüncü Duruşma “Kamera hâlâ Kayıtta”

Gazeteci Hakan Tosun’un yaşamını yitirmesine ilişkin davanın üçüncü duruşması için ailesi, dostları ve yaşam savunucuları bugün (22.09.2026) Bakırköy Adliyesi’nde bir araya geldi. Yapılan açıklamada, tutuklu iki sanığın yanı sıra kamera görüntülerinde yer aldığı belirtilen motosikletli üçüncü kişinin de sanık olarak yargılanması ve olayın bütün yönleriyle aydınlatılması istendi.

Gazeteci ve belgeselci Hakan Tosun’un yaşamını yitirmesine ilişkin davanın üçüncü duruşması 22 Eylül’de görüldü. Duruşma öncesinde Bakırköy Adliyesi’nde bir araya gelen Tosun’un ailesi, dostları ve yaşam savunucuları, “gerçeğin tamamının ortaya çıkarılması ve eksiksiz adalet” talebiyle basın açıklaması yaptı.

“Kamerasını gerçeğe çevirdi”

Açıklamada Tosun’un yaşamı boyunca doğa, emek ve yaşam hakkı mücadelelerini kamerasıyla kayıt altına aldığı belirtilerek, “Hakan hayatı boyunca kamerasını gerçeğe çevirdi. Yaşam alanları için direnenlerin, doğasını ve toprağını savunanların, sesi duyulmayanların yanında oldu” denildi.

Tosun’un son çalışmalarını 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da yürüttüğü belirtilen açıklamada, bölgedeki yurttaşların yaşadıklarını ve yaşam alanlarına ilişkin mücadelelerini görüntülediği ifade edildi.

 

Hakan Tosun Davasında Üçüncü Duruşma “Kamera Hâlâ Kayıtta”

Savcılık İki Sanık Hakkında Müebbet Hapis İstiyor

Açıklamada, davada iki sanığın tutuklu bulunduğu ve savcılığın bu kişiler hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep ettiği belirtildi.

Hakan Tosun’un Dostları ise soruşturmanın bununla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.

“Motosikletli üçüncü kişi de sanık olarak yargılansın”

Açıklamanın öne çıkan taleplerinden biri, olayla ilgili kamera görüntülerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişinin hukuki durumuna ilişkin oldu.

Bu kişinin dosyada tanık sıfatıyla bulunduğunu belirten Hakan Tosun’un Dostları, kamera kayıtlarında söz konusu kişinin diğer sanıklarla birlikte hareket ettiğini ileri sürerek sanık olarak yargılanmasını talep etti.

Açıklamada, “Görüntüler ortadadır. Bu dosyada gerçeğin bir bölümü görülüp diğer bölümü görmezden gelinemez” ifadelerine yer verildi.

Kamu Görevlilerinin İhmali de Araştırılsın

Hakan Tosun’un bulunması, olayın aydınlatılması ve gerekli işlemlerin zamanında yapılması sürecinde herhangi bir kamu görevlisinin ihmali bulunup bulunmadığının da araştırılması istendi.

Açıklamada, ihmali veya sorumluluğu tespit edilen kamu görevlilerinin hukuk önünde hesap vermesi gerektiği belirtilerek, “Biz bütün gerçeği ve bütün sorumluların yargılanmasını istiyoruz” denildi.

“Bir yıldır yasını tutamayan bir anne var”

10 Ekim’de Hakan Tosun’un yaşamını yitirmesinin üzerinden bir yıl geçmiş olacağı hatırlatılan açıklamada, ailesinin ve dostlarının geçen süre boyunca yaslarını yaşamak yerine adalet mücadelesi vermek zorunda kaldıkları ifade edildi.

Hakan Tosun’un Dostları, davanın kamuoyunun gündeminden düşmesine izin vermeyeceklerini belirterek şu mesajı verdi:

“Hakan hayatı boyunca başkalarının sesini duyurmak için kamerasını taşıdı. Şimdi sıra bizde. Şimdi biz Hakan’ın sesiyiz. Biz intikam istemiyoruz. Biz gerçeğin tamamını ve eksiksiz adalet istiyoruz.”

Açıklama, bütün sorumlular yargı önüne çıkarılana, olası ihmaller açığa çıkarılana ve adaletin sağlandığına kanaat getirilene kadar davayı takip edecekleri belirtilerek sona erdi:

“KAMERA HÂLÂ KAYITTA!”

Basın açıklamasının tam metni:

“Bugün, 22 Eylül 2026, Hakan Tosun’un üçüncü duruşması için ailesi, dostları ve yaşam savunucuları olarak adalet talebimizi bir kez daha haykırmak üzere Bakırköy Adliyesi’nde bir araya geldik.

Bu ülkenin yedi iklim toprağında emeği olan; hiçbir maddi karşılık beklemeden vatanı, toprağı, doğası, emeği, tüm canlıların ve mazlumların yaşam hakkı için sırtında kamerasıyla dağ dağ, köy köy, şehir şehir yol alan derviş yürekli bir gazeteci bu ülkede göz göre göre katledildi.

Hakan hayatı boyunca kamerasını gerçeğe çevirdi. Yaşam alanları için direnenlerin, doğasını ve toprağını savunanların, sesi duyulmayanların yanında oldu. Kamerası onun yalnızca mesleği değil, gerçeğe karşı sorumluluğuydu.

Hakan’ın son görev yeri Hatay’dı.

Depremin ardından yaşam alanlarını savunan, feryatlarını duyurmaya çalışan Hataylıların sesine ses katmak için kamerasını alıp Hatay’a gitti. Yaşananları kaydetti, insanların sesini duyurmaya çalıştı.

Sonra İstanbul’a döndü.

Çok yorgundu.

Ve yalnızca annesini görmek istiyordu.

Ama annesine ulaşamadı.

Bütün bir mahallenin gözleri önünde saldırıya uğradı. Kamera kayıtlarına yansıyan bu saldırının ardından yaşamını kaybetti.

Bugün iki sanık tutuklu. Savcılık, iki sanık hakkında kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası talep ediyor.

Ancak görüntülerde bir kişi daha var: Motosikletli üçüncü kişi.

Kamera kayıtlarında sanıkların yanında olduğu ve onlarla birlikte hareket ettiği görülen bu kişi bugün hâlâ sanık değil; dosyada tanık sıfatıyla yer alıyor.

Biz bunu kabul etmiyoruz.

Motosikletli üçüncü kişinin de sanık olarak yargılanmasını istiyoruz. Görüntüler ortadadır. Bu dosyada gerçeğin bir bölümü görülüp diğer bölümü görmezden gelinemez.

Hakan’ın bulunması, olayın aydınlatılması ve gerekli işlemlerin zamanında yerine getirilmesi sürecinde görevini yerine getirmeyen, ihmali bulunan kamu görevlileri varsa onlar da hukuk önünde hesap vermelidir.

Biz bütün gerçeği ve bütün sorumluların yargılanmasını istiyoruz.

10 Ekim’de Hakan’ın aramızdan alınmasının üzerinden tam bir yıl geçmiş olacak.

Bir yıl...

Ve bir yıldır yasını tutamayan bir anne var. Kardeşleri var. Dostları var.

Biz yasımızı unuttuk.

Çünkü Hakan’ı kaybetmenin acısını yaşayamadan adalet aramaya başladık. Mahkeme koridorlarında, buluşmalarda, anmalarda Hakan’ın adını, yaşamını ve mücadelesini unutturmamak için çabaladık.

Çünkü biliyoruz: Hakan unutulursa dosya yalnızlaşacak. Biz buna izin vermeyeceğiz!

Hatay’dan yorgun argın dönen ve yalnızca annesini görmek isteyen bir insanın annesine giden yolu yarım kaldı.

İşte biz o yarım bırakılan yolun, cevapsız bırakılan soruların ve tamamlanmamış adaletin peşindeyiz.

Hakan hayatı boyunca başkalarının sesini duyurmak için kamerasını taşıdı.

Şimdi sıra bizde.

Şimdi biz Hakan’ın sesiyiz.

Biz intikam istemiyoruz.

Biz gerçeğin tamamını ve eksiksiz adalet istiyoruz.

Bütün sorumlular yargı önüne çıkarılana, bütün ihmaller açığa çıkarılana ve adalet eksiksiz biçimde sağlanana kadar bu davanın peşini bırakmayacağız.”

 

KAMERA HALA KAYITTA!

Hakan Tosun’un Dostları

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış